| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 66 |
| Tarih: | 03.03.2026 |
MURAT ÇAN (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Karadeniz'de üretimin, emeğin, istihdamın ve ticaretin en önemli merkezlerinden biri olan seçim bölgem Samsun'un bugün karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekmek için söz aldım. Genel Kurulu, yurttaşlarımızı ve Samsunlu hemşehrilerimi saygıyla selamlıyorum.
Aslında bugün, sizlere yalnızca bir şehrin değil, alın teriyle ayakta kalmaya çalışan bir ekonominin, geçim derdiyle boğuşan esnafın, üretmek için çırpınan çiftçinin feryadını duyurmak için söz aldım. Toplumları da kentleri de yaşanabilir kılan; refah, bereket ve huzurdur. Sağ olsun AKP iktidarı memlekette ne refah bıraktı ne huzur ne de bereket! (CHP sıralarından alkışlar) Vatandaş en temel ihtiyaçlarını dahi kısarak yaşamaya çalışıyor. Esnaf; kira, enerji ve finansman maliyetleri karşısında perişan hâlde, bununla bitmiyor, büyükşehirlerde nüfusu 30 binin üzerindeki ilçelerde esnafı basit usulden gerçek usul vergiye tabi tutuyor, özellikle taşra esnafının yükü katmerleniyor.
Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Samsun'da da sanayicimiz ve yatırımcımız yüksek faiz ve belirsizlik ortamında yatırım planlarını askıya alıyor maalesef. İhracatçı firmalarımız kur politikası ve maliyet baskısı nedeniyle rekabet gücünü kaybediyor. Samsun gibi liman kenti ve üretim üssü olma potansiyeline sahip bir şehirde dahi sanayi üretimi ve dış ticaret istenen ivmeyi bir türlü yakalayamıyor. Tarımda ise mazot, gübre, ilaç ve yem fiyatlarındaki artış üreticiyi üretimden uzaklaştırıyor. Çiftçi borçla ayakta kalmaya çalışıyor, tarlasını ekmekten vazgeçenlerin sayısı her geçen gün çığ gibi artıyor. İşte, yanlış ekonomi yönetiminin Samsun'a yansıması budur; yoksullaşma, güvensizlik ve üretimden kopuş.
Değerli milletvekilleri, Samsun ekonomisi ve sosyal yaşamı için tarım hayati önemdedir. Özellikle fındık binlerce ailemizin geçim kaynağıdır. Bugün fındık piyasası yabancı bir kartele teslim edilmiş vaziyettedir. Filler çarşıya dalmış, üreticimize âdeta kan kusturmaktadır. Piyasa manipülasyonlarına karşı etkili bir kamu müdahalesi yapılmadığı için hem üreticimiz hem de ülkemiz büyük kayıplara uğruyor maalesef. Millî ürünümüzde millî bir irade yoktur çünkü bugün işbaşında millî iradeyi gerçekten savunan bir anlayış yoktur yine maalesef.
Bizim için bir diğer hayati mesele şehrimizde Çarşamba Ovası'dır. Karadeniz'in en verimli alanlarından biri olan bu ovamızın kaderiyle âdeta oynamaktasınız. Çarşamba Ovası Sulama Projesi otuz dört yıldır tamamlanamıyor. Bu tablo bile başlı başına iktidarın umursamazlığının sembolüdür. Sulama altyapısı tamamlanmadığı için verim düşmekte, çiftçi maliyetle baş başa kalmaktadır. Yıllar önce inşa edilen kanallar su verilmediği için balçık içinde, bakımsız ve atıl vaziyettedir, temizlenmeyi beklemektedir. Şu anda inekler, atlar otluyor bu kanallarda. Yaklaşık 30 bin hektar tarım alanı bu projeyle suya kavuşacakken proje otuz dört yıldır sürüncemededir. Hâl böyle olunca ovadaki araziler üretim dışına çıkmakta, imara açılmakta ve betonlaşma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır sayenizde ya da düz ovada bereketli tarım yapmak yerine orman ürünü tarımına zorlanmaktadır çiftçimiz. Aslında, ovada tarımın devamı için değil, rant için plan yapılmaktadır Samsun'da.
İşin trajikomik yanı şudur: Tarlaların suya ihtiyacı olduğu dönemde su verilemiyor, yoğun yağışta ise tarlalar sular altında kalıyor. Bu haftanın fotoğrafıdır bu, göstermek isterim size. Geçtiğimiz hafta Çarşamba Ovası'nda yaşanan yağışlar sonucu tarım alanları su altında kalmış, kış sebzesi ekili alanlardaki ürünler heder olmuştur. Ne sulama sistemi tamamlanıyor ne de taşkın koruma altyapısı güçlendiriliyor, çiftçi hem kuraklıkla hem sel felaketiyle baş başa bırakılıyor. Bu, plansızlık değilse nedir? Bu, ihmalkârlık değilse nedir?
Şimdi, Samsun tarımına ilişkin üç farklı veriyi paylaşacağım ve durum daha net görülecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MURAT ÇAN (Devamla) - Tarım sektöründe kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasıla değeri 2013-2023 döneminde ülke genelinde yüzde 2,1 artıyor, Samsun'da yüzde 15,7 azalıyor. Aynı periyotta tahıl ve diğer bitkisel üretim alanları ülke genelinde yüzde 1,7 azalıyor, Samsun'daki düşüş yüzde 3,5 tam olarak. Sebze üretimi yapılan alanlar ülke genelinde yüzde 11,6 oranında küçülüyor, Samsun'daki küçülme bunun 5 katı, yüzde 57,8. İşte, Samsun'daki tablo tam da budur, Samsun'un yaşadığı kayıplar bu boyuttadır.
Değerli milletvekilleri, Samsun tarımıyla, sanayisiyle, ve limanıyla Türkiye'ye çok daha fazla değer katabilecek potansiyele sahiptir. Ancak yanlış ekonomi politikaları, yetersiz tarım destekleri ve bitirilemeyen projeler yüzünden bu potansiyel heba edilmektedir diyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)