| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 04.03.2026 |
HEVAL BOZDAĞ (Ağrı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ağrı'nın sorunları üzerine söz almış bulunmaktayım.
Ağrı'dan bahsediyoruz, Türkiye'nin en yoksul kenti; Sosyo-ekonomik Gelişmişlik Sıralaması'nda sonuncu sırada olan bir ilden bahsediyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 2025 yılı İl Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmalarında 81 il içinde Ağrı sonuncu sırada. Bakın, burada 52 değişken kullanılmış. Size 8 parametre sayacağım, bu 8 parametrede Ağrı ya sondan 1'inci ya 2'nci ya da 3'üncü. Demografik değişkenler, istihdam değişkenleri, eğitim değişkenleri, sağlık değişkenleri, rekabetçi ve yenilikçilik kapasite değişkenleri, mali değişkenler, erişebilirlik değişkenleri, yaşam kalitesi değişkenleri. Tüm bu parametrelerde 81 il içerisinde ya sondan 1'inci ya 2'nci ya da 3'üncü. Daha da açalım bu parametreleri: Nüfus yoğunluğu, nüfus hızı hızla düşen bir kent. Net göç hızı; bakınız, net göç hızı aldığınız göçleri gösterir, maalesef ki göç alan bir kent değil. Büyükşehir olmaya aday bir kent olarak gösteriliyordu ama bugün nüfusunun yüzde 15-20'sini kaybetmiş durumda. İşsizlik oranları çok yüksek. Kişi başına gayrisafi yurt içi hasıladan aldığı pay, bireysel refah seviyesini gösterir; diplerde. Ortalama TYT puanı eğitim seviyesiyle ilgili; sonuncu sıralarda. Hava yolu var, demir yolu yok; bu parametreler içerisinde demir yolu endeksinin puanı hava yolundan fazla. Hane başına internet aboneliği, 100 bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısı ve bebek ölüm hızı; tüm bu parametrelerde Ağrı sonuncu sırada. Ve bunlar bir şehrin ekonomik potansiyelini, eğitim ve sağlık göstergelerini gösteriyor ve bu koşullar Ağrı'da maalesef ki çok kötü.
Raporun bir yerinde dikkat çeken bir ibare var, diyor ki: "Tarımsal üretim değerinin Türkiye içindeki payı açısından Ağrı 40'ıncı sırada ve bu göstergeyle ön plana çıkıyor." Bakınız tarım ve hayvancılık açısından çok iyi olan bir kentti, 40'ıncı sırada olması iyi bir gösterge olarak tanımlanmış, varın gerisini siz düşünün. Şimdi, "Kentin sorunu nedir?" dediğimizde, bu parametrelere baktığınızda zaten her şeyi tanımlamış olduk.
Çok zaman yok, sağlığa biraz alt başlıklarla bakalım. 2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı: Ağrı'da 10 bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısı 2,4; Türkiye ortalaması 5,7; bakınız, Türkiye ortalamasının yarısı kadar. Yine, 2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı'nda bebek ölüm hızı -Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi içerisinde geçiyor- bin canlı doğumda ölen bebek sayısı 10,1; Türkiye ortalaması 8,9; İstanbul 6,4; Dünya Sağlık Örgütü Avrupa bölgesi ise 5,3. Bakınız, İstanbul'un neredeyse 2 katı bebek ölüm hızına sahip. İşte, Ağrı'yı son sıralara iten göstergeler, eşitsizlikler bunlar.
Sağlık sadece sağlık hizmetlerinin iyi sunulmasıyla iyileştirilemez. Sağlığın sosyal belirleyicileri çok önemli, bunlar; barınma, beslenme, sağlığa ulaşımın kolaylığı, işinizin olması yani üretken faaliyetler içinde olmanız. Sağlığa ulaşabilmek için kendinizi en iyi ifade edebileceğiniz, şikâyetlerinizi en iyi şekilde anlatabileceğiniz dilde konuşmanız lazım. O zaman ana dil bu parametreler içerisinde bir gösterge, Kürtçe konuşmak o zaman, Kürtçenin önündeki engeller, baskıların kaldırılması, iyileştirici olarak göstergelere yansıyacak. Tüm bu parametreler düzeltildiği zaman ancak sağlıktan, bir kentin iyilik hâlinden bahsedilebilir. Bakın, bugün TÜİK verileriyle kanser oranının en yüksek olduğu il Ağrı. Bu kentin yeniden bir inşaya ihtiyacı var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HEVAL BOZDAĞ (Devamla) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
HEVAL BOZDAĞ (Devamla) - Teşekkürler.
Toplumun, halkın kendi kültürel kodları üzerinde bir inşaya; idaresinde, yönetiminde söz sahibi olduğu, demokratik, katılımcı bir yerel yönetime ihtiyacı var. Halkın kendi ihtiyaçlarını belirlediği, planladığı, uygulayabildiği bir yönetime ihtiyacı var ve aynı zamanda denetleyebildiği. Özcesi, demokratik bir toplum ancak sosyoekonomik ve sağlık göstergelerinde en iyiyi, en olası olanı ortaya koyar. Merkezci, baskıcı, yöneticiyi, idareciyi ve yandaşı kayıran politikalarla topluma, halka, Kürt halkına hiçbir fayda gelmez.
Teşekkürler. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)