GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:62
Tarih:18.02.2026

PERİHAN KOCA (Mersin) - Teşekkür ediyorum.

Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen değerli halkımızı saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bir kez daha, AKP'nin alametifarikası olan bir talan yasasıyla daha, bir işgal ve ilhak yasasıyla daha ne yazık ki karşı karşıyayız. Hepimiz onlarca yıldır ne yazık ki yaşayarak gördük, AKP iktidarı iktidara geldiği günden bu yana memleketi parsel parsel sermayenin talanına açtı. Sermayenin doymak bilmeyen kâr ve rant mantığıyla ekonomi politiğini ilmek ilmek inşa etti ve memleketi, doğayı bir yaşam alanı olarak değil de bir ekonomik kaynak olarak, bir piyasa aracı olarak gördü ve böyle davrandı, ekonomi politiğini buradan doğru ilerletti ve bugün yine tam da bu mantık dolayısıyla karşı karşıya olduğumuz bu yasa teklifi, bütünü dolayısıyla ve maddenin kendisi dolayısıyla yine kamusal varlıkların ticarileşmesini hedefleyen bir yasa teklifi değerli arkadaşlar. Millî parkları, doğal varlıkları baştan sona kâr güden bir anlayışla dizayn etmeyi hedefleyen bir yasa teklifi. Tam da böyle olduğu için bizim bu yasaya rızamız yoktur, olurumuz yoktur çünkü millî parklara, doğal varlıklara kastetmek bu ülkeye ihanettir, açık bir vatan hainliğidir. Zira değerli arkadaşlar, bakın, eğer bu yasa teklifi kanunlaşırsa millî parklar, tabiat parkları, koruma alanları, yaban hayatı, orman içi su kaynakları, göletler, dereler, çeşitli sulak alanlar temel koruma niteliklerini tümüyle yitirecekler ve telafisi asla ve asla mümkün olmayan ekolojik felaketlere yol açılacak. Örneğin değerli arkadaşlar, eşsiz bir doğal habitatı içerisinde barındıran Abant Gölü Millî Parkı'na, yine Aladağlar Millî Parkı'na, Soğuksu Millî Parkı'na, Munzur Vadisi Millî Parkı'na bu yasa teklifiyle ticari işletmeler kurulabilecek. Bir millî park sahası içerisinde eğer doğal gaz varsa, eğer petrol varsa oradan çıkarılabilecek; yine, doğal habitatının üzerine betonlar yükselebilecek, asfalt yollar bu doğal varlıkların içerisinden geçebilecek. Bir önceki yasada, biliyorsunuz, bu alanlara turistik amaçlı tesis dışında -o da zaten bir mesele, aslında onu konuşmak gerekiyor ama- bir şey yapılmasına izin verilmiyordu, bir nevi bir koruma kalkanı vardı ama şimdi bu konuştuğumuz 5'inci maddeyle beraber bu durum tamamıyla değişecek, kapsam tamamıyla değiştirilecek ve doğal varlıklara sermayenin istediği her şeyi yapabilmesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi eliyle önü açılacak değerli arkadaşlar. Yani bu maddeyle beraber ekosistem diye bir şey bırakılmayacak, kalmayacak, geri dönüşü olmayan tahribatlara da yine bu bileşen eliyle davetiye çıkarılmış olacak.

Değerli arkadaşlar, hâl böyleyken, tablo bu kadar gerçekten vahimken iktidar medyasına bakıyoruz, orada her şey tabii ki her zamanki gibi güllük gülistanlık, her zamanki gibi gerçekler eğilip bükülerek bir felaket yasasının daha allanıp pullandığına tanıklık ediyoruz. Örneğin, işte, bu yandaş medyalar eliyle ya da iktidar temsilcilerinin demeçlerinde, millî parklarda bu kanunla beraber çok daha iyi korumalar olacağı ifade ediliyor. Yine, doğal varlıkları tahrip edenlere yönelik bir yıldan üç yıla kadar hapis cezaları uygulanacağı ya da beş bin günlük adli ceza parasının verilebileceği ifade ediliyor, bu ceza manipülasyonları aslında ortalığa salınıyor ama en büyük tahribatın bu yasa değişikliğiyle yapılacağının üzeri AKP'nin her zamanki o ucuz yalandan propagandalarıyla örtülmeye çalışılıyor değerli arkadaşlar. Aslında, bir kez daha AKP iktidarı halka karşı, doğaya karşı yine ve yeniden büyük bir suç işliyor. Ve bizler bugün artık AKP'nin şimdiye kadar yapıp ettiklerinden doğru şunu çok iyi biliyoruz: Bu yasa geçer geçmez, gerçekten daha yasanın mürekkebi kurur kurmaz millî parklarda, doğal varlıklarda oteller, yollar, restoranlar, işte, sermayenin lehine mekânlar, o betonlar yükselmeye devam edecek, her yerde boy boy yükselen beton binaların olduğuna ne yazık ki tanıklık edeceğiz; buradan, bugünden bunu görebiliyoruz. Yine, doğal varlıkların korunmasıyla ilgili hassasiyet duyan halka bu ceza manipülasyonları yapılarak işlenen doğa suçlarının meşruiyeti sağlanmaya çalışılacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

PERİHAN KOCA (Devamla) - Ve bu suçların, işlenen bu insanlık suçlarının, bu doğa suçlarının önü yasanın tümünde de olduğu gibi "kamu yararı" kavramının arkasına sığınılarak aslında meşrulaştırılmaya çalışılacak ama bizler biliyoruz ki AKP iktidarının kamu yararından anladığı şey, şirket kârlarından, sermayenin yararından, bir avuç sermayedarı zengin etmekten başka bir şey değil. Çünkü değerli arkadaşlar, bakın, kamu yararında tüm yurttaşların, doğanın ve canlıların yaşam hakkını korumak esastır, esas mevzubahis olan şey budur ama bu yasa teklifi doğaya karşı açıkça bir cinayet teşebbüsüdür. Dolayısıyla biz doğal alanların canına kasteden bu yasa teklifinin derhâl geri çekilmesini istiyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)