GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:71
Tarih:12.03.2026

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri; evet, bugün 12 Mart 2026. 12 Mart gerçekten ülkemizin tarihinde bazen gururla yâd edeceğimiz ama çoğu zaman takvim yapraklarından kan damlayan günlere tanık olduğumuz bir geçmişi bize hatırlatıyor.

Önce söyleyelim, Gazi Meclisin İstiklal Marşı'mızı kabulünün 105'inci yıl dönümünü kutluyoruz. Bu, hepimiz için bir gurur ve onur vesilesidir. Mehmet Akif'i sadece bir cümleyle geçmek, rahmetle anmak yetmez; kişiliğine ilişkin birkaç şey söylemek lazım. Kendisi Fatih'te ikamet ederken Halkalı Ziraat Mektebine ekonomik zorluklar nedeniyle yürüyerek gelip giden bir aydındır; yürüyerek gelip giderek baytar olmuş, veteriner hekim olmuş ve ülkesine hizmet etmiştir. Devamında istiklal marşı için bir şiir ve beste yarışması açıldığında, her biri için 500'er TL ödül konulduğunda "Ben istiklal marşının şiirini ödül karşılığında yazmam." diyerek reddeden bir namuslu aydın tipolojisidir ve nihayetinde o 500 TL'lik ödül kaldırılınca o şiiri yazmış ve ülkesine armağan etmiştir. Aynı esnada, sadece oturacak bir evi olmamakla kalmamakta, kışın giyeceği bir paltosu dahi bulunmamaktadır. İşte böyle namuslu bir aydının yazdığı İstiklal Marşı'nı bu memleket taşıyor. Ben, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Kurtuluş Savaşı'nda kaybettiğimiz aziz şehitlerimizi, gazilerimizi ve Mehmet Akif Ersoy'u "Allah bir daha bu millete istiklal marşı yazdırmasın." diyen o büyük şairi rahmetle ve minnetle anıyorum.

Evet, bir başka önemli tarih: 12 Mart 1971. Bundan elli beş yıl evvel adına her ne kadar "muhtıra" denilse de açıkça darbe olan bir girişimle karşı karşıya kaldık; devamında binlerce genç tutuklandı ve işkenceden geçirildi. 68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edildi; Mahirler, İbrahimler, Sinanlar katledildiler; anıları önünde saygıyla eğiliyorum.

"1961 Anayasası'nın özgürlükçü hükümleri" denilerek Türkiye bir derin yoksulluğa ve darbe dönemine mahkûm edildi. TİP ve DİSK kapatıldı. Muhtıraya ve devamına şiddetle karşı çıkan Bülent Ecevit, bir yıl sonra 1972'de Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı oldu. Nasıl dün asker-sivil tüm darbelere karşıysak bugün de Cumhuriyet Halk Partisi askerden ve sivilden, nereden gelirse gelsin tüm darbelere onurla karşı çıkmaya devam edecektir. (CHP sıralarından alkışlar)

Evet, 12 Mart "Takvim yapraklarından kan damlıyor." dedik. Bundan otuz bir yıl evvel 2 Martta, Alevi yurttaşlarımızın ağırlıklı yaşadığı Gazi Mahallesi'nde 3 tane kahve ve 1 pastanenin taranması sonucunda 1 yurttaşımız yaşamını kaybetti, 5'i ağır olmak üzere 25 kişi yaralandı. Bu olayları protesto etmek için sokağa çıkan yurttaşlarımıza çok sert müdahalelerde bulunuldu. Üç gün süren olaylarda 23 kişi yaşamını kaybetti, 653 kişi yaralandı. Arkasından açılan soruşturma ve kovuşturmada, kamu düzeni gerekçesiyle dava İstanbul'dan Trabzon'a kaçırıldı. 20 polis, 20 kamu görevlisi orada yargılandı. Bunlardan 1'i, 1 polis, 4 kişiyi öldürmekten altı yıl sekiz ay, bir başka polis de 2 kişiyi öldürmekten üç yıl dokuz ay ceza aldı. Yani adam öldürmenin cezası bir buçuk yıl olarak belirlendi. Bu cezalar da ertelendi, 18 polis beraat etti. Bu memlekete adalet bunun için lazım. Bu memlekette insanların onuruyla yaşayabilmesi için güvenlik ve demokrasi bunun için lazım. Gazi Mahallesi'nde yaşamlarını yitiren yurttaşlarımızı saygıyla ve rahmetle anıyorum, anıları önünde saygıyla eğiliyorum.

Evet, arkadaşlar, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı emeklilere, emekli ikramiyelerine bir kuruş zam yapmadı, bir kuruş ilave para ödemedi ve dün maaşların üç dört gün erkene alınmasını müjde olarak verebildi; bu kadar halktan koptunuz. Gerekçesi neydi? Çünkü gerekçesi, bütçede para olmaması.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ben size bir tablo gösteriyorum; bütçede bir para var mı yok mu hep beraber karar verelim.

Bu, Türk Hava Yollarının İcra Komitesi Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcılarının listesi, sırayla söyleyeyim: Ahmet Bolat, Yönetim Kurulu Başkanı olarak huzur hakkı alıyor, 404 bin lira ayda. Kimdir bu? Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın kardeşi. Peki, Ticaret Bakanı kimdi? O da eski MÜSİAD Başkanı ve Albayrak Grubunun CEO'suydu. Arkadaş ayda 404 bin lira huzur hakkı alıyor. Gelelim Bilal Ekşi'ye, Genel Müdür, Yönetim Kurulu Üyesi, maaş artı huzur hakkı ne kadar alıyor biliyor musunuz arkadaşlar? 2 milyon 416 bin TL alıyor, 2 milyon 416 bin TL ayda. 20 bin TL asgari ücret, 20 bin TL emekli aylığı alan vatandaşın bunun gibi maaş alabilmesi için on yıl yaşaması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Başka bir deyişle, bir emeklinin on yılda alacağı maaşı Bilal Ekşi bir ayda alıyor. Bunu 1 milyon 720 bin lira maaş alırken yakalamıştık, o günden bu yana çıkıp, ağzınızı açıp bir tek laf söylemediniz. Arkadaş o günden bu yana kendini geliştirmiş, şimdi 2 milyon 416 bin TL alıyor. Bakın, Murat Şeker, Genel Müdür Yardımcısı, 2 milyon 194 bin TL alıyor. Bu kim? Erdoğan'ın kız kardeşinin damadı, bu kadar basit. Abdulkerim Çay -biraz da Abdulkerim Çay'dan bahsedelim- Genel Müdür Yardımcısı, Kartal İmam-Hatip Lisesinden Bilal Erdoğan'la aynı dönemde mezun olmuş. Ne kadar para alıyor? 1 milyon 994 bin TL maaş alıyor. Bunların tamamının memlekete bir ayda maliyeti ne kadar, biliyor musunuz? 21 milyon 115 bin TL.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Buradaki 15 kişi bu memlekete ayda 21 milyon 115 bin liraya mal oluyor. Bu ne demek, biliyor musunuz arkadaşlar? Bir emeklinin seksen yedi yıllık maaşını bu 15 kişi bir ayda götürüyor. Hani para yoktu ya, hani para yoktu! Para yandaşlarınıza var. Hani, dedik ya "Kartal İmam-Hatip Lisesi mezunu, Pendik İmam-Hatip Lisesi mezunu..." Şimdi diyeceksiniz ki: "İmam-hatiplilere laf ediyorsunuz, onlara düşmansınız."

NURETTİN ALAN (İstanbul) - Aynen öyle diyoruz, doğru. Doğru, öylesiniz.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ben söyleyeyim size; imam-hatip lisesi mezunları bize başvuruyorlar ve diyorlar ki: "Diyanet İşleri Başkanlığının vekil imam-hatip ve müezzin-kayyım sınavlarında bize haksızlık ediyorlar, bu sınavları kazanamıyoruz." Yani siz yandaş imam-hatiplileri koruyorsunuz, o imam-hatipleri hakkıyla bitiren çocukları Diyanet İşleri Başkanlığı sınavlarında eliyorsunuz. Bari bunu savunamayacak kadar onurunuz olsun ya! Bari şu tabloyu savunamayın, bari şu tabloya "Yeter artık!" deyin be kardeşim! (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bugün, yasama döneminde bayramdan önceki son çalışma günümüzü geçiriyoruz. Ben de yaşananlara yaptığımız isyanın yanında yine de umudumuzu koruyarak bayramdan önceki son çalışma gününde milletimizin Ramazan Bayramı'nı tebrik ediyor, ağız tadıyla, hep beraber adalet ve demokrasi altında kutlayacağımız nice bayramların hepimiz için nasip olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)