GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:64
Tarih:25.02.2026

CHP GRUBU ADINA MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Katil kim arkadaşlar, katil kim? 23 Haziran 2021'de bu Meclis kürsüsünden açıkça söyledim: Bu Meclis araştırması önergesini reddederseniz bundan sonra intihar eden ya da intihara teşebbüs eden her polisin sorumluluğu size aittir. Bugün aynı soruyu yeniden soruyorum: Katil kim? Şimdi cevap verin. Bu gençler gencecik yaşında, hayatının baharında neden intihar ediyorlar? Burada bu gençlerin hayatına son vermesinde acaba 2014 tarihli Kamu Denetçiliği raporunu uygulamayanların, Mecliste verilen onlarca soru önergesini reddedenlerin sorumluluğu yok mu? Sorun belli: Amir baskısı, mobbing, ağır çalışma koşulları, psikolojik destek yetersizliği, özlük hakları sorunları. Madem sorun belli, neden birlikte araştırmıyoruz? 21 Mayıs 2024'te bu kürsüden AK PARTİ'nin Grup Başkan Vekili Özlem Zengin'e seslendim: Sayın Başkan, gelin birlikte araştıralım dedim. O da bana cevap verdi, dedi ki: "Bu işin bir raconu var, bu işin bir tarzı var. Bunun ortak önergeyle yapılması lazım." dedi. Bizim grup başkan vekillerimiz AK PARTİ grup başkan vekilleri ve diğer bütün siyasi partilerle ortak önerge için görüştü. Yanıt, yine hayır. Şimdi, ben buradan Sayın Leyla Şahin Usta'ya sesleniyorum: Gelin, bu sorunun parçası değil çözümün parçası olun. Beraber bir ortak önerge verilmesi gerekiyorsa ortak önerge verelim ya da herkesin önergesini toplayalım, ortak bir Meclis araştırma komisyonu kuralım. Bakın, 2026 yılında 10 polis memuru, 1 tane bekçi hayatına son verdi. Bunlardan bir tanesi Hakkâri'de görev yapan bir edebiyat öğretmeni, benim de hemşehrim Mehmet Cengiz. Ailesiyle de görüştüm, bakın sadece mobbinge uğradığı için kep takmadı diye İl Emniyet Müdürü x-ray’in başında başkomiseri görevlendiriyor onurunu zedelemek, gururunu kırmak için ve onuru zedelendiği için de hayatına son veriyor. Babasına sözüm var bu işin peşini bırakmayacağım diye. Sadece ona değil, Alparslan Soylu'nun babası Tayyip ağabeye sözüm var, Mehmet'in babası Bilal ağabeye sözüm var, Nagehan'ın babasına, Semanur'un polis babası Osman ağabeye sözüm var, evlatlarını unutmadık. Bir diğer polis memuru Emrah, o da hayatına son verdi bundan on gün önce. Son paylaşımı şuydu arkadaşlar: "Kızımın hep yanında olun, ona hep destek olun." Sosyal medya paylaşımında birisini etiketlemiş; o birisi Efkan Ala değil, Süleyman Soylu değil, Ali Yerlikaya değil, taze İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de değil arkadaşlar çünkü...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bakan, lütfen tamamlayın.

MURAT BAKAN (Devamla) - ...İçişleri Bakanlığının polisin derdiyle dertlenmediğini polis biliyor. "Polislik maaş mesleği değildir." diyenin de İçişleri Bakanı olduğunu, gönül meselesinden polisin intihar ettiğini söyleyenin de İçişleri Bakanı olduğunu biliyor. Kimi etiketlemiş biliyor musunuz? Sedat Peker'i etiketlemiş. Devleti için canını veren, bir emirle ölüme giden, bir üniforması kefeni olan polisin kendi devletinden umudu yok, İçişleri Bakanlarını etiketlemiyor. Kimi etiketliyor? Sedat Peker'i etiketliyor. Arkadaşlar, bakın polis garip, polis çaresiz, polis yalnız, polis kendisini kimsesiz hissediyor. Burada, hep beraber, yapıcı bir şekilde -herkesin polis intiharlarıyla ilgili yüreğinin titrediğini düşünüyorum- biz bu önergeye "evet" oyu vereceğiz, bakalım iktidar grubu ne yapacak? Her zamanki gibi aynı tutumunu gösterecek mi?

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)