| Konu: | 9 Şubatta Milliyetçi Hareket Partisinin 57’nci kuruluş yıl dönümünü kutladıklarına, Milliyetçi Hareket Partisinin farkına, Genel Başkanları Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde ve himayelerinde kurulan vakıflara ve enstitülere ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 61 |
| Tarih: | 17.02.2026 |
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Geçtiğimiz hafta 9 Şubatta şerefli mazisiyle Türk siyasi hayatının amiral gemisi ve kutup yıldızı olan Milliyetçi Hareket Partisinin 57'nci kuruluş yıl dönümünü idrak ettik, kutladık. Başbuğ Alparslan Türkeş'ten devraldığımız bayrağı Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin bilge liderliğiyle taşımanın gururunu yaşıyoruz. Bugün aziz milletimize ve muhterem Genel Kurula Milliyetçi Hareket Partisinin millî tarih şuuruyla yoğrulan, stratejik bir akılla işleyen ve jeopolitik düşünce sahibi, nitelikli farkını anlatmak istiyorum.
Milliyetçi Hareket Partisi için siyaset, geçmişi bugüne bağlayan, bugünü de geleceğe taşıyan bir medeniyet tasavvurudur. Biz günlük siyasi çekişmelerin değil, tarihin ve geleceğin ufkunda yürüyen bir hareketiz. İşte bu medeniyet tasavvuru, bin yıllık kardeşlik hukukumuzla fitne ateşini söndürecek, terörsüz Türkiye'yi inşa edecek, demokrasimizi ve hukukumuzu da geliştirecek yegâne iradedir. Milliyetçi Hareket Partisi kendi gündemine hâkim, ilkeli, sorun çözen, çözüm üreten bir partidir. Uzlaşmacı siyasetin bayrağını taşıyan Milliyetçi Hareket Partisi için milliyetçilik ile demokrasi ikiz kardeştir. Milliyetçi Hareket Partisi, siyaseti milletin birliğini güçlendiren, toplumsal dokuyu onaran, kültürü yaşatan ve geliştiren, düşünceyi besleyen bir bütün olarak ele alıyor. Milliyetçi Hareket Partisi fikrî zemini tahkim eden düşünce kuruluşlarıyla; eğitim ve dayanışma damarlarını canlı tutan vakıf, enstitü ve dernekleriyle; toplumsal barışın, kültürel ve sosyal yapımızın önemli unsurlarından olan cemevlerine yönelik yapıcı ve icraatçı yaklaşımıyla bir medeniyet tasavvurunu somutlaştırmaktadır. İşte bu yüzden Milliyetçi Hareket sadece bir siyasi kuruluş değil aynı zamanda bir okul, bir akademi ve bir gönül dergâhıdır.
Bu vesileyle, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin öncülüğünde ve bizzat himayelerinde kurulan, faaliyet gösteren vakıf ve enstitüleri dikkatlerinize sunmak istiyorum. Bu kuruluşlarla Milliyetçi Hareket Partisinin kurumsal düşünce, fikir, ilim ve irfan haritasını çiziyoruz. Bilge Tonyukuk Siyaset ve Strateji Enstitüsüyle devlet yönetimine stratejik bir boyut katıyoruz. "Dilde, fikirde, işte birlik!" şiarının mimarı adına kurulan İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsüyle Türkistan coğrafyası ve bölgemiz için vizyon üretiyoruz. Cengiz Aytmatov Enstitüsüyle kültürel zenginliğimizi canlı tutarken Ahmet Cevad Enstitüsüyle "Çırpınırdı Karadeniz!" diyen hürriyet ateşini harlıyoruz. Anadolu'nun kapılarını "kerim devlet" anlayışıyla açan ruhu Fetih ve Kök: Ahlat/Malazgirt Çalışmaları Enstitüsüyle bilimsel bir zemine oturtuyoruz. TASAV Türk Akademisi Siyasi, Sosyal, Stratejik Araştırmalar Vakfı ve Türkiye Alparslan Türkeş Siyaset Akademisi Vakfıyla fikri hür, vicdanı hür, milliyetçi, aydın nesiller yetiştiriyoruz. Burunla birlikte, siyasetimize ahlaklı ve donanımlı kadrolar kazandıran Siyaset ve Liderlik Okuluyla gençlerimizi siyasete hazırlıyoruz. Bu yapılar, Genel Merkezimizin önündeki bahçede yükselen 3 simge ağaçtan feyzalmaktadır: Tarihimiz kadar ulu sedirin köklü duruşunu, zorluklara meydan okuyan köknarın direncini ve her daim canlı kalan ladinin asaletini bu ilim yuvalarında yaşatıyoruz. Oradaki ladin, millet iradesi olan yasamayı; köknar, devletin kudreti olan yürütmeyi; sedir ise adaletin teminatı olan yargıyı temsil etmektedir. Demokrasiyi ve hukuku bu ağaçlar gibi köklü ve birbirini tamamlayan bir nizam içinde kavrıyoruz. Bu ruhla Türkiye Cumhuriyeti'ne ve aziz Atatürk'e sarsılmaz bir iradeyle bağlılığımızı ifade ediyoruz. Bunlar milletimizin geleceğini inşa edecek fikir kaleleridir. Devlet Bahçeli Vakfından İl Bilge Hatun Vakfına, Osmaniye Vakfından Yağmur Damlası Yardımlaşma Derneğine ve gençlerimizi spora teşvik eden Türkgücü Ülküspor Kulübüne kadar her bir kuruluş bu yeni medeniyet inşasının birer tuğlasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Değerli milletvekilleri, bizim medeniyetimiz sadece akılla değil, gönülle de inşa edilir. Gönlümüz, Hoca Ahmet Yesevi'nin ocağında pişmiş, Horasan erenlerinin nefesiyle Anadolu'ya üflenmiş, Âşık Veysel'le saz ve söz olmuştur. Bu sebeple, Alevi-Bektaşi canlarımızla olan bağımız siyasi bir manevra değil, kadim bir kardeşlik hukukudur. "Cemevi de bizim, cami de bizim; saz da bizim, söz de bizim." derken hamaset yapmıyoruz, bunu icraatlarımızla, Genel Başkanımızın himayelerinde ve belediyelerimiz eliyle inşa edilen kardeşlik ve inanç ocaklarıyla ortaya koyuyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki küçük iyi bir hareket büyük bir iyi niyetten iyidir.
Dünyanın en büyük cemevi olan Nevşehir'deki Horasan Erenleri Alevi Kültürü ve Cemevi'nden Aydın'a, Muğla'dan Mersin'e, Ankara'dan Çorum'a Anadolu'nun dört bir yanında gönül köprüleri kuruyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi budur. Düşünceyle derinleşen, kurumlarla kök salan bu medeniyet tasavvuru Türkiye Yüzyılı'nda da milletimizin birliğini, dirliğini ve istikbalini güçlendirecek en sağlam iradedir.
Bazıları oy hesabı yapar, biz Kızılelma ülküsüne yürürüz; bazıları kutuplaştırmadan medet umar, biz Horasan harcıyla milletimizi birbirine kenetleriz; başkaları gününü kurtarmaya çalışırken biz Ahmed Cevad'ın, Gaspıralı'nın, Bilge Tonyukuk'un mirasıyla geleceği inşa ederiz. Bizim davamız Türkiye Yüzyılı'nın ve...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Tamamlayayım efendim.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ERKAN AKÇAY (Manisa) - ...yeni nizamın ihyası nizamıâlem ülküsünün inşasıdır. 57'nci yılımızı geride bırakırken kökü mazide, gözü atide olan bu kutlu yürüyüşümüz ülkülerimize ulaşana dek sürecektir.
Bu vesileyle, bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'ye, bu kurumlarımızda emeği geçen, milletimizin birliğine hizmet eden tüm dava arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Oğuz Kağan'ın ifadesiyle "Gök, çadırımız; güneş, tuğumuz olsun." diyoruz.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.