GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET SAİT YAZ (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin grup önerisi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, biz dinden bahsedecek olursak onu dinin sahibine sormamız lazım, o da şöyle diyor: "Din, Allah katında İslam'dır." o da Kur'an ve sünnetten ibarettir, geriye kalan mezhep ve meşrepler din kültürüdür, Kur'an'la asla çelişmez. Bu nedenle, din ve devletten beslenerek bir menfaate ulaşmak ne kadar yanlışsa dinî sembolleri bahane ederek din ve dindara zarar vermeye çalışmak suretiyle siyasi rant elde etmek de o kadar yanlıştır.

Önerinin içeriğine bakıldığında bunun yeni bir mesele olmadığı görülmektedir. Sürekli aynı şeyi tekrarlayıp milleti tedirgin etmenin kimseye faydası olamaz. Türkiye'de tarikat ve cemaat meselesi konuşulurken çoğu zaman bilinçli bir kavram kargaşası yapılır, önce bunu ayırmak gerekir.

Değerli milletvekilleri, bu topraklarda asırlardır var olan dinî kurumlar Anadolu'nun irfan damarını besleyen yapılardır. Abdülkadir Geylani'den Halidi Bağdadi'ye, Ahmet Yesevi'den Mevlâna ve Hacı Bektaş Veli'ye kadar uzanan bir silsile vardır. Bu isimler, sadece birer din büyüğünden ibaret değildir aynı zamanda bu milletin ahlakını, merhametini, birlik ve beraberlik duygusunu besleyen kaynaklardır. Anadolu şehirleri kurulurken her şeyden önce medreseler, vakıflar, dergâhlar vardı. Bu müesseseler toplumdaki maneviyat boşluğunu doldurmaktaydı. Bu gerçeği görmeden bütün dinî yapıları aynı torbaya koymak milletin hafızasına haksızlık yapmaktır. Elbette dinden beslenip, devletin içine sızan, devleti ele geçirmeye kalkışan yapılara karşı hukuk sonuna kadar gereğini yapar, bu konuda kimsenin tereddüdü olmasın.

AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Tabii, tabii; o yüzden Fatma Nur Çelik öldürüldü.

MEHMET SAİT YAZ (Devamla) - 15 Temmuz darbesi bu ülke insanlarının hafızasında daima canlı durmaktadır, tekerrür edilmemesi için her türlü tedbirler alınmaktadır fakat o gece yaşanan ihanet üzerinden bu ülkenin bütün manevi yapılarını zan altında bırakmak da kabul edilemez, bir yapının ihanet etmesi asırlık irfan geleneğini suçlu hâline getiremez. Devlet hiyerarşisini bozacak, paralel bağlar kuracak, hukukun dışına çıkacak her kim, her oluşum elbette devlete hesap verir; buna kimse itiraz edemez ama milletin inanç dünyasını sürekli şüphe ve zan altında bırakmak da hiç kimseye bir fayda veremez.

Değerli milletvekilleri, bu ülkenin inanç hayatını anlamak yerine onu sürekli bir problem alanı olarak görmek alışkanlık hâline getirilmemelidir. Oysa bu milletin değerleriyle kavga ederek bu ülkeye yön verme iddiası taşımak mümkün değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

MEHMET SAİT YAZ (Devamla) - Bu milletin hayatında cami, medrese, vakıf ve Kur'an kursu vardır ve hep var olacaktır; bunlar Anadolu'nun sosyal dokusudur, insanların kalbine dokunan ve toplumu ayakta tutan damar buradan beslenir. Bu gerçekleri yok sayan bir siyaset anlayışı toplumun ruhunu asla anlayamaz. Devlet yalnızca kurumların toplamı sayılmaz, devlet aynı zamanda bir medeniyet hafızası taşır. O hafızanın içinde hukuk da var, irfan da var, ilim de var, bilim de var. Yapılması gereken şey şudur: Hakiki olanı korumak, sahte olanı ayıklamaktır. Güçlü devlet, milletinin değerleriyle barış içinde yaşayan devlettir; Türkiye'nin ihtiyacı tam da budur.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)