| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 63 |
| Tarih: | 24.02.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu grup önerisi üzerinde YENİ YOL Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, iktidar bizi burada oyalarken dışarıda bu ülkenin emeklisi kirasını ödeyemediği için evinden atılıyor. Bu ülkenin emeklisi başını sokacak bir dam bulamadığı için en ucuz pansiyon köşelerinde, sağlıksız odalarda barınma savaşı veriyor. Bu tablo, iktidarın Türkiye Yüzyılı masalının acı bir iflas belgesidir.
Bakınız, bugün Türkiye'de 4 kişilik bir ailenin sadece karnını doyurabilmesi için açlık sınırı 31.224 lira. Peki, yoksulluk sınırı nedir? 111 bin 706 lira. Peki, siz emekliye ne veriyorsunuz? Açlık sınırının biraz üstünde bir para veriyorsunuz, 5 milyon kişi 20 bin lira maaş alıyor. Bekâr bir çalışanın yaşama maliyetinin 40.541 lira olduğu bu düzende, emekliyi 20 bin liraya mahkûm etmek "Sen yaşama, sen nefes alma." demektir.
Sayın Cumhurbaşkanı 2024 yılını emekliler yılı ilan etmişti. Evet, haklıymış, 2024 yılı emekliler için açlığın, yoksulluğun, çaresizliğin ve de sefaletin yılı oldu. Rakamlara bakın: 2002 yılında emeklilerin sadece yüzde 36,6'sı ek bir iş arıyordu, bugün ise yüzde 65,77'si ek bir iş arıyor. Bugün Türkiye'de kayıt dışı çalışanlarla birlikte 8 milyona yakın emekli, ilerlemiş yaşına rağmen ya bir tezgâhın başında ya da bir inşaat iskelesinde veya taksilerde şoförlük yaparak rızkını arıyor. Emekliyi ömrünün son baharında çalışmaya mahkûm eden bu düzen sosyal devletin bittiği yerdir.
"Emekliğe kaynak yok." diyenlere buradan soruyorum: Vergilerini bir gecede sildiğiniz... Sildiniz demiştik de Mehmet Şimşek "Kimsenin vergi borcunu silmiyoruz." demişti ve ardından da biz ilave etmiştik, Sayın Erhan Usta'yla beraber şöyle demiştik: Evet, silmiyorsunuz ama bu vergi borcu olan zenginleri çağırıyorsunuz, uzlaşmayla da bunların milyon dolarlık borçlarını sıfıra indiriyorsunuz. Sonra, siz kalkıyorsunuz, davetiyeli ihaleler yapıyorsunuz. Burada yine, grup önerimizde söylemiştik, kamunun masraflarını söylemiştik. "2018 yılında 56 milyar olan bir şey nasıl olur da 2024-2025 yılında 549 milyar liraya çıkar kamu ihalelerinde, sadece kamu inşaatlarına harcanan para?" diyerek. Ama bunlara cevap veremezsiniz çünkü niye vermeyeceksiniz? Bir yandan davetiyeli ihalelerle, bir yer yandan garantili uçuşlarla, garantili yollarla, garantili tünellerle, garantili köprülerle, yanılma payınız yüzde 97 olan ihalelerle bu milletin parasını çarçur edip birilerine peşkeş çekiyorsunuz, sonra da emekliye "Para yok." diyorsunuz. Vallahi, billahi, tallahi bu ülkede para var ama bu ülkede para 86 milyonun, yaklaşık 76 milyonun parasını 16 milyona, 10 milyona, 20 milyona servet transferi yapıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Sonra da diyorsunuz ki: "Türkiye'de para yok." Türkiye'de para var, aynı zamanda Türkiye'de daha büyük paralar da olabilir. Eğer Türkiye bir hukuk devleti olsaydı, Türkiye'de hakikaten hukukun üstünlüğünün hâkim kılındığı, üstünlerin hukukunun değil, üstünlerin hukukunun olmadığı bir hukuk devleti inşa etmiş olsaydınız buraya çok büyük yatırımcılar gelir ve bu yatırımcılarla beraber istihdam olur, bu istihdamla beraber hem turizmde hem madencilikte -ki çevreyi kirletmeyen- hem de aynı zamanda tarımda ve sanayide ve teknolojide de çok ciddi paralar kazanırdık ve bu paralarla da... Emekliler zaten verdikleri paraları istiyorlar sizden ama siz o paraları 2005 yılında yapmış olduğunuz bir Kanun'la 5510 sayılı yasayla beraber onların paralarını her yıl azar azar azaltarak onlara daha az emekli maaşı vermek, daha fazla emekli ikramiyesi vererek onları açlığa mahkûm etmek istiyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Ama nasıl ki 31 Martta emekliler size bir ders verdiyse önümüzdeki yapılacak seçimlerde de emekliler sizlere bir ders verecek, o zaman göreceksiniz ve diyeceksiniz ki "El mi yaman bey mi yaman; hakikaten millet yamanmış." ama iş işten geçmiş olacak diyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)