| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 63 |
| Tarih: | 24.02.2026 |
ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Kanun Teklifi'nin 8'inci maddesi üzerine söz aldım.
Konuşmama, bu ülkeyi içten içe çürüten bir iktidar anlayışını tarif ederek başlamak istiyorum çünkü önümüzde duran Kanun Teklifi, tam da bu anlayışın aynadaki yansımasıdır. Belirtiler çok net, iktidar, bu şatafat düzeninin sonsuza dek süreceğini zannediyor. Tarifi zor bir kibir ve güç zehirlenmesi içerisindeler. Siyasallaşmış bir hukuk düzeni kurdular, torpil, kayırma, iltimas almış başını gidiyor. Ormanlarda, madenlerde, derelerde, ırmaklarda hüküm süren bir talan var. Bu Kanun Teklifi, bu yıkımın millî parklara sirayet etmesinin kapılarını sonuna kadar aralayacaktır.
Kanun Teklifi'nin geneline bakalım: "Ormanları, sulak alanları, millî parkları koruyacağız." diyorsunuz ama millî parkları özel sektörün insafına teslim ediyorsunuz. "Tabiat parklarını güçlendireceğiz." diyorsunuz ama denetimi zayıflatıyorsunuz. Korunan alanları turizme, enerji projelerine, altyapı yatırımlarına açıyorsunuz. "Kaçak yapıları yıkmak yerine değerlendirmeye alıyoruz." diyerek genel müdürlüğün inisiyatifine bırakıyorsunuz. Kamu yararı ve zaruret etiketiyle şirketlere kapı aralıyorsunuz. Sözün özü, siz yine minareyi çaldınız, kılıfını hazırlıyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)
Gelelim 8'inci maddeye: Koruma hizmetleri ve suçların takibinde orman muhafaza memurlarının yanı sıra av ve doğa koruma memurları ile saha bekçilerine de yetki veriliyor ama bu kişilerin çalışma usul ve esaslarının doğrudan Genel Müdürlükçe çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenmesi öngörülüyor. Yani millî parklara ilişkin personel seçimini kanun yerine Millî Parklar Genel Müdürlüğüne bırakıyorsunuz. Anayasa'ya aykırı bir iş yapmakla kalmayıp torpil ve siyasi kadrolaşmanın yolunu açıyorsunuz. Tabir yerindeyse yine kendiniz çalıp kendiniz oynayacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar) Ülkeyi saran torpil ve liyakatsizlik zincirine bir halka daha ekleyeceksiniz, bu bir kadrolaşma yöntemidir, bu bir hesap vermeme yöntemidir. Anayasa Mahkemesi 2023 yılında benzer bir düzenlemeyi iptal etti. Yüksek Mahkeme ne dedi? "Kanuni ölçüt belirlenmeksizin idareyi takdir alanı tanımaz." Siz o kararın üzerinden iki yıl bile geçmeden aynısını tekrar getiriyorsunuz. Bu bir hata değil kural ve hukuk tanımayan anlayışınızın devamıdır. Diyorsunuz ki: "Her şeyi Genel Müdürlükte toplayalım, planlayalım ve millî parkları yandaşlarınıza peşkeş çekelim." Bu, tek adam zihniyetinin tüm kurum ve kuruluşlara hâkim olmasıdır, en tepeden başlayarak tüm bürokraside tek adamlar yaratılmasıdır.
Değerli milletvekilleri, bu zihniyeti daha önce mahkeme kararlarına rağmen Atatürk Orman Çiftliği'nde gördük, on binlerce ağacın altına uğruna kesildiği Kaz Dağları'nda gördük, zeytinliklerin söküldüğü Akbelen'de gördük. "İyileştireceğiz, değiştireceğiz, geliştireceğiz." yalanıyla yer altı ve yer üstü kaynaklarımızı yerle bir ettiniz. Kuşların göç güzergâhı olan, endemik bitki zenginliğiyle eşsiz Kuyucuk, Eber Gölleri kurudu; Yedigöller maden rantı uğruna kurban edildi. Her yaz sazlıklar yakılıyor, ne hikmetse kuşların üreme alanlarında sürekli yangın çıkıyor; sulak alanı imar rantına açılıyor. Anlaşılan o ki gözünüzü şimdi de millî parklara diktiniz. "Yerli ve millîyiz." diyerek yerli ve millî tüm birikimlerimizi talan ettiniz.
Biz bu kanunun her cümlesine "hayır" diyoruz. Millî parklar, iktidarın arka bahçesi değildir; milletin ortak değeridir, gelecek nesiller için korumamız gereken alanlardır. Bu maddenin ve bu teklifin tamamının geri çekilmesi memleketin hayrına olacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Devamla) - Doğayı korumak artık bir tercih değil zorunluluktur.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)