GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:70
Tarih:11.03.2026

SELMAN OĞUZHAN ESER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu topraklar tarihin izleriyle birlikte bir milletin hafızasını da taşır ve biz bu çağda hem tarihin yükünü omuzlayan hem de geleceği inşa etme sorumluluğunu taşıyan nesilleriz. Bize bereketiyle vatan olan bu topraklarda ardı ardına gelen felaketleri de birlikte yaşadık. İstisnasız hepimiz, ailesinden birini veyahut bir yakınını afetlerde, felaketlerde ve huzur ikliminin ortadan kalktığı kargaşalarda kaybetti. Depremlerle yıkılan şehirleri, sellerle savrulan hayatları, yangınlarla küle dönen ormanlarımızı gördü gözlerimiz. Çaresizliği de beraber yaşadık, umudu da beraber yeşerttik yüreklerimizde. Pandeminin ve küresel krizlerin gölgesinde dimdik ayakta durduk. Bu aziz millet, sokakları karıştırmak isteyen kalkışmalardan darbe girişimlerine, vesayet odaklarının oyunlarından iç saldırılara kadar nice tehdidi aynı dirayetle bertaraf etti. Bütün bu sınamaların ortasında, birliğimize olan inancımızdan asla vazgeçmedik. Türkiye bugün geçmişteki yaralarını sararken aynı zamanda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde emperyalist odaklara karşı sözünü sakınmayan, kendi yönünü belirleyen, haktan yana iradesini ortaya koyan bir ülke olarak yoluna devam etmektedir. On yılı aşkın süredir sınırlarımızın hemen ötesinde yaşanan çatışmalarda kadın çocuk demeden insanlığın katledildiği, şehirlerin harabeye döndüğü bir coğrafyada adaletin ve insanlığın peşinde olduk. Büyük Türkiye olarak, terör koridorlarını dağıtıp güvenli bölgeler oluşturduk, umutla geri dönen insanların topraklarını, onurlarını ve hayatlarını koruduk. Bugün gelinen noktada Suriye'de yeni bir dönem başlamıştır. Temennimiz, ülkenin üniter yapısının korunması ve Suriye topraklarında yaşayan herkesin etnik kökeni ya da inancı ne olursa olsun eşit yurttaşlık temelinde bu sürecin bir parçası olmasıdır. Türkiye'nin savunduğu anlayış, bütünlük içinde halk iradesiyle oluşan demokratik meşruiyettir.

Değerli milletvekilleri, Gazze'de yaşanan soykırıma sessiz kalmadık; bir millet, bir şehir her gün yok edilirken Türkiye olarak susmadan hakikati haykırdık çünkü biz Gazze'yi insanlığın onur meselesi olarak gördük.

Değerli arkadaşlarım, bugün, ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilim bölgesel istikrarı ve güvenliği ciddi biçimde tehdit etmektedir. Türkiye olarak, tarih boyunca olduğu gibi bugün de coğrafyada barışın ve istikrarın sağlanmasında kilit bir rol üstlenmekteyiz. Türkiye'nin dengeli ve yapıcı dış politika yaklaşımı, kendi ulusal güvenliğinin yanında bölgesel barışı ve istikrarı da hedeflemektedir.

Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye'de ortak vicdana her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Dışarıda gösterdiğimiz hassasiyeti kendi devletimiz, bir ve bütün gördüğümüz halkımız için de göstermek zorundayız. Türkiye'de etnik, mezhebî ya da dinî ayrımcılığı besleyen her siyasi söylem kime yönelirse yönelsin bu milletin tamamına zarar verir. Bizim ihtiyacımız olan şey, kimlikler üzerinden kavga etmek yerine, insan onuru etrafında buluşmaktır. Bizler, insanca yaşamak için geldiğimiz dünyada partilerle, derneklerle, sendikalarla, cemaatlerle, tuttuğumuz takımlarla, yaşadığımız mahallelerle, şehirlerle, inançlarla, mezheplerle ve ırklarla ayrıldık ama ayırışmamalıydık. Oysa biz, yalnızca birbirimizle tanışmak için milletlere ayrılmıştık. Üstün olanımız Allah katında takvaca en ileri olanımızdı. Hepimiz, âdemoğulları, yalnızca insan olarak değerli kılınmıştık. Sadece insan olabilmekti yaratılış gayemiz, yaratıldığımız en güzel şekilde kalabilmekti.

Sayın milletvekilleri, birlik ve toplumsal barış hepimizin ortak idealidir. Barış, hukuk devletinin gölgesinde, silahların susmasıyla, meşru siyasetin güçlenmesiyle gerçekleşir. Meşru siyaset ancak anayasal çerçevenin içinde anlam kazanır ve güçlenir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

SELMAN OĞUZHAN ESER (Devamla) - Devlet, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Bu hüküm, basit bir ideolojik tercihin ötesinde tarihsel bir varoluş kararıdır. Burada yerel demokrasiyi güçlendirmek elbette tartışılabilir, hakikat ve adalet arayışı elbette konuşulabilir, geçmişin ortak acıları elbette inkâr edilemez ama bu başlıklar Türkiye'yi zayıflatacak siyasal mühendisliğe, çoklu egemenlik arayışlarına ya da fiilî özerklik tartışmalarına zemin yapılırsa o zaman bu mesele barış olmaktan çıkar, barışın ve huzurun teminatı olan devletimizin bekası meselesine dönüşür.

Değerli milletvekilleri, bugün yanı başımızdaki çatışmaların bölgesel savaşa evrilebileceği dönemde Türkiye'nin iç siyasi tartışmalarını dış hesaplara malzeme edecek bir zemine sürüklenmesine izin veremeyiz. Toplumsal barış istiyorsak önce terörün her türlüsüne karşı ortak bir tavır, bir siyasal duruş göstermek zorundayız. Demokrasi istiyorsak hukukun üstünlüğünü savunduğumuz kadar milletin iradesine saygı duymalıyız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SELMAN OĞUZHAN ESER (Devamla) - Unutmayalım, devlet güçlü olursa millet güvende olur, millet güvende olursa millî dayanışma, demokrasi ve kardeşlik olur.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)