| Konu: | İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 61 |
| Tarih: | 17.02.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA BURAK DALGIN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şahsım ve İYİ Parti Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün, milletimizin öz varlıklarına, çocuklarımızın geleceğine göz diken vahim bir hazırlığı ifşa etmek için huzurunuzdayım. Basına yansıyan haberlere göre Hükûmet, vatandaşın dişiyle tırnağıyla, vergisiyle yapılmış, tıkır tıkır işleyen boğaz köprülerini ve otoyolları satmak üzere bir yabancı firmaya yetki vermiş. Bu satış bir mirasyedi hareketidir. Biz bu satışa "Yok öyle yağma!" diyoruz. Niye böyle dediğimizi de madde madde izah edeceğim.
Şimdi, birincisi, bu karşımızdaki bir özelleştirme falan değil; bu bir iltizam, bu bir factoring. Milletin gözünün içine baka baka yapılan şey, imparatorluğumuzu çökerten, vergilerin peşin fiyata satılmasından farksız bir hareket. Bu, gözümüzün içine baka baka yapılan şey, bir tüccarın maddi sıkıntıya düştüğünde gelecekteki peşin alacaklarını bir factoringde kırdırmasından ibaret. Vatandaşlarımızın yarınının kırdırılmasına karşıyız.
(Uğultular)
BAŞKAN - Bir dakika Sayın Milletvekili...
Değerli milletvekilleri, hatibi anlayamıyoruz uğultudan dolayı, konuşmak isteyenleri kulise davet ediyorum.
Buyurun Sayın Milletvekili.
BURAK DALGIN (Devamla) - İkincisi, bu bir Deli Dumrul düzeni. Deli Dumrul'u biliyorsunuz; geçenden 30 akçe, geçmeyenden döverek 40 akçe alan bir figür. Yapılan şey tam da bu. Neden? Çünkü "Ben bu köprüyü beğenmedim, yanına bir köprü de ben yapayım." deme hakkı yok vatandaşımızın; mecburen o köprüden geçecek, mecburen o otoyoldan geçecek. Yapılan şey, bir kamu tekelinin bir özel tekele devredilmesi. Biz bu filmi izledik, özel tekelin nasıl çalıştığını biliyoruz. Nereden biliyoruz? TÜVTÜRK'ten biliyoruz. Neye yaradı? Vatandaş fahiş fiyatlarla belli hizmetleri almaya çalıştı, onu da alamadı hatta döve döve öldürülür hâle geldi maalesef. Bugün karşımızdaki tablo çok açık: İstanbul-Ankara Otoyolu 338 TL, benzer uzunluktaki İstanbul-İzmir Otoyolu da 2.465 lira. Bu köprü ve otoyollar satılırsa yaşayacağımız şey bu tablonun bir benzeri.
Üçüncüsü, maalesef, zor olanı değil kolay olanı seçiyorsunuz. Nasıl? Amaç kamuya kaynak yaratmaksa neden kara delikler kapatılmıyor da bal kovanları satılıyor? Mesela milyarlarca lira zarar eden TRT neden hiç radarınıza girmiyor? Mesela milyar dolarlık Varlık Fonu neden hiç radarınıza girmiyor? Mesela ülkemizdeki kredilerin yarısını veren kamu bankalarıyla ilgili neden hiçbir planınız ve tasavvurunuz yok? Neden? Neden çok açık: Propaganda makinesini durdurmak veyahut da yandaşlara bedava kredi dağıtmak çok rahat bir şey de ondan. O bakımdan, köprü ve otoyollara bakmak çok daha kolaycılık. Maalesef, bu çok farklı yerlerde karşımıza çıkıyor. BDDK'nin kredi düzenlemesi de böyle, Ticaret Bakanlığının 30 euroluk yurt dışı alışveriş limitini sıfırlaması da böyle; bir düzenleme ortaya atılıyor, vatandaşın aleyhine bir şekilde ortaya çıkıyor, ekonomi duraklıyor, ondan sonra varlıkları satarak bunu kapatmaya çalışıyorsunuz. Bütün bu rakam da Türkiye'nin bir aylık faiz ödemesinden daha az bir rakama tekabül ediyor yani olacak iş değil.
Dördüncüsü, adını net koyalım, karşımızdaki tam bir mirasyedi hareketi. Boğaz köprüleri ve otoyollar ülkemizin stratejik, millî rezervi; bunları böyle kolaya satmak hiç kolay değil yani çalışıp didinmek yerine kumar borcunu kapatmak için annesinden kalan ziynet eşyalarının satılmasından farksız bir hareket. O bakımdan, büyüklerimizin peşinen parasını vergileriyle ödediği otoyolları, gençlerimizden bize emanet olan köprü ve otoyolları satmanıza "Hayır!" diyoruz.
Değerli milletvekilleri, 1988'de rahmetli Özal, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü açarken "hizmet" ve "zafer" demişti. Üzülerek görüyorum ki hizmetin adı "ticaret" olmuş, zaferin adı "mağlubiyet" olmuş, vatandaşın adı "müşteri" olmuş; karşımıza getirdiğiniz şey bu.
"Kamu-özel iş birliği" dediğiniz yollara, köprülere vatandaşın ödediği fahiş ücret yetmedi; bunlara hazineden her sene, hani "Cebimizden 5 kuruş çıkmayarak yapılıyor." dediğiniz şeylere her sene ödediğiniz 100 milyar lira yetmedi; şimdi sıra eskileri satıp bir de yenilerin maliyetini vatandaşa yüklemek kaldı.
Çok açık söylüyorum: Bu milletin varlıklarının haraç mezat elden çıkarılmasına "Hayır!" diyoruz, buna izin vermeyeceğiz; geleceğimizi factoring masalarında bozdurmanıza "Hayır!" diyoruz; iltizamı hortlatmanıza "Hayır!" diyoruz; en önemlisi, bir yağma sistemine "Hayır!" diyoruz.
Bu vesileyle, bu değerli eserlerin mimarı olan Süleyman Demirel ve Turgut Özal'ı rahmetle anıyor, heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)