| Konu: | YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 61 |
| Tarih: | 17.02.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, bundan dört ay önce Şarm El Şeyh'te imzalanan sözde bir ateşkes yapıldı ama Gazze'deki insani felaket derinleşmeye devam ediyor. Bu sözde ateşkese aldanarak da hepimiz Gazze'yi gündemimizden düşürdük. Bunun utancını yaşarken yeni yeni utançlar ekleniyor her gün Filistin ve Gazze konusundaki amel defterimize.
Bundan iki buçuk yıl önceydi, 10 Ekim 2023 tarihinde bu kürsüden hayati bir uyarıda bulunmuştum, Türkiye ve İsrail çifte vatandaşı olan şahısların İsrail ordusunda görev alarak Gazze'deki katliamlara ortak olmaları meselesini gündeme getirmiştim. Aradan geçen bu sürede birçok siyasi partiden milletvekili arkadaşımız bu konuda kanun teklifleri verdi, soru önergeleri sundu, bu kürsülerden feryat ettiler ancak ne acıdır ki tek bir önergemize dahi devlet ciddiyetine yakışır, toplumun vicdanını teskin edecek bir cevap alamadık. Bir duvara çarptık, derin bir sessizlikle karşılaştık.
Peki, biz, bu iki buçuk yıl boyunca ne dedik, ne demek istedik? Bakınız, İsrail yasalarına göre askerlik, İsrail pasaportu taşıyan her kadın ve erkek için zorunlu. Biz diyoruz ki: Cebinde Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyan hiçbir birey Gazze'de masumların üzerine yağan bombalarda pay sahibi olamaz, olmamalıdır. Biz diyoruz ki: Bu milletin onuru bir işgal rejiminin zulmüne, soykırım şebekesinin cinayetlerine asla ortak edilmemelidir. İstedik ki bir eliyle Türkiye Cumhuriyeti pasaportunu tutup diğer eliyle de Gazze'de çocukları katledenlere bu devlet "Dur!" desin.
Değerli milletvekillerimiz, mesele artık vicdani bir haykırış olmaktan çıkmıştır, mesele doğrudan bir millî güvenlik meselesidir. Bu kişiler pasaportumuzun dünyadaki itibarını kullanarak İsrail pasaportuyla girilemeyen coğrafyalarda ajanlık faaliyetleri yürütebiliyorlar. İran'da on iki gün savaşlarına içeriden yaşanan sabotajlar, ülkemizde Millî İstihbarat Teşkilatımızın yaptığı operasyonlar tehlikenin ne denli büyük olduğunu karşımıza çıkarıyor. Elinde Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıyan her Türkiye-İsrail çifte vatandaşı potansiyel bir Mossad unsuru hâline dönüşme riski taşıyor; bu, ülkemiz için bir beka sorunudur diyoruz. Biz bu feryatları yükseltirken iktidar grubundan şu ana kadar tespit edilen yalnızca bir kişi var, "Gereğini yapıyoruz." dediler. Biz o gün de söyledik, bir kişi değil isterse yarım kişi olsun, bu bir sayı meselesi değil bu bir haysiyet meselesidir; bu bir yasal boşluk değil bir itibar boşluğudur dedik. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Ancak önceki gün medya aracılığıyla önümüze düşen bir rapor vardı; durumun vahametini, bize söylenenlerin gerçeği yansıtmadığını karşımıza koydu. İsrail merkezli Barış Derneğinin bilgi edinme hakkı çerçevesinde İsrail savunma kuvvetlerinden aldığı resmî veriler dehşet verici. Bir kısmı İngiliz araştırma kuruluşu "Declassified UK" bir kısmı da Türkiye'den "Özgürlük Nöbeti Platformu" tarafından paylaşılan bu resmî rapora göre, Şubat 2026 itibarıyla dünya genelinde 130 ülkeden 55 binden fazla çifte vatandaş İsrail ordusunda görev yapıyor. Bugüne kadar araştırılmaya değer görmediğiniz itirazlarımıza bu rapora, bu iddialara rağmen bu sefer de mi sessiz kalacaksınız, merak ediyoruz. Bu kişiler tespit edilmeyecek mi? İnsanlığa karşı işlenen suçlara karışıp karışmadıkları araştırılmayacak mı? Uluslararası hukukun gerekleri yerine getirilmeyecek mi? Hukuki statüleri hiçbir şey olmamış gibi devam mı edecek?
Evet, bilmiyorum farkında mısınız ama mızrak artık çuvala sığmıyor, o mızrak artık bu Meclisin vicdanına batıyor değerli arkadaşlar. Dışarıda "Gazze kırmızı çizgimizdir!" diyeceksiniz, içeride o kırmızı çizgiyi kanla çiğneyen 112 katile sessiz kalacaksınız. Bugün bu araştırma önergesine "hayır" dersek sadece bir kâğıdı reddetmiş olmayacağız, Gazze'de parçalanmış bebek bedenlerinin üzerine o 112 katille birlikte bir kürek toprak da biz atmış olacağız. Bizim pasaportumuz mazlumlara sığınaktır, soykırımcıya zırh değildir, asla olmayacaktır.
Biz bugün Genel Kurulda elimizi kaldırırken sadece bir oylama yapmayacağız...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Teşekkürler Sayın Başkanım.
...bu aziz milletin alnına sürülmek istenen siyonist lekesini ya sileceğiz ya o karayı üzerimizde taşıyacağız; ya Netanyahu'nun suç ortağı olan 112 caniyi koruyanlar olarak anılacağız ya da "Yeter artık!" diyen iradenin sahibi olacağız. Tarih bugün kimin "evet" kimin "hayır" dediğini yazacak ama en önemlisi de Gazze'nin yetimleri o 112 katilin cebindeki Türk pasaportunun hesabını bizlerden soracak.
Bugüne kadar bu konuda çok dost eli uzattık size, bunu lütfen tekrar değerlendirin diyorum. Bu utançtan kurtulun, bu utancı birlikte bitirelim, bu hesabı birlikte soralım diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)