| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 63 |
| Tarih: | 24.02.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ADALET KAYA (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ramazan ayının tüm İslam âlemi için hayırlara, coğrafyamızda ve dünyamızda barışa, kardeşliğe ve eşitliğe vesile olmasını diliyorum.
Ancak bugün ülkemizde yaşanan eşitsizliklerin sonucu olan enflasyon, derin yoksulluk ve toplumun gıdaya erişememesi üzerine konuşacağım. İktidarın çizdiği pembe tablolar ile sokağın, pazarın, mutfağın yangın yeri olduğu gerçeği arasında devasa bir uçurum var. Son Yaşam Memnuniyeti Araştırması'nda yurttaşlar "Ülkenin en önemli sorunu hayat pahalılığıdır." demiş. Yani TÜİK'in manipülatif verileri dahi bu hakikati artık gizleyemiyor.
Şimdi, mübarek Ramazan ayındayız. Azınlıktaki zenginler şatafatlı iftar sofralarına otururken belediyelerin kurduğu iftar çadırlarının önünde kuyruklar oluşuyor. Yağış, kar, soğuk demeden herkes saatler öncesinden o kuyruklarda beklemeye başlıyor. Bu kuyruklarda bekleyenler çoğunlukla emekliler ve asgari ücretliler yani açlık sınırının 30 bin lirayı aştığı bir ülkede 20 bin liralık maaşı reva gördüğünüz emekliler. Şimdi, bir emekli yurttaşımız içinde bulunduğu cendereyi şöyle haykırıyor: "20 bin lira alıyorum, kirayı ver, faturayı ver, elde var sıfır." Bir diğeri ise "Böyle giderse yılın on iki ayı oruç tutuyoruz." diyerek açlığın ulaştığı boyutları yüzümüze çarpıyor ve aslında yılın her günü tek öğün beslenmek zorunda kaldığını haykırıyor. Bir pazarcı esnaf, yurttaşın artık kiloyla değil taneyle alışveriş yaptığını söylüyor. 80'li yıllarda bile et alırken düşünmediğini ancak bugün çeyrek kilo kıyma ya da bir dilim pastırmayı hayal bile edemediğini söyleyen yurttaşlar var.
Şimdi, ramazanın en önemli sembollerinden biri ramazan pidesi, sofraların vazgeçilmezi; sofralarda olması ne mümkün, tanesi 35 lira olmuş. Hurma, hurma artık lüks tüketim sayılıyor yani durum bu hâlde. Sayın milletvekilleri, bu tablodan en çok çocuklar etkileniyor. Kadın iradesini hiçleştirerek, kürsülerden "en az 3 çocuk" hamasetine devam ederken, mevcut çocukların karınlarını doyurmaktan aciz bir sistem yarattınız. Derin Yoksulluk Ağı'nın verilerine göre, anneler çocuklarının beslenme çantasına yiyecek koyamadığı için çocuklar utançlarından okula gitmek istemiyorlar. Çocuklarda yetersiz beslenmeye bağlı bodurluk oranı yüzde 5,5 gibi tehlikeli ve geri dönüşü olmayan bir eşiğe ulaştı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.
ADALET KAYA (Devamla) - Bitiriyorum.
Okulda olması gereken çocuklar yoksulluk nedeniyle ucuz iş gücü olarak çalıştırılmakta. Gıda krizinin sebebi, iktidarın iddia ettiği gibi fırsatçılar değil. Sorun yapısaldır ve siyasidir. Yirmi iki yıldır ekonomide "reform" adı altında yapılan her düzenlemeyle toplumu ne yazık ki sefalete sürüklediniz. Uygulanan ekonomi politikalarıyla yük hep yoksulun, emekçinin sırtına bindirildi.
Bizler DEM PARTİ olarak diyoruz ki: Gıda hakkı temel bir insan hakkıdır. Çocukların okula aç gitmediği, emeklilerin iftar çadırı kuyruklarında onurlarının zedelenmediği, yurttaşın gıdaya adilce erişebildiği bir düzeni kurmak zorundayız. Bu Meclis araştırma komisyonunun kurulması, halkın sofrasındaki yangını söndürmek adına atılacak ilk adımdır ve hayati önemdedir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)