GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:64
Tarih:25.02.2026

AŞKIN GENÇ (Kayseri) - Konuşmama başlamadan önce, öncelikle şehidimize Allah'tan rahmet, ailesine ve yüce Türk milletine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz teklifin 11'inci maddesi 2873 sayılı Kanun'un 14 ve 15'inci maddelerinde yasaklanmış fiilleri işleyenlere verilecek cezayı bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası hâline getiriyor. Mevcutta altı aya kadar hapis veya adli para cezası olan yaptırım ağırlaştırılıyor. Aynı maddede, millî parklara giriş ücretini ödemediği tespit edilenlere uygulanacak idari para cezasının oranı da 10 katından 4 katına düşürülüyor. Teklifin genel mantığı, korumadan çok işletme mantığına kaydırılıyor. Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı uhdesindeki bazı yetkilerin özel bütçeli bir kuruma devriyle kurumlar arası görevler ayrılığı zayıflatılıyor, birimlerin birbirini denetleme imkânı azalıyor, uzmanlık alanı dışında işlem tesis edilmesinin önü açılıyor. Yani bir taraftan "Cezayı artırdım, doğayı korudum." diyeceksiniz; öte taraftan, kurumsal dengeyi ve denetim kapasitesini zayıflatan bir idari mimari kuracaksınız.

Teklifle bazı alanlarda ceza artışı konuşulurken başka alanlarda af benzeri bir yaklaşım devreye sokuluyor. Örneğin, kanuna aykırı avlanmayı tekrar edenler bakımından mevcutta "Belge iptal edilir ve bir daha verilmez." yaklaşımı varken yeni düzenlemeyle "Belge iptal edilir ve iki yıl süreyle verilmez." çizgisine çekiliyor. Bu değişiklik, tekrar eden ihlalde süresiz men yerine süreli men getirerek caydırıcılığı tartışmalı hâle getiriyor. Hatta bu kapsamda yaklaşık 60 bin avcı kitlesinin de etkileneceği not ediliyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Millî park, suyun, toprağın, yaban hayatının, biyolojik çeşitliliğin bir arada nefes aldığı kamusal bir emanettir. Orada işlenen fiil sadece kabahat değildir; ekosisteme, geleceğe, çocukların hakkına karşı işlenmiş de bir fiildir. Eğer korumayı güçlendireceksek millî park sınırlarında özellikle yaban hayatına ilişkin ihlallerde sadece para cezası konuşmak yetmez, millî park sınırlarında avlanmanın tümüyle yasaklanması gibi daha net ve korumacı tedbirler de masaya gelmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmamın bu bölümünde emekliye ve sofraya değinmek istiyorum çünkü ramazan sadece takvimde bir ay değildir, toplumun da vicdan muhasebesidir ve o vicdanın en ağır sınandığı yer bugün emeklinin mutfağıdır. Emeklinin bayram ikramiyesi 4 bin TL. Peki, 4 bin lira ne demek? Bayramı karşılamak bir yana artık birçok evde "bayram ikramiyesi" denilince konuşulan şey bayram sevinci değil, hangi borcu bir gün geciktirmeyeyim hesabıdır. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, bazı rakamları yan yana koyalım ki milletin yaşadığı ile devletin rakamları arasındaki uçurum görünsün. Hazine ve Maliye Bakanlığının açıkladığı verilere göre 2026 Ocak ayında merkezî yönetim bütçe açığı 214,5 milyar TL. Bu ne demek biliyor musunuz arkadaşlar? Ocak ayındaki açık, günde yaklaşık 6,9 milyar TL, saatte 288 milyon TL, dakikada 4,8 milyon TL, saniyede yaklaşık 80 bin TL demek, saniyede 80 bin lira yani devletin bütçe açığı her saniyede yaklaşık 20 emeklinin bayram ikramiyesi kadar büyüyor. (CHP sıralarından alkışlar) Emekliye "4 bin lirayla idare et." diyen anlayış saniyeler içinde 20 emeklinin ikramiyesini yutan bir bütçe gerçeğiyle yüzleşmek zorundadır.

Değerli milletvekilleri, doğayı koruyormuş gibi yapıp korumayı zayıflatan, emekliyi kolluyormuş gibi yapıp ikramiyeyi kuşa çeviren bir anlayışla yürünmez. Doğada bilimsel planlama, güçlü denetim, kurumsal denge, ekonomide emekliye insan onuruna yaraşır bir pay, adil bölüşüm, gerçek enflasyonla mücadele, bayram ikramiyesi emeklinin cebine konan bir sus payı değil, emeklinin bu ülkeye ömrü boyunca verdiği emeğin karşısında insan onurunun gereği olmalıdır.

Bu duygularla 11'inci maddeyi teklifin bütünündeki çelişkiler ve ülkenin gerçek gündemiyle birlikte değerlendirdiğimizi ifade eder, Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)