| Konu: | 12 Mart 1921 tarihine ve İstiklal Marşı’na, Tarım Kredi marketlerine, TOGG’a ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eczacılık Fakültesine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 71 |
| Tarih: | 12.03.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
12 Mart 1921; bu tarih, sadece Gazi Meclisimizin İstiklal Marşı'mızı kabul ettiği bir gün değildir. Bu tarih, bir milletin "Biz buradayız ve sonsuza kadar da burada olacağız." diyerek dünyaya meydan okuyuşudur. İstiklal Marşı sadece bir marş da değildir; bir milletin imanıyla, kanıyla, gözyaşıyla ve özgürlük tutkusuyla yazmış olduğu bir destandır. İstiklal Marşı'mızdaki mısralar, evlatlarını cepheye gururla uğurlayan anaların duasıdır. O mısralar, yıkılmış bir imparatorluğun külleri üzerinde yeni bir cumhuriyet kurmak için direnen ve bunu başaran Anadolu insanının haykırışıdır. O mısralar; bir onurun, bir duruşun ve bir cesaretin eseridir ve sadece bir milletin geçmişini anlatmaz, aynı zamanda geleceğine de ışık tutar. "Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın." diyen Millî Mücadele'mizin büyük şairi Mehmet Akif Ersoy'u rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Aziz Türk milletimizin bu büyük gününü, bu tarihî gününü yürekten kutluyorum. Ne mutlu Türk'üm diyene!
Değerli arkadaşlar, Tarım Kredi marketleri, bunlarla ilgili bir değerlendirme yapmak istiyorum. Rakamlara baktık, bütçelerine baktık; 2024 yılında 2 milyar 254 milyon lira zarar etmiş Tarım Kredi marketleri, 2025 yılında da 4 milyar 700 milyon lira zarar etmiş. Bugünün rakamıyla 10 milyar liradan fazla bir zarar var Tarım Kredi marketlerinde.
Peki, bu marketler neden kuruldu? Bu marketleri kurarken iktidar dedi ki: "Hadi gözünüz aydın, çiftçinin ürünlerini alacağız, bunları paketleyeceğiz, çok ucuz fiyata markette satacağız. Bir taraftan fiyatı dengeleyeceğiz, bir taraftan Türk çiftçisini destekleyeceğiz." Amaç buydu ama gelinen noktada korkunç bir zarar söz konusu ve maalesef çiftçi desteklenmedi, çiftçi yerine aracılar ve ne yazık ki rantiyeciler desteklendi. Biraz sonra bunu anlatacağım.
Şimdi, bakın, bundan yaklaşık iki yıldan biraz daha fazla zaman geçti, Tarım Bakanına bir önerge verdim, dedim ki: "Tarım Kredi Kooperatifleri olarak on binlerce ton soğan almışsınız, 100 bin tonun üzerinde patates almışsınız. Fiyatları bende var; kaça aldınız, kimden aldınız, ne kadarı çürüdü?" Hiçbirine cevap vermemiş çünkü nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar, her yaptıkları işin arkasında rant arıyorlar, talan arıyorlar.
Bakın, çok önemli bir şey söyleyeceğim size şimdi, çok önemli bir gerçeği paylaşacağım: Tarım Kredi marketlerinin bilançoları ve onların güncel durumları. Bunları 2023 yılından itibaren paylaşmayı bıraktılar çünkü 2023 yılından itibaren çiftçiden ürün almayı bıraktılar. Peki, ürünleri nereden alıyorlar? Yandaşlardan alıyorlar. Yandaşlardan alırken de inanılmaz bir rant, talan ve yolsuzluğa imza attılar. Bakın, en son faaliyet raporu 2023 yılında yayımlanmış ve o günden bugüne artık faaliyet raporu falan yayımlanmıyor. Niye? Çünkü o faaliyet raporunda kimin, nereden, neyi, ne kadara aldığı yazılı; onları kaldırdılar. Bugün baktım gelirken, toplantıya gelirken baktım, 2023'ü de kaldırmışlar; aman gerçekler konuşulmasın istiyorlar. O dönemdeki rapora bakıyorsunuz, çiftçiden alınmış çeltik, ayçiçeği, arpa, mısır, buğday; hepsinde dramatik bir azalma var. Niye? Bu azalmanın sebebi şu: Artık çiftçiden ürün almıyorlar, aracılardan alıyorlar.
Şimdi, size tarihî bir soru önergesi göstereceğim. Biliyorsunuz, iktidar, verdiğimiz soru önergelerinin hiçbirine cevap vermiyor, ısrarla cevap vermiyor ama bunların hepsi tek tek tarihe not ediliyor, siz bu iktidardan gittiğiniz zaman arşivler açılacak ve tek tek bunların hesabını soracağız. Bakın, ne kadar zaman geçmiş: 10 Ocak 2025'te vermişim, tam on dört, on beş ay zaman geçmiş. Bir yolsuzluğu ihbar ediyorum, bir yolsuzluğu ihbar ediyorum Tarım Bakanına, diyorum ki: "Ankara'daki marketlerde, Tarım Kredi marketlerinin alışveriş yapılan yerlerinde büyük bir yolsuzluk var. Milyonlarca liralık mal alındı gibi gösterilmiş, teslimi yapılmamış, sahte faturalar düzenlenmiş; bununla ilgili bize hesap ver. Kimdir bunun arkasında olan, hangi marketten alınmış, bu adamları kim tayin etti buraya, kaç paralık yolsuzluk yapılmış?" Cevap yok. Peki, bununla ilgili bir denetleme mekanizmanız var mı?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bu ülkeyi, çiftçi, tüketiciyi koruyup kollayacağınız bir mekanizma var mı? Yine cevap yok. Tarım Kredi marketlerini kollamak için ne yapacaksınız? Bu marketlerin soyulmasını önlemek için, rantı ve talanı önlemek için ne yapacaksınız? Yine cevap yok. Tabii, o dönemdeki milyonlarca liralık sahte fatura, soygun, rant ve talan bugün karşımıza inanılmaz bir fatura olarak çıktı. Tarım Kredi marketlerinde korkunç bir kayıp var, korkunç bir zarar var; zararın sebebi de maalesef kötü yönetim ve hırsızlık. Ve ne yazık ki aynı zamanda çiftçi mağdur edildi. Çiftçiden ürün alınmadı, aracı yandaş toptancılardan mal alındı ve nihayetinde faturayı bütün millet ödüyor ama Tarım Kredi Kooperatifleri bunu sübvanse ettiği için, bu şirketi konkordato ilan etmekten kurtardığı için, oraya ilave paralar verdiği için nihayetinde bu para ne yazık ki Türk çiftçisinin cebinden çıktı. Kendinize gelin, çiftçinizi koruyun, bu milleti koruyun; şu rantiyecinin, hırsızın bileğinden tutun artık diyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bir başka konu, TOGG; çok ciddi bir zararla karşı karşıya TOGG. Bakın, BYD'yle ilgili bu Meclisin çatısı altında karar verilirken, bu şirkete imtiyazlar tanınırken, bu şirkete vergi indirimleri verilirken, bu şirket korunup kollanırken dedik ki: Birçok yanlışına rağmen TOGG'u korumamız lazım, TOGG bu ülkenin yerli şirketidir. Kuruluş aşamasındaki hataları söyledik ama bugün kurulmuş bir fabrika vardır, korunup kollanması lazım. BYD'ye vereceğiniz bu imtiyazlarla maalesef TOGG'u bitireceksiniz dedik ve uyardık, hepsi Meclisin kayıtlarında var. Ve siz o gün verdiğiniz imtiyazla BYD'nin cebine milyarlarca lira para boca ettiniz ve beklediniz fabrika kurulsun diye, o fabrika kurulmadı. O fabrika Manisa'da kurulacaktı, bekledik, ara ara gittik, baktık fabrikanın yerinde ne oluyor diye, fabrikanın yerinde yeller esiyor ve fabrika kurulmamış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - O fabrika gitti, Macaristan'a kuruldu ve maalesef, siz BYD'nin cebine milyarlarca lira parayı boca ettiniz. En son 2025 rakamlarına baktım, BYD Türkiye'ye 45.537 adet araç satmış 2025 yılında. Peki, TOGG ne kadar satmış? TOGG da 39.020 adet. Yani bizim yerli ve millî fabrikamız, hepimizin sahip çıkması gereken, bütün hatalarına ve yanlışlarına rağmen sahip çıkması gereken fabrika, kendi elinizle, kendi yanlış politikalarınızla ve uygulamalarınızla maalesef Çinlilere teslim edilmiş ya da Çinlilerin bu yapmış olduğu uygulama sebebiyle zarar etmiş. Baktım, ne kadar zarar etmiş diye, 2024 yılında 13 milyar 75 milyon, 2025 yılında 14 milyar 616 milyon zarar etmiş TOGG. Sebebi sizsiniz; kötü yönetiminiz, aymazlığınız ve beceriksizliğiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim, son bir dakika istirham ediyorum.
BAŞKAN - Tamamlayın, buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Götürdünüz, Çinlilere dünyanın imtiyazını sağladınız. Çinliler araçlarını buraya ithal ettiler veya ihraç ettiler ve korkunç bir para kazandılar; bu parayı da ceplerine koydular, gittiler, Macaristan'da şu anda fabrika açıyorlar. Bizim TOGG'umuz "yerli ve millî" diye övündüğünüz, bizim de yeri geldiğinde desteklediğimiz TOGG'umuz şu anda can çekişiyor, korkunç bir zarar ilan etmiş.
Son olarak, eczacılıkla ilgili bir not paylaşacağım sizinle. Geçtiğimiz günlerde Sayın Erdoğan'ın imzasıyla bir kararname çıktı ve bu kararnamede diyor ki: "Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eczacılık Fakültesi kapansın." Ve Eczacılık Fakültesi kapandı. Siz iktidara geldiğinizde bu ülkede 6 tane eczacılık fakültesi vardı, şu anda 64 tane eczacılık fakültesi var. 40 bine yakın eczacı işsiz ve şu anda maalesef, kurmuş olduğunuz bu eczacılık fakülteleri de bir anlamda rant ve talana dönüşmüş durumda. İşte, kurduğunuz bu eczacılık fakültesi, Tayyip Erdoğan'ın adına kurulmuş olan bu eczacılık fakültesi...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Son bir dakika, bitireceğim Başkanım, çok özür diliyorum.
BAŞKAN - Peki, buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Atamalar yapmışsınız buraya, milyonlarca lira birilerinin cebine boca etmişsiniz, yandaşları buraya genel sekreter olarak atamışsınız, binalara inanılmaz paralar harcamışsınız; şimdi burayı kapattınız. Bakın, ben size bir rakam vereyim: Türkiye'nin geçen yıl tükettiği ilaç 325 milyar lira; tükettiği ilacın yüzde 40'ı ithal, yüzde 60'ı Türkiye'de üretiliyor; Türkiye'de üretilen bu yüzde 60'lık ilacın da yüzde 80-85'inin ham maddesi dışarıdan geliyor. Onun için dünyada eşi benzeri olmayan bir uygulamayla ilaç fiyatlarını euroya endekslediniz. İrlanda gibi küçücük bir ülke, Konya'dan ufak bir coğrafyası var, 3 tane eczacılık fakültesi var, yıllık ihracatı 100 milyar dolardan fazla.
Bakın, size 3 tane örnek verdim: TOGG'u verdim, eczacılığı verdim ve Tarım Kredi Kooperatiflerini verdim. Nereye dokunsanız batırıyorsunuz çünkü baktığınız her yerde rant ve talan görüyorsunuz. Üretim, istihdam, yatırım, "know-how", ihracat; böyle bir anlayışınız yok, lütfen bunu terk edin ve kendinize gelin.
Teşekkür ederim.