| Konu: | DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 61 |
| Tarih: | 17.02.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; ülkemizin bütün liseleri hepimizin, ülkemizin olduğu gibi, bütün üniversiteler de ülkemizindir. Üniversitelerden bazılarını seçerek tartışma konusu yapmak bu millete yarar getirmez. Hele de geçtiğimiz günlerde yaşanan, üniversite öğrencisi olmayan bir yere taşıma personele alkışlattırmakla ancak komik olunur, kendi kendinizi aldatmış olursunuz. Oysa bugün oraya, üniversiteye öğrenci nasıl gönderilir, bunu yapmamız lazım.
SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Necmettin sana yakışmıyor! Sana yakışmıyor bu laflar Necmettin!
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Elbette bugün şunu ifade etmemiz gerekir ki ülkede üniversite sayısı arttı, herkes üniversiteye gidebiliyor; bu güzel bir gelişme ama üniversite mezunlarının istihdam durumu, niteliği nasıl derseniz ne yazık ki perişan bir hâldeyiz. Yerli, millî olma hevesiyle yola çıkıldı, bütün üniversiteler taşra hâline getirildi. Mühendislik fakültesi var, laboratuvarı yok; tıp fakültesi var, uygulama hastanesi yok; teori var, pratik yok. Bir taraftan akademisyenlerden dünya kriteri isteniyor, bir taraftan da işçiden daha az maaş veriliyor. Âdeta akademisyenler yarış atı hâline getirilerek teşvik sistemi için koşturulup duruluyor, oysa sonucun bu millete, bu ülkeye zerre kadar faydası olmadığı gayet açık.
Ülkemizde 2022 yılında 52 bin olan araştırma görevlisinin sayısı 2025 yılında 39 bine düştü. İnsanlar araştırma görevlisi, akademisyen olmak istemiyor. Profesörlüğü gelmiş, doçentliği gelmiş kimselere ünvan verilmediği için araştırma görevlisi statüsüyle maalesef ki çalışmaya devam ediyor.
Evet, üniversitelerimiz büyük sorun; geldiğimiz noktada 12 Eylül darbecilerinden daha kötü bir dönemdeyiz, rektör atamaları açısından akademisyenlerin hiçbir söz hakkının olmadığı bir dönemdeyiz ve değerli milletvekilleri, evet, sorunlar var ama sorunları çözmek yerine kavga ederek, kamuoyunu manipüle ederek bir yere varılmaz, sadece kendi kendinizi aldatmış olursunuz. Akademisyenlerin maaşları açlık sınırına yakın, her ay kiradan sonra ellerine para kalmıyor bile, tayin hakları yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Karı-koca otuz yıl, iki ayrı vilayette yaşamak zorunda kalıyor ve mezunlarımızın hâli... Fabrika gibi işsiz üretiyor üniversitelerimiz.
Bilişim dünyasının mezunları ülkeyi terk edip başka yerlerde gelecek arıyor. Onun için de siz bu sorunları çözmeden bir yere varamazsınız. Kadro sorunu çözülmeden, yerinden yükselme çözülmeden hâlen -üniversite mezunu- her yıl yeniden atamayla karşı karşıya ise akademisyenler, ülkenin rezalet hâli ne yazık ki ortada. Evet, isteniyor ki her kurum bir ceza infaz kurumu olsun, her kurumun başında bir gardiyan bulunsun ve çıkan her kanunda alt kademeye disiplin, ceza vermek; üst tarafın da ballı börek maaşlarını, imkânlarını artırmak...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Bu açıdan, bugün geldiğimiz durumda akademinin can çekiştiği bir noktadayız.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)