GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; bugün tarihe kara leke olarak geçecek günlerden biri. Etrafımız ateş çemberi, dünya yanıyor, üçüncü dünya savaşından söz ediliyor, yanı başımızda 160 kız çocuğu bir bombayla ölüyor, böyle bir günde tarih kitapları yazacak "Bölgenin güçlü ülkesi Türkiye böyle durumda ne yapıyordu?" diye, kayıt: "Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplanmışlar, parklardaki çiçeklerle ilgili kanunları görüşüyorlardı." Bu zilleti bu millet tarihinde yaşamadı ama bugün yaşıyor. Ne yazık ki mahalle yanarken böyle çiçek böcekle, parklarla uğraşmak bu millet için zillettir; onun için de ben bunu kayıtlara geçirmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, AK PARTİ'li arkadaşlar bugüne kadar "stratejik ortak" dediler, "müttefik" dediler, "dostum Trump" dediler; dostluğunuzu bugün gösterin. Bugün insanlar öldürülüyor, füzeler havalarda uçuşuyor, ortada yoksunuz ve ne yazık ki yüz kızartıcı açıklama olarak Dışişleri Bakanı Amerika'ya, İsrail'e bir tek kelime laf edemezken İran'a ayar çekiyor. Aynı şekilde AK PARTİ sözcüsü de benzer şekilde İran'a ayar veriyor, bu gerçekten yüz kızartıcı bir durumdur. Bugüne kadar Irak'ta, Suriye'de, Libya'da yaşananları hepimiz gördük. "Diktatör" dediler, "baskıcı rejim" dediler, "nükleer silahlar" dediler; bunların hepsi bu işgalleri normalleştirici aparat olmaktan öte bir şey değildi. Elbette, böyle bir günde Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak -86 milyon- tarihî bağları olan bir ülke olarak... Mesele İran değil, mesele Orta Doğu'nun tümü, mesele siyonizmin, emperyalizmin yayılmacılığı, işgali, mesele savaş çığırtkanlığı. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki "arzımevut" denilen yerin sınırlarının neresi olduğu gayet açık. Bugüne kadar bu ülkede bunu sadece belli kimseler, kesimler dillendiriyordu ama artık herkes açık seçik biliyor, hatta kendileri de açık açık sıranın nereye geleceğini ifade ediyor.

Şimdi, böyle bir durumda ayar vermeye çalışarak bir taraftan da ekranlara çıkardığınız kimselerle âdeta bu soykırım suçunu legalleştirmeye çalışıyorsunuz. Gazze'deki soykırım bitmedi, bugün İran'la devam ediyor, yarın, Allah korusun, başka yerlerle de devam edecek. Onun için, biz, AK PARTİ'li arkadaşlardan cesaret içerisinde bir duruş bekliyoruz; hiç olmazsa şurada muhalefet tarafından getirilen önergelere sessiz kalsanız, Meclis bir komisyon kursa bu bile bir adım olur. Anlaşılıyor ki İspanya kadar bir cesaret gösteremedik. "Biz, komşumuzun sebepsiz yere bombalanmasına, işgale uğramasına karşıyız." diyemiyorsunuz. Hâlen Kürecik Radar Üssü'nün, Adana İncirlik Üssü'nün ne işe yaradığını kimse bilmiyor. Konya'dan kalkan uçakların keşif yaptığı, Van semalarında dolaştığı günlerdir bütün dünya âlemde konuşuluyor ama esas konuşulması gereken bu çatı altında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde ne yazık ki konuşulmuyor.

Şimdi, emarelerden yola çıkarak iktidarın bir suç ortaklığını da görüyoruz. Geçtiğimiz hafta sonu Adana İncirlik'ten yayın yapan gazeteciler gözaltına alındı, demek ki siz suç ortağısınız, demek ki bir şeylerin gizlenmesini istiyorsunuz; oysa, cesur, samimi, dürüst, şeffaf olsanız bu yayınlardan çekinmezsiniz. Hâlen kimin yanında olduğumuzu kimse bilmiyor. İlk gün saatlerce bekledik, rejim devrilir, biz yeni adamlarla anlaşırız diye sustunuz, İran'ın yıkılmadığını görünce yavaş yavaş konuşmaya başladınız ama heyhat ki konuşmalarınız insanları sükûnete, adalete çağırmak değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - İsrail'i, Amerika'yı kınamaktan acizsiniz. İran'a "Maruz kaldığınız saldırı..." diyorsunuz; Allah'tan korkun, İran'ın ismini konuşunca bir şey yok ama Amerika, İsrail'i kınamaktan bu Hükûmet aciz kaldı, net olarak hâlen kınayabilmiş bile değil, onun için de ben iktidarı karakterli davranmaya davet ediyorum.

Dünya bu kadar ateş çemberi halindeyken bu Meclisin çok daha önemli görüşmeler yapıyor olması lazım. Bugün, derhâl bu yasa çekilmeli. Biz, İran'ın, Orta Doğu halklarının yanında mıyız, karşısında mıyız; emperyalist, siyonist işgallere karşı tavrımız nedir; hava sahamızı kullandırmayacağız diyebiliyor muyuz; bunu ortaya koymak zorundayız. Onun için AK PARTİ'li arkadaşlar sessiz kaldığınız sürece siz de bu zulmün ortağısınız. Türkiye olarak tavrımızı koymak zorundayız. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)