| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 71 |
| Tarih: | 12.03.2026 |
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Biz her siyasal partinin kuşkusuz kurumsal kimliğine ve aldığı kararlara saygılıyız. Sadece burada Devlet Bahçeli'nin, MHP'nin Sayın Genel Başkanının kürsüden altını çize çize defalarca vurguladığı konuya burada MHP milletvekillerinin aynı doğrultuda oy kullanıp kullanmayacaklarına bakacağız; bu bizim açımızdan bir samimiyet testidir. Siz de aynı samimiyet testini Cumhuriyet Halk Partisi için yapabilirsiniz.
Ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir yoldaşını siyasi davada betona teslim etmez. Cumhuriyet Halk Partisinin antiemperyalist kimliği çok açıktır, burada devam edecektir. (CHP sıralarından alkışlar)
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Bu iddiaların da muhatabı olursunuz, tarafı hâline getirirsiniz kendinizi.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Şimdi, şöyle söyleyelim: Sayın Akbaşoğlu'nu dinledik. Sadece hukuki bir davaymış. Ya, sen Adalet Bakan Yardımcısını 5 Ekimde İstanbul'a gönderdin, 30 Ekimde Esenyurt Belediyemize çöktünüz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - ...19 Martta Cumhurbaşkanı adayımızı gözaltına aldınız, 23 Martta tutukladınız.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Hangi adayınız? Cumhurbaşkanı adayı mı, Belediye Başkanı mı, önce karar verin ya! Beş yıl önceden adaylık mı olur?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Yargı kolları başkanınız yaptı bunu, ne anlatıyorsun sen, ne anlatıyorsun? (CHP sıralarından alkışlar) Davaymış!
BAŞKAN - Sayın Günaydın, lütfen tamamlayın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Aranızda hukukçu olan, aranızda okuduğu fakülteye sadık olan varsa "doğal hâkim" ilkesinin ne anlama geldiğini bilir.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Kameraları niye bantladınız ya, kameraları niye bantladınız?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Niye siz diploma davasında asliye ceza mahkemesi hâkimini Kahramanmaraş'a sürdünüz? İdare hâkimini niye görevden aldınız? Akın Gürlek'e hakaret davasında "Beraat etmeli." şerhini koyanı niye iş mahkemesine aldınız? Ahmak davasında HSK'ye hâkimi niye beğendiremediniz? Aşağı yukarı 11 hâkimi Ekrem İmamoğlu davaları nedeniyle görevden aldınız, sürdünüz ve utanmadan burada bunu savunmaya çalışıyorsunuz ya, utanmadan! İnsan hiç olmazsa hicap duyar, insan hiç olmazsa hicap duyar!
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Siz kameraları bantlayın, hadi, gidin de kamera bantlayın!
HALUK İPEK (Amasya) - Kifayetimüzakere...
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Başkanım, lütfen oylamaya geçelim.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Evet, Başkanım, yeter, iftar öncesi yeter yoksa kameralara bant çekeceğiz yani!
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ha, son olarak da şunu söyleyeyim: Bir yargılama yapılıyormuş, suçlular yargılanacakmış(!) Ya, vallahi, o gün Mevlâna törenlerine gidiyorduk, biliyor musunuz? Aramızda belki 50 kilometre vardı. Birisi böyle yavaştan "Sıfırla oğlum, sıfırla!" diyordu. Neyi sıfırladınız? O sıfırlamanın hangisini yaptınız? (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Sen kameraları bantla, hadi! Sen kameraları bantla, yürü, git hadi, o kameraları bantla!
BAŞKAN - Sayın Günaydın, lütfen, son bir kez söz vereceğim, sonra Sayın Akbaşoğlu'nun da talebi var.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bitiriyorum, bitiriyorum.
Burada rüşvet saatlerle konuşma yapan bakanlar vardı, ne yaptınız? Baklava kutularında, ayakkabı kutularında rüşvet alan; her cuma -kendi deyimiyle- bir ayet sallayan, sonra da büyükelçi yaptığınız insanlara ne yaptınız? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Yeter yeter, haydi! Ya Başkanım, yeter...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Cumhuriyet Halk Partisi her iddianın peşine düşer. Azıcık onur; azıcık haysiyet; azıcık o cübbelerinin arkasına saklanmadan, mertçe sahaya çıkmak...
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Mertçe çıksın, yargılansın işte.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bizim sizden beklediğimiz mertlik nedir, biliyor musunuz? Yapamayacağınızı biliyoruz ama mertlik şudur...
MEHMET DEMİR (Kütahya) - Kendi ağzınızla itiraf ediyorsunuz.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bir, TRT'den yayınlanmasına el kaldırın eğer yetiyorsa gücünüz, yetiyorsa yüreğiniz.
İki, erken seçim sandığını getirin, boyunuzun ölçüsünü metre metre verelim size, hadi bakalım! (CHP sıralarından alkışlar)