| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 68 |
| Tarih: | 05.03.2026 |
HASAN KARAL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabiat, ayağımızın altındaki sıradan bir toprak parçası olmasının çok ötesinde, soluduğumuz havanın kaynağı, içtiğimiz suyun hafızası, yarınlara uzanan en kıymetli emanetimizdir. Bir milletin vakarını insanına gösterdiği özen ve merhamet kadar taşına, toprağına gösterdiği hürmet de tayin eder. Kültürüne, vicdanına, hafızasına, irfanına, toprağına, suyuna, deresine, yaylasına sahip çıkan bu millet yarını da sağlam temeller üzerine kurar. Bu hakikat tarihin de süzgecinden geçmiş bir gerçektir. Roma'nın yolları yalnız taşla değil, arkasındaki düzen fikriyle ayakta kalmıştır. Selçuklu'nun kervansarayları yalnız ticareti değil, güveni büyütmüştür. Osmanlı'nın vakıf geleneği ise, yalnız hayrı değil, kamu hakkını gelecek zamanların da hakkı saymıştır. Bizim irfanımız Yunus'un diliyle "yaratılanı hoş gör" derken yaratılmışa merhametin tabiatı da kapsadığını hatırlatmıştır. Bu kanun teklifi bu emanet fikrini ilgilendiren bir zemindedir. Teklifin gerekçesinde ziyaretçi sayılarının artışı, ekonomik potansiyel ve işletme verimliliği öne çıkarılmaktadır ancak millî parkları konuşurken ilk kelimemiz gelir değil, koruma olmalıdır. Millî parklar tabiatla kurduğumuz bağın ifadesidir. Koruma ile kullanım arasındaki teraziyi nereye koyduğunuzun göstergesidir. Çocuklarımıza bırakacağımız mirasın aynasıdır. Kur'an-ı Kerim'de "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." buyurulur, bu uyarı sadece insanlar arasındaki nizaya değil, yaratılmış düzenin bozulmasına da yöneliktir. Kainatta kurulan her denge ilahî bir mizan üzerindedir. O mizan bozulduğunda tabiatla birlikte hayatın düzeni de zedelenir. Bugün bunun izlerini ne yazık ki memleketim Rize'de de açıkça görüyoruz. Yeşille mavinin iç içe geçtiği Karadeniz'in incisi Rize'de şehir merkezine en yakın nefes alanlarından biri olarak planlanan Isırlık Tabiat Parkı benim Rize Milletvekilliğim döneminde başlatılmış, 2 Nisan 2015 tarihinde tabiat parkı ilan edilmiştir. 12 hektarlık bu alan endemik bitkileri, yürüyüş yolları, sosyal tesisleri ve kuş gözlem eviyle şehrimize değer katacak bir vizyonla tasarlanmıştır. Bu alan kamuoyuna tanıtılırken organik ürünlerinin sergileneceği alanlar, Rize kültürünü yaşatacak reyonlar, yöresel el sanatlarının sunulacağı mekânlar gibi birçok farklı tasarımın uygulanacağı özellikle ifade edilmişti. Bu vizyon bizim ortaya koyduğumuz, Rize'ye yakışan bir projeydi. Kültürle doğayı buluşturan, yerel üreticiyi destekleyen, kontrollü ve sürdürülebilir bir model hedeflenmişti. Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki bu projenin ruhunu oluşturan ekonomik ve kültürel boyut yeterince işletilmemiştir. Fiziki yapı var fakat vizyon eksik kalmıştır. İtirazımız yapılan işe, yatırıma değil, planlanan bütünlüğün hayata geçirilmemiş olmasınadır. İtirazımız vizyon kaybınadır. Buradan Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürümüze seslenmek istiyorum: Rizeli hemşehrilerimiz adına beklentimiz Isırlık'ın ortaya konulan anlayışa ve hedeflenen bütünlüğe uygun şekilde yaşatılmasıdır. Çünkü Isırlık doğaya nasıl baktığımızın bir ölçüsüdür. Bu bakış Kaçkar Dağları Millî Parkı'nda da Ayder Yaylası'nda da Fırtına Vadisi'nde de Kıbledağı Tabiat Parkı'nda da kendini gösterir. Bu alanların her biri turizm potansiyelinden önce Karadeniz'in hafızasını, kültürünü ve tabiatla kurduğu asırlık bağı taşır. Bu bağ coğrafi yakınlığın ötesinde, hayat tarzına dönüşmüş bir aidiyettir. Karadeniz'in yeşili bu yüzden bu coğrafyanın kimliğine sinmiş bir karakterdir. O kimliği korumak da yatırımdan önce doğru anlayışı hâkim kılmayı gerektirir. Burada oluşturacağımız çerçeve, yarın Isırlık'ta, Ayder'de, Ovit'te, Kaçkarlar'da nasıl bir anlayışın hâkim olacağını belirleyecektir. Bu yüzden millî park anlayışı, beton, peyzaj ve gelir odaklı bir bakışa indirgenmemeli, kültürü, üretimi, ekolojiyi ve sürdürülebilirliği birlikte gözeten bütüncül bir yaklaşım esas olmalıdır. Koruma kullanma dengesinde terazi mutlaka koruma lehine ağır basmalıdır. Kaleme alınan her hüküm tabiatın içinde hayat bulmalıdır. Bu yaklaşım, gelecek nesillere karşı taşıdığımız ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur.
Rize'den Türkiye'ye uzanan bu sorumluluk bilinciyle millî parklarımızın gerçek anlamda korunmasını ve planlandığı vizyonla yaşatılmasını temenni ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)