GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:66
Tarih:03.03.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, 8 Mart haftasındayız ve bu kapsamda Türkiye'de, Rojava'da, İran'da, Afganistan'da, dünyanın dört bir yanında baskıya, şiddete ve karanlığa karşı direnen, hapishanelerde bulundukları yeri direnişle özgürleştiren; evde, işte, kampüste, sokakta, hayatın her alanında kadın mücadelesini ve dayanışmasını büyüten tüm kadınların 8 Martını kutluyorum. "..."(*) (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Evet, değerli arkadaşlar, gel gelelim ülkemizin kadın karnesine. Son on iki yılda Türkiye'de kaç kadın katledildi biliyor musunuz? Tam 5.659 kadın erkekler tarafından öldürüldü. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılan 1 Temmuz 2021'den bu yana ise tam 2.207 kadın erkekler tarafından katledildi ve daha on gün önce bu ülkede yalnızca yirmi dört saat içerisinde 6 kadın erkekler tarafından katledildi; bunlardan sadece birisiydi Güler Özkan. Ne oldu Güler Özkan'a? Ağrı'da yaşıyordu kendisi, eşi tarafından şiddet görüyordu, defalarca kolluğa gidip bu şiddetin önlenmesine dair devletten yardım istemişti kendisi, 7 Şubatta koruma kararı talep etmişti ve şikâyet etmişti defalarca. Ve ne oldu? 17 Şubatta boşanma aşamasında olduğu, 21 suç kaydı olan, devletten defalarca koruma talep ettiği eşi tarafından katledildi Güler ve bu, aslında bize Türkiye'nin kadın politikasının karnesini gösteriyor. Bu Meclise Bakanlar geliyor, şişirilmiş sunumlar yapıyor, güzel güzel anlatıyorlar; kadınları şöyle koruduk, böyle eğitimler verdik, böyle müdahaleler ettik diye uzun uzun anlatıyorlar fakat sonuç ne? Bu ülkede her gün 1 kadın erkekler tarafından katlediliyor. Evet, belki kadını katleden erkek olabilir ama şunu net ifade edelim ki katil sadece erkek değil kadını korumayan devletin kendisidir, bu politikaları üretmeyen iktidarın kendisidir ve kadınların öldürülmesinde kendileri de erkekler kadar suçludurlar, faildirler.

Yine "Darp edildim, kapımda bekliyor." diye kolluğu arıyorlar, cevap ne? Sen bir yolunu bul, kendi başına gidiver ya, uğraştırma şimdi bizi diyor kolluk. Yine; boşuna uğraşma, buradan bir iş çıkmaz, kocandır bu, döver de sever de diyen bir iktidar gerçekliği var karşımızda.

Yine sadece kolluk mu bu işin müsebbibi? Elbette ki değil. Nasıl bir şekilde uygulandı 6284 sayılı Kanun? Evet, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkıldı, dediler ki: "Hiç üzülmeyin, karşılığında 6284 sayılı Yasa var." Peki, nasıl oluyor bu 6284 sayılı Yasa? Peki, neymiş buna karşı direnenler? Diyorlar ki: "Kadınlara çok fazla yüz veriliyor bu 6284 sayılı Yasa'yla." Yine, neymiş? "Boşanmalar bu yasa yüzünden artmış." deniliyor. Neymiş? "Karılarından şiddet gördükleri için, eşlerinden şiddet gördükleri için köprü altında yatmak zorunda kalan birçok erkek var." deniliyor. Peki, biz soruyoruz o zaman: Bu toprağın altında yatan kadınlar ne olacak? Sizin "Bu köprü altında bırakıldı." dediğiniz erkeklerin karşısında kadınlar toprağın altına girmek zorunda kalıyor. Kocaları tarafından, babaları tarafından, eşleri tarafından, eski sevgilileri tarafından hatta ve hatta yolda yürürken bile katlediliyor kadınlar.

Evet, değerli arkadaşlar, bırakın kadınları korumayı, bu ülkede yargıç çoğu zaman cinayet faili erkeklere empati yapıp suç ortağı oluyor. Geçtiğimiz hafta İzmir'de 21 yaşında Ceyda Yüksel'i öldüren 46 yaşındaki Serkan Dindar hakkında haksız tahrik indirimi verildi ve gerçek neydi? İnanmadım, bakmak istedim mesela; kararı araştırdım, hakikaten bu kararı gözlerimizle görmemiz gerekiyor dedik. Ceyda'nın sanığın cinsel yakınlık talebini reddetmesi sonucunda, "Hayır." demesinden kaynaklı bu kişiye haksız tahrik indirimi yapıldı. Ben buradan Sayın Akın Gürlek'e seslenmek istiyorum: Bir kadının "Hayır." demesi haksız tahrik sayılıyorsa bu ülkede hangi kadın güvende olur? Yine, yargı katillere erkeklik indirimi verip sırtını sıvazlıyorsa kadınları nasıl koruyabilirsiniz diye soruyorum elbette. Bu karar yalnızca bir dosya değil arkadaşlar, potansiyel faillere verilen bir mesajdır. "Ret mi edildin? Hiç sorun değil, arkanda yargı var, biz seni koruruz." "Öfkelendin mi? Hiç sorun değil, bir kılıf bulur, çözüm bulur, haksız tahrik indirimi veririz." diyen bir anlayış var. İşte, bu cesareti de buradan alıyorlar. Kadın, kolluğa gidiyor, başvurusu alınmıyor. Yine, koruma kararı alıyor fakat uygulama alanı bulamıyor. Yine, öldürülüyor, kime sığınıyor? İşte, erkek yargıya sığınıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

DİLAN KUNT AYAN (Devamla) - Sonra da gelip burada süslü cümlelerle diyorsunuz ki: "Kadına karşı şiddetle mücadelede sıfır tolerans." Gerçek mücadele nasıl olur biz size söyleyelim; yasaları tam ve etkin kullanmakla olur, gerçek mücadele cezasızlığı bitirmekle olur. Yine, gerçek mücadele sözde kalan uygulamalarla değil pratik adımlarla ancak mümkün olur. Biz bulunduğumuz her yerde bunun mücadelesini yürütmeye devam edeceğiz. Sizleri de bu isyana, bu mücadeleye kulak vermeye davet ediyoruz.

Teşekkürler. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)