| Konu: | DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 71 |
| Tarih: | 12.03.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA CEMALETTİN KANİ TORUN (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bölgemiz, geçmişten bugüne yüzlerce kez olduğu gibi yine emperyalist arzuların netice verdiği bir savaşla karşı karşıyadır. Bu savaş, ABD Başkanı Trump'ın, yasama organına, bürokrasiye ve ABD kamuoyuna rağmen Epstein dosyası başta olmak üzere çeşitli sebeplerle İsrail'le kurduğu göbek bağının bir tezahürüdür. ABD, müzakerelerin devam ettiği bir esnada uluslararası hukuku hiçe sayarak İran'a saldırmıştır. Ülkenin dinî liderini savaşın ilk gününde öldürmüş, masum kız çocuklarının bulunduğu bir okulu bombalayarak Netanyahu'yla âdeta bir katliam yarışına girmiştir. Her ikisinin de işlediği savaş suçlarından dolayı bir gün yargılanacağına ve ülkemizin bu konunun takipçisi olacağına inanıyorum.
Diğer taraftan, İran'ın savaşın seyrini değiştirme ve savunma amacıyla yaptığı birtakım stratejik hamleler olduğunu görüyoruz. Öncelikle, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, uluslararası ticaretin yavaşlatılması hem doğrudan hem de dolaylı olarak ABD üzerindeki baskıyı artırmıştır. Zaten savaşa karşı olan ABD kamuoyu hem savaş için harcanan yüksek bedellere hem de giderek artacak olan fiyat hareketlerine karşı tepki göstermeye devam ediyor. Avrupa ülkelerinin de enerji arzında yaşanan bu duraksamanın sonucunda ateşkes için çaba harcaması kaçınılmaz olacaktır.
Kıymetli milletvekilleri, savaşın İsrail boyutuna baktığımızda Gazze'de el yapımı füzeleri etkisiz hâle getirerek ünlenen Demir Kubbe'nin İran'ın güçlü füzeleri karşısında nasıl etkisiz kaldığını hepimiz seyrediyoruz. Savaşların iyi yönleri yoktur ancak bu savaşın iyi yönü olarak İsrail'in "dokunulmaz" mitini çökerttiğini söylemeden geçemeyeceğim.
Küresel ekonomiye ciddi bir darbe vuran bu savaşın İsrail'in kişisel ajandasının bir ürünü olduğu tüm dünya tarafından biliniyor, bu da şüphesiz Gazze'de kör ve sağır olanların İsrail'e karşı tutumlarında bir değişikliğe yol açacaktır. Körfez ülkeleri bu savaş vesilesiyle topraklarında bulunan ABD üslerinin kendilerini veya bölgeyi değil yalnızca İsrail'in çıkarlarını korumak için kurulduğunu anlamıştır umarım.
Savaşın derhâl sona erdirilmesi bölge için oldukça önemlidir. Türkiye olarak her iki tarafla diyalog kurabilecek bir konumda olmamız sebebiyle arka kapı diplomasisinin gerektiğini daha önce ifade etmiştim. Aksi takdirde savaş bölgede birçok dinamiği olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
CEMALETTİN KANİ TORUN (Devamla) - Savaşın ilk günleri ABD ve İsrail'in Kürtler üzerinden bir manipülasyona niyetlendiğini hepimiz gördük ancak Kürtlerin bu teklifler karşısında takındıkları tutum, her fırsatta Kürtlere samimiyet testi uygulamak isteyen çevrelere iyi bir cevap olmuştur. Tam da bu aşamada ülkemizde başlattığımız sürecin ve inşa etmeye çalıştığımız barışın ne kadar kıymetli olduğunu, bölgemizdeki tüm halklarla kalıcı birliktelikler kurmanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha anlamış olduğumuzu umuyorum.
Türkiye bu bölgede kalıcı barışı sağlamak için AB benzeri bir Orta Doğu birliği kurulması konusunda öncülük etmelidir.
Bölgemizin kalıcı barışa ulaşması dileğiyle heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)