GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:64
Tarih:25.02.2026

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Sayın Cumhurbaşkanını AKP grup toplantısında dikkatle dinledik; Cumhuriyet Halk Partisine ağır sözlerle saldırmayı ihmal etmedi ama kendisinden, özellikle Amerika'nın İsrail Büyükelçisine yani arzımevut hayalleri kuran, Nil'den Fırat'a kadar topraklarımızda hakkı olduğunu iddia eden bir Büyükelçiye veya onu atamış olan Trump'a bir şey söyleyecek mi diye bekledik ama bir söz gelmedi. Buradan açıklıkla ifade etmeliyiz ki, maalesef, Türkiye'nin Filistin politikası, İsrail politikası, Gazze politikası "Trump'tan meşruiyet kazanma" adı altında rehin alınmıştır. Türkiye sessizleşmiştir, boyun eğmiştir ve Türkiye'nin Filistinlilerin olmadığı, Filistinlilerin topraksızlaştırılmasına dönük olan Barış Kurulunda bu şekilde yer alması da aslında bu boyun eğmişliğin açık bir ifadesidir. Hâlâ iktidar partisinden, AKP Grubundan, Cumhurbaşkanından bu konuya dönük olarak bir söz gelmemiş olmasını önemsiyoruz ve söz bekliyoruz. Şimdi, şu söylenecektir: "Efendim, İsrail'in Amerika Büyükelçisi Sayın Cumhurbaşkanının muhatabı mı?" Elbette değil, elbette değil ama Trump takdir edersiniz ki muhatabıdır ve Trump'ın dışında, Trump'ın onayı olmaksızın, Trump'ı rahatsız edecek bir söz söylenemeyeceği ortadadır. Ben daha çarpıcı bir şey söyleyeceğim: Başından beri söylüyoruz, meydanlarda "Eyy Netanyahu!" diyorsunuz ama gerçekte İsrail'le iç içesiniz. Gazze'deki katliamlar başladığı günden itibaren gözyaşı döküyormuş gibi göründünüz, meydanlarda haykırdınız ama İsrail'le çatır çatır ticarete devam ettiniz.

SEDA GÖREN (İstanbul) - Yalan söylemeyin ya!

MURAT EMİR (Ankara) - Biz bunu belgeleriyle açıkladık; "Yok." dediniz, "Hayır." dediniz ama ben şimdi yepyeni belgeler paylaşacağım, Meclisimizle bunu paylaşıyorum, tüm Türkiye görsün bunu.

Bakın, TÜİK'in internet sitesine giriyorsunuz, TÜİK'te normalde bir ülkeye ihracat yoksa sıfır görünür, İsrail hiç yok. Niye? Acaba diyoruz gizli ülke bölümü var, orada mı? Çünkü gizli ülkeye 2025'te 2,1 milyar dolarlık ihracat yapılmış. Kim bu gizli ülkeler? Bakıyoruz, belli değil ama İsrail'in CBS'inin yani İsrail Merkezi İstatistik Bürosunun internetine girdiğimizde -ki BTK buraya girişi yasaklamış, giremiyorsunuz Türkiye kaynaklarıyla- İsrail'in Türkiye'den ithalat yapmış olduğunu görüyorsunuz, bu rakam yıllık 924 milyon dolar. 2025 yılında İsrail diyor ki "Türkiye bana 924 milyon dolarlık mal gönderdi." Ne bunlar? Et var, ham madde var, metal sanayisi var, var da var. Bunların belgelerini sizlerle paylaşıyoruz, bunları herkes görsün, İsrail'le hâlâ nasıl ticaret yaptıklarını görsünler. Ha, diyebilirler ki "Bunlar İsrail'e değil Filistin'e gidiyordu." O da değil çünkü -bu rakamlar- bu tablolarda İsrail Filistin'e giden malları açıklamıyor, açıklamadığını da söylüyor. Bunlar aslında siyasi iktidarın İsrail'le hâlâ nasıl çatır çatır ticaret yaptığını, oraya ihracat yaptığını açıkça ortaya koyan belgelerdir; bunlara cevap bekliyoruz.

Değerli arkadaşlar, bir tartışma var, bir tartışmayı büyütmeye çalışıyorlar. Türkiye'de ağır sorunlar var, emekli maaşı 20 bin lira, utanç rakamı; asgari ücret 28 bin lira, emeğin en derin şekilde sömürüldüğünün en açık örneği, en açık kanıtı. Bayram öncesi emeklilere ikramiye vereceğiz; 4 bin lirayı 5 bin lira mı yapalım, 5.500 lira mı yapalım diye beyler aralarında çalışıyorlarmış, konuşuyorlarmış.

Şimdi, bu sorunları çözemeyince her zaman yaptığı gibi geriye dönüyor; 28 Şubat, başörtüsü yasağı, dindarlara yapılan baskılar, o da bu da. Bakın, Türkiye bu tartışmaları yaptı, Türkiye bu tartışmaları bitirdi, Türkiye bu tartışmalardan birliğiyle, bütünlüğüyle ve demokrasisiyle çıktı; bedeller de ödendi, sizlerin içerisinde bedel ödeyenler var, biliyorum, yadsımıyorum ama bu tartışmaları temcit pilavı gibi getirerek haklı çıkamazsanız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Emir.

MURAT EMİR (Ankara) - Bizim söylediğimiz çok basit bir şey var, o da şu: 7 yaşında, 8 yaşında çocuklara form dağıtıp "Git bakalım, evde iftar yaparken formu işaretle." "Sahura kalkınca işaretle." "Namaz kılınca formu işaretle." "Olmadı, resmini çek." "Olmadı, getir bana, göster." dediğiniz zaman, bu, çocukları fişlemektir, etiketlemektir. Bakın, Cumhurbaşkanı katıldı ya tartışmaya; ne hukukidir ne anayasaldır ne vicdanidir ne de pedagojiktir, bunu yapmayın diyoruz. Şimdi, Tevfik Fikret Okullarında müfettişler çocukları çekiyorlar bir kenara, diyorlar ki: "Size din eğitimi veriliyor mu?" "Yeteri kadar veriliyor mu?" "Memnun musunuz?" "Cumhurbaşkanını övüyorlar mı?" "Cumhurbaşkanını yeriyorlar mı?" "Öğretmeniniz bu duruma ne diyor?" diye sorular soruyorlar. Biz bunlara karşıyız. Şimdi, biz bunlara karşı çıktık diye sanki Türkiye'de inananların inançlarını olması gerektiği gibi yaşamalarının önünde engel varmış gibi gösteriliyor. Böyle bir engel yoktur, olmamalıdır, olan yerde de hep birlikte biz buna karşı çıkarız. Bir Cumhurbaşkanına düşen toplumu birleştirmektir, bütünleştirmektir ama her defasında ülkeyi inananlar ve inanmayanlar, daha çok inananlar ile az inananlar, ibadet edenler ile etmeyenler diye bölmeye kalkmak aslında 28 Şubat hayali kurmaktır. Nasıl 28 Şubat tartışmalarından kendilerince bir iktidar çıkardılarsa çamura saplandıkça, iktidarları çökmeye başladıkça bu tartışmayı büyütmeye çalışıyorlar. Bu tartışmalar sunidir; Millî Eğitim Bakanının yaptığı pedagojik değildir, yasal değildir. Asıl şu sorunun cevabını verin siz, asıl şu sorunun cevabını verin: Grup salonunda bu tartışmalar yapılırken salondan "Laiklik kaldırılsın." diye sloganlar atıldı. Rahatsız oldunuz mu, olmadınız mı? Bunun cevabını verin Sayın Usta.

NAZIM ELMAS (Giresun) - Tam duyamamışsın.

MURAT EMİR (Ankara) - Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin suni sorunlarla tartıştırılmasına ve gerçeğin saklanmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Mutfaklarda yangın vardır, vatandaşlarımız geçinemiyor, hiçbir sorunu çözemiyorsunuz; çözemediğiniz için o ideolojik saplantılarınızın doğrultusundaki tartışmaları fütursuzca ve umutsuzca büyütmeye çalışıyorsunuz. İşte, AKP gerçeği budur.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)