GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:62
Tarih:18.02.2026

METİN ERGUN (Muğla) - Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Muhterem milletvekilleri, görüşülmekte olan teklif, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun koruma ruhunu ve temel felsefesini açıkça yok saymaktadır. Teklifin bu maddesiyle; korunan alanların idaresi, bu alanlar üzerindeki tasarruf yetkisi ve kullanım amacı köklü biçimde değiştirilmek istenmektedir. Yetki ve mülkiyet devriyle birlikte millî parklarımızın geleceği idari bir tasarruf meselesine indirgenmektedir. Teklif metninde "kamu yararı" kavramının niteliği ve kapsamı belirsizdir. Teklif bu hâliyle geçerse korunması gereken alanları ve ekolojik dengeyi tehdit edecek uygulamalara kapı aralayacaktır.

Yine söz konusu düzenleme; enerji, ulaşım, iletişim ve altyapı projelerine -tırnak içinde- zaruret gerekçesiyle izin verilmesini öngörmektedir. Bu izinler özel hukuk tüzel kişileri lehine tanınmaktadır. Böylece, koruma altında olması gereken alanlar yatırım ve ticari çıkar alanlarına dönüştürülecektir; millî parklarımız, tabiat parklarımız, tabiat anıtlarımız özel sektör eliyle yapılaşmaya açılacaktır. Bu durum, Anayasa’nın 56'ncı maddesinde güvence altına alınan çevre hakkını ortadan kaldıracaktır veya en azından zedeleyecektir. Devletin çevreyi koruma ödevi bu maddeyle zayıflatılacaktır.

Muhterem milletvekilleri, maddeyle getirilen bir diğer düzenleme, içme suyu temini gerekçesiyle yapılan tesislerde plan şartının kaldırılmasıdır. Bu hüküm, uzun devreli gelişme planı ilkesini ortadan kaldırmaktadır. Hâlbuki planlanma; koruma, kullanma dengesinin bilimsel temelidir. Teklif bu hâliyle geçerse plan şartı kaldırılacak, "Önce yap, sonra plana uydur." anlayışı yasallaşacak ve bu tip uygulamaların önü açılacaktır. Bu durum da ekolojik bütünlüğü tehdit edecektir. Yani yasayla korunan ve korunması gereken alanlar plansız bir yapılaşma baskısı altına sokulmak istenmektedir. Kısacası, Genel Müdürlüğe verilen yetkiler aşırı geniştir. Bütün denge ve denetim mekanizmalarının ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Genel Müdürlük, hem izin veren hem denetleyen hem de işlettiren konumuna getirilmektedir. Ayrıca hukuki öngörülebilirlik de tamamen ortadan kalkmaktadır.

Muhterem milletvekilleri, ayrıca, kanun teklifinde izin ve işletme usullerinin yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir. Bu durum, yasama yetkisinin yürütmeye devredilmesi anlamına gelmektedir. Kanunla düzenlenmesi gereken konular idarenin takdirine bırakılmaktadır. Yönetmelikle belirlenen sınırlar idari keyfiyete açık hâle gelmektedir. Koruma ilkesinin yerini siyasi ve idari tasarruflar almaktadır. Unutulmamalıdır ki millî parklar yalnızca doğal güzellikler değil, ortak mirasımız ve yani topyekûn milletimizi ilgilendiren bir meseledir. Ekonomik kazanç çevresel kaybın gerekçesi olamaz, olmamalıdır da. Unutmayalım ki doğayı korumak, bir tercih değil anayasal bir zorunluluktur. Korunan alanları hukuki güvence altına almak yerine ticarileştiren bu anlayışı İYİ Parti olarak reddediyoruz. İYİ Parti olarak bu ve buna benzer sebeplerle söz konusu düzenlemeyi mevcut hâliyle kabul edilemez bulduğumuzu ve 5'inci maddenin teklif metninden çıkarılması gerektiğini ifade ediyoruz. İYİ Parti olarak ülkemizin doğal zenginliklerini koruma kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğiz; millî parklarımızın, rant alanları değil yaşam alanları olduğunu hatırlatmaya devam edeceğiz. Bizim için doğanın korunması, her türlü siyasi anlayışın üzerindedir ve vatanseverlik anlayışımızın bir gereğidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

METİN ERGUN (Devamla) - Bu nedenle, teklife karşı ret oyu vereceğimizin bilinmesini isterim.

Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)