GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:63
Tarih:24.02.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Gündeme geçilmesini temin etmek amacıyla Sayın Leyla Şahin Usta'nın Mersin'deki dere ıslahlarıyla ilgili olarak bana yönelik eleştirisine yerimden cevap vermedim. Sayın Usta, benim okuduğum rakamlar da Cumhurbaşkanlığı yatırım programından. Elbette, siz bardağın dolu tarafını göstererek bir tezi savunabilirsiniz ama yakın tarihte yaşanan sel felaketleri de göz önüne alındığında Devlet Su İşlerinin Cumhurbaşkanlığı yatırım programına yıllardır girmiş, ihalesi yapılmamış, ihalesi devam eden, ödenek ayrılmayan ve bitirilmemiş işlerini ifade etmek bizim seçim bölgesinde vatandaşlarımıza karşı bir görevimizdir. Elbette Mersin Büyükşehir Belediyesinin yapıp yapmadığı konuları da konuşmaktan, vatandaşımız adına hesap sormaktan imtina etmeyiz ama mesela çok iyi bildiğimiz bir konu olarak, Sayın Gülcan Kış şimdi Büyükşehir Belediyesiyle görüşerek bu konuda bir bilgi notu hazırlanmasını rica ediyor ancak mesela, Berdan Barajı'nın su isale hattının DSİ tarafından yapılmış olması ve yıllarca bitirilmemiş olmasının hesabını biz Mersin Büyükşehir Belediyesinden mi soracağız, DSİ'den mi soracağız? Bu konuda da bize bir yol ve akıl gösterirseniz memnun oluruz.

Sayın Başkanım, bugünkü araştırma önergemiz aslında bütçemizin en büyük kara deliklerinden birinin daha detaylı olarak ele alınması hakkındadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti büyük bir devlettir, bütçesi büyük bir bütçedir, o kadar büyük bir bütçedir ki bu yıl 3 trilyona yakın neredeyse TEFE oranıyla faizcilere, garantili bir şekilde gelir alan insanlara ödemede bulunulacaktır. Bunun yanında garanti ödemeli projeleri ve yine bunun yanında 21/B ihalelerinin durumunu her zaman bu kürsülerde ifade ediyoruz. Şöyle bir Kamu İhale Kurumu Başkanlığının yayınladığı verilere kısaca bir baktığımızda, Kamu İhale Kanunu'nda bir istisna olarak düzenlenmiş olan 21/B yani pazarlık usulüyle yapılan ihalelerin 2018 yılında tam yüzde 63,24 oranında yer kapladığını görüyoruz yani 2018 yılında bu devlet yapmış olduğu her yüz ihalenin 63'ünü doğrudan temin ya da pazarlık usulüyle yapmış. Rekabetin ortada olmadığı bir yerde, şeffaflığın ortada olmadığı bir yerde siz bütçenin verimli ve faydalı bir kullanımından bahsedebilir misiniz? Bu oran 2019 ve 2020 yıllarında yine yüzde 63 oranında iken 2021 yılında yüzde 70'e, deprem felaketinin yaşandığı 2022 yılında yüzde 76'ya çıkmış, 2025'in ilk altı ayında ise yüzde 90 oranına ulaşmıştır. Şimdi, Allah aşkına soruyorum: Şeffaf ve açık ihale ilanlarından kaçınarak toplumdan neyi kaçırıyorsunuz? Bunlar doğrudan pazarlık yoluyla ve çok düşük kırım oranlarıyla ihale edilerek bütçeyi kime peşkeş çekiyorsunuz? Yine, Kamu İhale Kurumunun verilerine baktığımızda pazarlık yoluyla ihaleler belirli bir döngü içerisinde döndüğünden bunların itiraz yoluyla Kamu İhale Kanunu'na, sonra da yargı yoluna götürme oranlarının da çok çok düşük seviyelerde olduğunu görmekteyiz, göreceksiniz. Siz 21/b istisna maddesini ana yol olmaktan çıkarmadığınız müddetçe bütçenin verimli kullanımından söz edemezsiniz. Faizlerin düşürülmesinden söz edemezsiniz çünkü bütçenin genel giderleri ve kalemleri yine ödediğimiz faizlerle doğrudan ilişkilidir. 2023 yılında bir deprem oldu, muhtemelen milletvekili arkadaşlarımız savunma yaparken bu depreme değineceklerdir. Ancak Allah aşkına soruyorum: Bu deprem bölgesinde yapılması gereken işlerin tamamı davetiye yoluyla mı yapılmak zorundadır? Bakınız, size köy köy, ilçe ilçe isim verebilirim. 2022 ve 2023 yılında 4,5 milyon liraya ihale edilen köy evleri 1,8 milyona taşere ediliyordu. Bu yıl, 2026 yılının girişinde 5,5 milyona ihale edilen çelik konstrüksiyon bir yapı 3,2 milyona taşere ediliyor. Şimdi soruyorum: 4,5 milyon liralık davetiye yoluyla yapılan ihale bedeli ile 1,8 milyonluk taşere arasındaki para nerede, kimler arasında pay ediliyor?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ekmen, lütfen tamamlayın.

MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - 5,5 milyona ihale edilen çelik konstrüksiyon bir köy evi 3,2 milyona, 3,3 milyona ihale edildiğinde bu aradaki para hangi bürokrat, hangi müteahhit, hangi siyasetçi arasında pay ediliyor? İşte, bu nedenle bir siyasi etik yasasının çıkarılması gerektiğini savunuyoru. Son Meclis raporuna da girdi, gelin, hep birlikte, belediye farkı göstermeksizin, bürokrat farkı göstermeksizin, siyaset farkı göstermeksizin, parti farkı göstermeksizin siyasi etik yasasını çıkaralım ve bu şekilde beytülmalin, kamuya ait olan bütçelerin peşkeş çekilmesinin önüne geçelim diyorum. 21/b ihale yağma sisteminin Mecliste geniş olarak tartışılması ve araştırılması yönündeki önergemize "evet" yönündeki oylarınızı bekliyor, hepinizi saygıyla selamlıyoruz. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)