| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 63 |
| Tarih: | 24.02.2026 |
CHP GRUBU ADINA GÜLCAN KIŞ (Mersin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
İYİ Parti Grubunun vermiş olduğu araştırma önergesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubumuz adına söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, gıda fiyatlarındaki artış bir ekonomi başlığı değildir. Bu artış, ülkeyi kimin yönettiği ve kimin bedel ödediğini gösteren en çıplak göstergedir. "Fiyatlar neden artıyor?" sorusuna cevap bulmadan hiçbir şey çözülmez, çözülemez de.
Biliyorsunuz, dünya büyük bir kriz yaşadı, pandemi oldu, savaşlar oldu ama gelinen noktada enflasyon birçok ülkede gerilerken ülkemizde tırmanmaya devam ediyorsa bunun adı küresel kriz değil, yönetememe hâlidir. Türkiye, gıda enflasyonunda Avrupa'da 1'inci, dünyada ise 4'üncü sırada. Bu tabloyu ne mevsim şartlarıyla açıklayabilirsiniz ne de dış güç masallarıyla, bu tabloyu açıklayan tek şey var, o da hukuksuzluk ve adaletsizliktir. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü bu ülkede güven yok, güven duygusunun olmadığı yerde üretim olmaz, yatırım olmaz, fiyatlar da düşmez. İktidar sıraları isterse bu kürsüden sayfalarca kitap cümlesi kurabilirler; ekonomi şöyle iyi, böyle iyi diyebilirler ama ben size vatandaşın ne yaşadığını anlatayım, belki o zaman canınız daha çok yanar. Hafta sonu Mersin'de semt pazarını dolaştım. Eskiden pazarcılar koca koca fiyat etiketleri asarlardı, şimdi tezgâhlarda "Kredi kartı geçerlidir." yazıyor. Bu, yoksulluğun AKP tarafından nasıl normalleştirildiğinin açık bir itirafıdır. Bakın arkadaşlar, bu ülkenin en büyük banknotuyla bir demet tere otu bile alınamıyorsa -altını çiziyorum, tere otu- ve fiyatı 250 TL'ye dayanmışsa ortada açık bir sistem sorunu vardır. 1 kilogram salatalık 190 TL'ye ulaşmış, 190 TL, salatalık bu.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - O da Mersin'de.
GÜLCAN KIŞ (Devamla) - Bu, yalnızca pahalı bir sebze değildir; bu, çöken tarım politikasının ağır bir bedelidir.
Değerli milletvekilleri, üretim ayağımız çökmüştür. Gübre pahalı, mazot pahalı, yem pahalı; çiftçi tarlasını süremez hâle gelmiştir. Üretim bu kadar baskı altındayken tüketiciye ucuz gıda vaadi vermek ya cehalettir ya da bilinçli bir aldatmadır. Üstelik zam yağmuru durmadan da devam ediyor. Bakın, bugün mazota yine zam geldi. Mazot fiyatı 61 TL'yi geçti. Çiftçi bu maliyetle tarlasını nasıl sürecek, soruyorum sizlere. Mazota gelen her zam tarladan sofraya kadar her ürüne yeni bir zam olarak da yansımaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Kış, lütfen tamamlayın.
GÜLCAN KIŞ (Devamla) - Teşekkür ederim.
Siz üretimi değil, zam üretimini destekliyorsunuz. Bu nedenle gıda krizi de bir sonuç olarak karşımızda duruyor. Asıl sorun, tarımı bitiren, üreticiyi yalnız bırakan, tüketiciyi borca mahkûm eden sizin siyasi tercihlerinizdir.
Son olarak şunu söylemek istiyorum: Bu ülkede insanlar sabrının sınırında yaşıyor artık değerli arkadaşlar ama unutmayalım, bir hesap günü de var. O hesap günü geldiğinde 28.075 TL'yi çok gördüğünüz asgari ücretlinin de "20 bin TL size yeter." dediğiniz emeklinin de iki eli yakanızda olacaktır. O hesap sandıkta görülecektir ve o gün geldiğinde bu kötü düzenin bedelini bu ülkenin emekçisi değil, bu düzeni kuran sizler ödeyeceksiniz.
Teşekkür ediyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)