| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 62 |
| Tarih: | 18.02.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; sözlerime Zonguldak Kilimli'de, özel bir kömür madeninde meydana gelen göçükte hayatını kaybeden madencilerimize Allah'tan rahmet ve kederli ailelerine başsağlığı dileyerek başlamak istiyorum. Yaralılara ise geçmiş olsun diyorum, enkaz altındaki madencilerimizin de en kısa sürede sağ salim kurtulmalarını Cenab-ı Hakk'tan temenni ediyorum.
YENİ YOL'un verdiği bu önerge yalnızca ekonomik bir sorunu ele almıyor, aynı zamanda derin bir toplumsal kırılmayı da gözler önüne seriyor çünkü Türkiye'de hayat pahalılığı artık sadece bir ekonomik başlık değil, hayat pahalılığı artık sosyal bir adalet, bir insan onuru ve bir devlet sorumluluğu meselesidir. Bugün, Türkiye'de enflasyon sadece fiyatları artırmamıştır; enflasyon umutları eritmiş, hayalleri küçültmüş, insanların geleceğe olan inancını zayıflatmıştır. TÜİK'in açıkladığı rakamlar ne derse desin vatandaşın yaşadığı enflasyon mutfaktadır, kiradadır, okul masraflarındadır, pazardadır. Bugün, bu ülkede milyonlarca insan maaşını aldığı gün maalesef fakirleşmektedir, daha maaşı cebine girmeden kira, fatura ve borçlar tarafından tüketilmektedir ve bu tablonun toplum üzerindeki etkisini görmek de çok zor değildir aslında. Mesela, Türkiye'nin gündemine birkaç gün önce çok acı bir haber düştü. Kamu düzenini sağlamak, suçları önlemek ve vatandaşın can, mal güvenliğini korumakla görevli olan Emniyet güçlerinden bir kardeşimiz maalesef canına kıydı. Son yıllarda duymaya alışık olduğumuz bir haber hâline geldi polis intiharları. Öyle ki son iki senede polis intiharları neredeyse yüzde 50 arttı yani her dört buçuk günde 1 polisimiz canına kıymakta. Durum bu kadar vahim iken bakıyoruz "ilgili birimlerin dikkatine" şeklinde yapılan tavsiyeler dışında bir çalışma yapılıyor mu bu konuda diye; mesela, polislerin maaşları, çalışma koşulları, nöbet sayısı, mobbing konusunda polislerin şikâyetleri dinleniyor mu gibi ama maalesef, böyle bir çalışmanın varlığına dair bir izi de göremiyoruz. Giresun'daki polisimizin intiharı gözler önüne çok acı bir gerçeği daha serdi aslında. Vatandaşın güvenliğinden, kamu düzeninden sorumlu devlet memuru arkasında bıraktığı notta biricik evladını devlete emanet edememişti, etmemişti. Devletin polisi devlete güvenmiyorsa, bu devlet güven üretemiyorsa ne için vardır acaba? Bu devleti yönetenlerin bunlara çare bulması gerekirken, kendi milletine umut olması gerekirken Türk milletine kurşun sıkmış, binlerce polisi, askeri, kadını çocuğu katletmiş bir terörist başına ve terör örgütüne umut dağıtmaktadır; yazık, çok yazık. Ramazan Ayı arifesinde böyle bir amel işlemek de cidden cesaret ister.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Devamla) - Bir diğer ironi de baştan aşağı şiddetin temsilcisi olan bu terörist başını kurucu önder ilan edenlerin, ona umut olmak için kendini parçalayanların bireysel ve toplumsal şiddetle ilgili çalışmalar yaptığını bas bas bağırmasını da Türk milletinin vicdanına havale ediyorum.
Mübarek ramazan ayına kavuşmanın mutluluğunu ben de yaşıyorum. Yüce Türk milletinin ramazan ayı mübarek olsun diyor ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)