| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 70 |
| Tarih: | 11.03.2026 |
ERTUĞRUL KAYA (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, tüm canlılar Rabb'imizin bize emanetidir. Bu inancımız aynı zamanda medeniyet tasavvurumuzun da ayrılmaz bir parçasıdır. Emaneti bizler muhafaza edilmesi gereken önemli bir değer olarak görüyoruz. Lakin muhafaza etmek sadece tarihî binaları restore etmek değildir. Muhafaza etmek sadece kültürümüzü bir sonraki nesillere taşımak değildir. Muhafaza etmek aynı zamanda Rabb'imizin bizlere emanet ettiği bu muazzam mizanı, bu muhteşem dengeyi korumaktır değerli arkadaşlar. Biz meseleye, bu kanun teklifine bu bakış açısıyla bakıyoruz ve yanlışları buradan sizlere ifade ettik, etmeye de devam ediyoruz. Millî parklarımızı yerel veya uluslararası şirketlerin ticari iştahlarına kurban edecek her türlü girişimin bu emaneti zedeleyeceğini buradan ifade ediyoruz. Doğamızı, yaban hayatımızı, ormanlarımızı maden ruhsatlarının ve betonun malzemesi hâline getirecek her türlü düzenleme bu emanete halel getirecektir diyoruz.
Değerli arkadaşlar, bugün yaşadığımız çevre krizlerinin, müsilajın, kuraklığın temelinde, işte, bu mizanı yok sayan, insanın emrine sunulmuş kaynaklardan makul şekilde istifade etmek yerine âdeta yok etmek için kullanan, doğayı bir çöplük gibi gören anlayışın arkasında bu materyalizm vardır. Modernite, kalkınma, ilerleme gibi süslü kelimeler meselenin özünü asla değiştirmeyecektir. Meselenin özü bu vahşi kapitalizmin doğayı, canlıları, tüm insanlığı gelir getirecek materyaller olarak görmesidir. Karl Marx'ın da dediği gibi kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser değerli arkadaşlar.
Evet, biz bu ülkenin kalkınmasını istiyor ve bunun için de çalışıyoruz. Biz ne yer altı varlıklarımız yerin altında kalsın istiyoruz ne ülke topraklarımız siyanürle kirletilsin istiyoruz ne de ormanlarımızın yok edilmesini istiyoruz çünkü büyük Türkiye idealinin temel taşı olan toprağımız, suyumuz aynı zamanda geleceğimizi oluşturan en büyük varlığımız, millî değerlerimizdir. Biz merhum Özal'ın vizyonuyla dünyayla rekabet eden, sanayileşen bir Türkiye'nin tarafındayız ancak "kalkınma" demek vatan toprağını bir kupon arazi gibi parselleyip "Ne çıkarsa bahtına." diyerek ekosistemi katletmek değildir değerli arkadaşlar. Memleketin her karış toprağını "Burada kâr var, hadi beton dökelim." diyerek ormanı, zeytinliği, su havzasını feda etmenin vicdani mesuliyetini sizlere bu kürsüden hatırlatıyoruz ve hatırlatmaya da devam edeceğiz. Gerçekten yazık ediyorsunuz değerli arkadaşlar. Onun için bu kanun teklifindeki intifa hakkı süresi hangi akli, hangi vicdani gerekçeyle doksan dokuz yıla çıkabiliyor, buradan soruyoruz ve buna itiraz ediyoruz, bize makul gerekçelerle bunu izah etmenizi bekliyoruz. Bu dolambaçlı yollarla milletimizin değerlerinin para hırsına kurban edilmesine itiraz ediyoruz.
Biliyorsunuz, yarın İstiklal Marşı'nın kabulünün yıl dönümü değerli arkadaşlar. Bu vesileyle Mehmet Akif'i ve İstiklal Harbi'mizin kahraman şehit ve gazilerini rahmetle anıyorum. Mehmet Akif'in birkaç dizesini de sizlere hatırlatmak istiyorum:
"Yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?
Onu en çolpa herifler de emin ol becerir.
Sade sen gösteriver 'İşte, budur kubbe.' diye.
İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye.
Ama "Gel, kaldıralım." dendi mi heyhat! O zaman bir Süleyman daha lazım yeniden, bir de Sinan."
Arkadaşlar, bir asra yayılan tahsislerin sonunda betonlaşmış bir alanın eski hâline getirilerek iade edilmesinin ekolojik olarak imkânsızlığına rağmen neden bu yanlıştan dönmüyorsunuz? Akif'in dizelerinde bahsettiği gibi, bir ormanı dakikalar içinde yok edebilirsiniz ama onu geri getirmek yüzyıllar ister bazen de imkânsızdır değerli arkadaşlar. Bu kanun teklifiyle Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğüne vermeyi arzuladığınız o geniş yetkilerin hukuk devletindeki denetleme ve dengeleme mekanizmalarını tamamen devre dışı bıraktığını görmüyor musunuz? Gelecek nesillere büyük bir kötülüğü devrettiğinizin farkında değil misiniz değerli arkadaşlar? Bürokratların hazırladığı bu kanun tekliflerine ne zaman "Dur!" diyeceksiniz? Biz millî parkların sermaye parklarına dönüştürülmesine itiraz ediyoruz değerli arkadaşlar.
Bu yanlıştan dönün diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)