| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 62 |
| Tarih: | 18.02.2026 |
SADULLAH KISACIK (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir görevi de doğayı koruyarak gelecek kuşaklara sağlıklı bir çevre bırakmaktır ancak önümüzde duran bu kanun teklifi maalesef doğayı korumak yerine ekonomik çıkarların önünü açmaktadır.
Değerli arkadaşlar, bir milletvekili olarak en büyük hayallerimden biri de şudur: Şu kanun teklifini aldığımız zaman açalım, bakalım, diyelim ki ya, iktidar ne güzel bir teklifle gelmiş. Ya, iktidar ne güzel, halkın yararına bir öneride bulunmuş diyelim. Bir gün de şu kanun tekliflerinde halkın faydasına, halkın yararına, halkın lehine bir madde görelim, bize bunu yaşatın. Yani en azından şu aziz mübarek Ramazan ayı hürmetine böyle bir kanun teklifi getirin de burada hep beraber, oy birliğiyle, gönül rahatlığıyla bu kanun tekliflerini geçirelim. Ama maalesef, bakıyoruz, bu gelen kanun tekliflerinin hepsi sermaye yararına. Halkın lehine, halkın yararına bir kanun teklifi getiremediniz yani ülke tam bir anonim şirkete döndü.
Bakıyorsunuz, şu altı ayda bu ülkede kamu hizmetleri zamlandı, bütçede faiz yükü arttı, vergi oranları arttı, harç oranları arttı; bu yetmezmiş gibi yeni harçlar geldi. Daha geçtiğimiz hafta trafik cezalarını artırdınız. Bakın, uluslararası tefeci fonlara borçlandırdığınız yetmedi, şimdi de otoyol ve köprüleri satmaya çalışıyorsunuz. Şimdi, bu kanun teklifiyle de millî parkları özel sektöre açma derdindesiniz. Ya, değerli arkadaşlar, zaten halkın yükü ağır, halkın omuzu bükülmüş; bir de burada her hafta halkın sırtına başka yükler yüklemeyin ya, rica ediyorum. Zaten halk yorgun, halk bitkin, bir de Meclis her hafta halkın üzerine ayrı harç, ayrı vergi, ayrı ceza, ayrı bir yükümlülük yüklemesin.
Şimdi, bu kanun teklifine baktığımız zaman sıkıntılı konuları 5 başlıkta özetleyebiliriz: Bir, bu kanun teklifiyle devletin görevi özel şirketlere devredilmektedir. Anayasa’nın 169'uncu maddesi açıkça ormanların ve millî parkların korunmasının devletin görevi olduğunu belirtmektedir. Bu teklif ise millî parkların yönetimini ve işletmesini özel şirketlere devretmektedir. Bu, Anayasa'ya aykırıdır ve kamu yararı ilkesini zedelemektedir. Diğer taraftan, ikinci olarak, "kamu yararı" kavramı istismar edilmektedir. Teklif kamu yararı gerekçesiyle millî parklara enerji hatları, doğal gaz boruları, altyapı tesisleri yapılmasına izin vermektedir. Oysa kamu yararı doğayı korumaktır, kamu yararı vatandaşın temiz hava soluması ve sağlıklı çevrede yaşamasıdır.
Üçüncü olarak, kaçak avcılığa karşı caydırıcılık zayıflatılmaktadır. Türkiye'de 60 bin kişinin kaçak avcılık yaptığı resmî olarak ifade edilmiştir. Bu teklif caydırıcı cezaları kaldırmakta, kaçak avcıların yeniden avlanmasına imkân tanımaktadır. Bu durum yaban hayatını ve ekolojik dengeyi doğrudan tehdit etmektedir.
Dördüncü olarak, her zamanki gibi hukuk ilkesi zedelenmektedir. Kaçak yapılar için mahkeme şartı kaldırılmakta, tüm yetki genel müdürlüğe verilmektedir, bu hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Yargı güvencesi zayıflatılmakta, idari keyfîliğe kapı aralanmaktadır.
Beşinci olarak, millî parkların ruhu değişmektedir. İktidar lafa gelince millîliği kimseye kaptırmıyor "Biz şöyle yerliyiz, biz şöyle millîyiz." Şimdi, buradan soruyorum: Millî olan neyi güçlendirdiniz? Yani bana bir örnek verin, millî olan neyi güçlendirdiniz de "Biz yerliyiz, milliyiz." diyorsunuz? (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Millî ne demektir? Millete ait olan, kullanım hakkı milletin olan demektir, isminin başında "millî" olan bir şey özel sektöre devredilir mi? Buradan soruyorum: İsminin başında "millî" olan bir şey özel sektöre açılır mı? Açılamaz. İşte bu kanun teklifi millî parkların işletmesinin doksan dokuz yıla kadar özel sektöre devredilmesinin önünü açıyor, nerede millîlik?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
SADULLAH KISACIK (Devamla) - Millî parkların amacı korumaktır ancak bu teklif, millî parkları işletme alanına dönüştürüyor. Bu kanun teklifi, korunması gereken millî parklarımızı şirketlerin şantiyesi hâline dönüştürüyor.
Değerli milletvekilleri, bu teklif Anayasa'ya aykırıdır. Bu teklif, doğayı korumak yerine şirketlere devretmektedir. Bu teklif, yaban hayatını ve ekolojik dengeyi tehdit etmektedir. Bu teklif, hukuk devletini zayıflatmaktadır. Bu teklif, doğayı korumak yerine, doğayı parselleyip satmayı öncelemektedir. Bizim görevimiz rantı değil, gelecek nesilleri öncelemektir diyorum. Bu görevi Türkiye Büyük Millet Meclisine hatırlatıyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)