| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 63 |
| Tarih: | 24.02.2026 |
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Zonguldak bölgemizde yaklaşık bir yıldır süren Türkiye Taşkömürü Kurumu ocaklarında yaşanan olumsuzluklar konusunda Demokratik Sol Parti olarak görüş ve önerilerimizi paylaşmak üzere huzurunuzdayım. Sizleri ve ekranları başında bizleri izleyen aziz yurttaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Türkiye Taşkömürü Kurumu Zonguldak ekonomisi için can simididir. Sadece Zonguldak'ın değil, Türkiye ekonomisi için de önemli bir kurumdur. Zira, taş kömürü Türkiye'de yalnızca Zonguldak havzasında olup ayrıca kok kömürüne dönüşme özelliğine de sahiptir. Son günlerde Zonguldak halkı büyük bir endişe yaşamaktadır. Zira, Türkiye Taşkömürü Kurumunun 4 işletmesinde üretim durdurulmuştur. Bu nedenle, Zonguldak halkı ve kurum çalışanları acaba kurum kapatılacak mı veya özelleştirmeye mi hazırlanmaktadır kaygısı taşımaktadırlar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri 2025 yılı Mayıs ayında gerçekleştirdikleri denetimlerde TTK'nin Armutçuk, Kozlu, Karadon ve Üzülmez işletmelerindeki ocaklarda 5 konuda ölümcül eksiklikler tespit etmişler ve üretimlerin durdurulması yönünde görüş bildirmişlerdir. Gerek basında çıkan haberler gerekse Mecliste verilen araştırma önergeleri nedeniyle geçtiğimiz yıl sonunda Çalışma Bakanlığı bu işletmelerin yeniden denetlenmesi için müfettişleri görevlendirmiştir. İşletmelere tekrar giden müfettişler, aradan yedi ay gibi bir süre geçmesine rağmen daha önce tespit ettikleri eksikliklerin giderilmediğini saptamışlar ve anılan bu ocaklarda üretimin durdurulması yönünde rapor hazırlayarak Zonguldak Valiliğine tebliğ etmişlerdir. Vaka şudur ki sonuçta Türkiye Taşkömürü Kurumunun 4 işletmesinde üretim durdurulmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin yaptığı denetimler sonunda ölümcül olarak nitelendirdikleri 5 eksiklik şunlardır: Ocaklarda elektrikler kesildiğinde havalandırma, su ve insan nakli için kullanılan sistemlerinde otomatik olarak devreye girecek, yeraltı ocaklarının havalandırmasını sağlayan ana aspiratörleri otomatik olarak besleyecek, dizel yakıtla çalışan yedek aspiratörlerin de otomatik olarak devreye girmesini sağlayacak ikinci bir enerji kaynaklarının yani bunların jeneratörlerinin bulunmadığı, su tahliyesini sağlayan tulumbalar, dizel aspiratörler ve fanların patlamaya karşı korumalı olmadığı ve tehlikeli ortamda güvenli çalışma garantileri yani ATEX sertifikalarının bulunmadığı belirlenmiştir. Bu eksiklikleri tespit edilen 5 madde, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'ndaki "İşin acil durdurulmasını gerektiren durumlar" maddesi kapsamına girdiği için işletmelerdeki eksiklikler giderilinceye kadar üretimin durdurulmasını zorunlu kılmaktadır. Aldığımız bilgilere göre, TTK yetkilileri üretimin durdurulması talebini yargıya taşımışlar ve geçtiğimiz 5 Şubattaki ilk duruşmasında ilgili mahkeme yeni bilirkişiler belirleyip duruşmayı 5 Marta ertelemiştir. Eğer mahkeme üretimin durdurulması kararını iptal ederse, ileride -Allah korusun-herhangi bir ölümcül kaza meydana geldiğinde sorumluluğunu kim üstlenecektir? Türkiye Taş Kömürü Kurumunun ürettiği kömürleri, başta Zonguldak Çatalağzı Termik Santrali olmak üzere Ereğli ve Karabük Demir Çelik Fabrikaları ile birçok çimento fabrikası kullanmaktadır. Şimdi, bu işletmelerin kömür stokları yetersiz veya yok ise, ihtiyaçlarını mecburen kaçak maden ocaklarından ya da yurt dışından ithal ederek karşılayacaklardır.
Burada asıl araştırılması gereken husus, yedi ay önce bu eksikleri kendilerine bildirildiği hâlde TTK yetkililerinin üretime devam etme kararlılığının altında yatan gerekçedir. Bu arada eğer herhangi bir ocakta ölümcül vaka vuku bulsaydı bunun hesabını kim verecekti? Şimdi üretim durdu ve milyonlarca lira kamu zararı oluşuyor. Peki, buna kimin ne hakkı var? Türkiye Taş Kömürü Kurumu işletmelerinde geçmiş dönemlerde yaşanan kazalara baktığımızda ise 1983'ten bugüne Armutçuk'ta 103, Kozlu'da 263, Karadon'da 30, yine Kozlu'da 8, Amasra'da 42 olmak üzere toplamda 446 işçimiz yaşamdan kopmuştur. Bu iş kazaları sonrası Kozlu, Karadon ve Amasra işletmelerindeki sorumlular yargılanmış ve ceza almışlardır ama ne yazık ki bu kazalarda hayatını kaybeden 446 işçimizin evlerine ateş düşmüş ve ateş düştüğü yeri yakmıştır.
Tespit edilen bu ölümcül eksikliklerin giderilmesi için acilen davet usulü ihaleler yapılmalı, bir an önce üretime başlanmalı hem Zonguldak halkının hem de çalışanların endişesi giderilmeli ve kamu zararının daha da artmasına izin verilmemelidir. Türkiye Taşkömürü Kurumunun 2026 yılı bütçesinde bu eksikliklerin giderilmesi için öngörülen 760 milyon lira ödeneğin yetmeyeceği ihtimaline karşı kurum bütçesi de güncellenmelidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Taşkömürü Kurumunun ikinci önemli sorunu ise çalışan işçi sayısıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Evet, Sayın Aksakal lütfen tamamlayın.
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Kurumun norm işçi kadrosu 14 bin civarındayken şu anda kurumda 7.700 civarında işçi çalışmaktadır; bunun 6.400'ü yer altı, 1.300'ü yer üstündedir. Rakamlardan da anlaşılacağı üzere kurum yüzde 70 yer altı işçisi eksiğiyle üretim yapmaktadır.
Demokratik Sol Partinin başında bulunduğu 57'nci Hükûmet dönemindeki üç buçuk yıl içerisinde IMF'nin karşı çıkmasına rağmen Türkiye Taşkömürü Kurumunun yaşaması için 5 bin civarında yer altı işçisi alımı yapılmıştır; buna karşılık o günden bugüne yirmi dört yılda ancak 5 bin kişi alınmıştır. Türkiye Taşkömürü Kurumunun acilen norm kadrosuna ulaşacak yer altı işçisi alınmalı ve programında belirlenen kömür üretimi sağlanmalıdır.
Sözlerime son verirken bugüne kadar maden kazalarında yaşamlarını yitiren yurttaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyor, bundan sonra aynı acıların yaşanmaması temennisiyle Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)