| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 04.03.2026 |
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Sataşmadan da sayılabilir ama bir açıklama yapma ihtiyacı duyuyorum.
Önergemiz üzerine yapılan konuşmalarda sanki biz aileyi önemsemiyoruz ya da aileye bir şey söylüyormuşuz gibi bir ifade kullanıldı, bunu doğru bulmadığımızı ifade edelim. Biz ailenin demokratik olmasından; eşit, özgür, herkesin kendisini güven içinde hissettiği bir aileden yanayız tabii ki ve hepimizin de bir ailesi var en nihayetinde, hepimiz de bir ailenin mensubuyuz. Fakat kadının bir aileye mensup olmadan da sağlıklı olması, özgür olması, siyasete katılması, toplumsal hayata katılması, istihdama katılması gibi bir meselemiz olduğunu görüyoruz. O anlamıyla, kadını sadece aile içerisinde ifadelendiren yaklaşımlara itiraz ediyoruz yoksa aile kurumuna karşı bir itirazımız yok. Dediğim gibi, hepimiz de bir ailenin mensubuyuz, hepimizin ailesi var ama en nihayetinde gerçekten ailenin demokratik...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Bitireceğim.
BAŞKAN - Buyurun.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - En nihayetinde, gerçekten ailelerin nasıl olduğu meselesini de tartışmamız gerekiyor. İşte, dünden beri konuştuğumuz, istismara uğrayan kadın ve çocuğu meselesine baktığımız zaman aslında Türkiye'deki aile gerçeğine de bir kapı aralamak gerekiyor. O anlamıyla "kol kırılır yen içinde kalır" denilen bir akıldan, bir aile yapısından ziyade gerçek anlamda herkesin şiddete uğramadığı, istismar edilmediği bir aile yapısını da birlikte konuşmamız, birlikte tartışmamız gerekiyor. Derdimiz budur; kadının güçlenmesi, kadının özgürleşmesi, kadının sağlığıdır.
Teşekkür ederim.