| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 60 |
| Tarih: | 12.02.2026 |
BURHANETTİN KOCAMAZ (Mersin) - Sayın Divan, değerli milletvekilleri; 214 sıra sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 30'uncu maddesi üzerine söz aldım. İYİ Parti Grubumuz adına yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Burada çıkarılması düşünülen trafik kanununun, trafiği düzenlemekten ziyade bütçeye kaynak sağlamak olduğunu ve nasıl olsa buradan çıkacağını biliyoruz. O nedenle, yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli deprem ve yaşananlarla ilgili birazcık konuşmak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, çok şeyler anlatılıyor ancak bundan tam üç yıl önce 11 ilimizi etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremde -kaybolanlar hariç- 53.537 insanımızın bize vebali var, yakınlarının da bizden beklentileri var. Yaşanan acıları tam olarak anlayabilmek ve sayın iktidar mensuplarına anlatabilmek için, her şeyden önce, tam üç yıl önceye giderek yani depremin olduğu günlere giderek olayları yeniden yaşamak istiyoruz. Kentsel dönüşümün sözde kaldığı ve zamanında dönüştürülemediği çürük binaları 7,7 ve 7,6'lık deprem yerle bir etti. Hâlbuki Japonya gibi ülkelerde bırakın insan ölümlerini, bu şiddette depremlerde bir tek kişinin burnu bile kanamıyor. Bu nedenle, 11 ilimizi etkileyen depremde bu denli yüksek can kayıplarının yaşanmasının tek sorumlusu 1999'daki Marmara depreminden hiçbir ders çıkarmayan bu iktidardır. 11 ilimizde yıkılan binalar iktidar tarafından zamanında dönüştürülmüş olsaydı ve bu kadar ihmal yaşanmasaydı ülke olarak belki de bu kadar acılar yaşamayacak, bu kadar can ve mal kayıpları olmayacaktı.
Değerli milletvekilleri, iktidarın depremle ilgili strateji ve eylem planları kâğıt üzerinde kalmıştır. Depremde yıkılan binaların ve göçüklerin altında kalan analar ve babalar cep telefonlarından evlatlarını arayarak yaşadıklarını ve kurtarılmak istediklerini, evlatlar da aynı şekilde ana ve babalarını aramış, çaresiz bir şekilde günlerce kurtarılmayı beklerken hayatlarını kaybetmiş, arama ve kurtarma çalışmalarında geç kalınmıştır. Arama ve kurtarmalarda yaşanan gecikmeyi, askeri kışladan çıkarmakta geç kalındığını inkâr etmenize gerek yok; bunu zaten Sayın Cumhurbaşkanı da kabul etmiş ve "Depremin ilk birkaç günü istediğimiz çalışmaları yapamadık." diyerek depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarından helallik istemiştir. İktidar her konuda geç kalırken vatandaşlar iktidarın önüne geçerek depremin yaralarını millet olarak olarak sarma gayretine düşmüştür. Vatandaşlar ellerinde ve evlerinde ne varsa deprem bölgesine göndermiş fakat buna karşılık gönderilen yardımları teslim alacak ve koordineli bir şekilde dağıtacak muhatap bulamamış, yardımların dağıtımında sorunlar yaşanmıştır. İktidar bu arada boş durmamış, yine depremi fırsata çevirerek hemen "Türkiye Tek Yürek" adı altında yardım kampanyası düzenlemiş, bu kampanyaya rekor miktarda bağışlar yapılmış, toplanan bağış miktarının ne kadar olduğu ve hangi amaçla ne kadarının kullanıldığı bugüne kadar açıklanmamıştır. İnsanlar depremzede vatandaşlarımız kış ortasında açık kalmasınlar diye çadır ve konteyner için başlatılan kampanyalara ve gönderilen IBAN'lara para yağdırırken Kızılay depremzede vatandaşlarımızın başlarını sokacakları çadırları para karşılığı satmış, böylece Kızılay tarihinde ilk defa hayırsever vatandaşların bağışlarıyla alınan çadırlar "depremde çadır satan Kızılay" olarak Türkiye ve dünya tarihine geçmiştir. Bu ayıp size yeter.
Değerli milletvekilleri, deprem bölgesinde bugün gelinen noktada birçok sorun aradan geçen üç yıla rağmen henüz çözülememiştir. Kalıcı konutlar tamamlanamamış, depremzede vatandaşlarımız konteyner kent yaşamından kurtarılamamıştır. Depremin üzerinden tam üç yıl geçti, aradan geçen üç yıllık süreye rağmen deprem bölgesinde hâlen çok sayıda insanımız konteyner kentlerde yaşam mücadelesi vermekte.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
BURHANETTİN KOCAMAZ (Devamla) - Depremzede vatandaşlarımıza verilen başta konut sözü olmak üzere birçok söz tutulmamış; 650 bin konut, vatandaşlardan sağlanan 2'nci MTV vergisi ve IBAN gönderilerek sağlanan maddi desteklere rağmen bir türlü tamamlanamamıştır. Depremzede vatandaşlarımız konteyner kentlerde yazın ayrı, kışın ayrı çile çekmektedir. Deprem bölgesinde hayat hâlen normale dönememiştir; altyapı, sağlık ve eğitim gibi konularda sorunlar çözülememiştir, işletmeler zor durumdadır. Ayrıca, teslim edilen konutların bazıları da yaşanan eksikler nedeniyle oturulamayacak durumdadır. Siz bir deprem ülkesi olan coğrafyamızda depremden önce yapılması gerekenleri yapmıyor, depremden sonra vatandaştan topladığınız paralarla yaptığınız binalarla övünüyor, şov yapıyorsunuz. Hiç kimse unutmasın ki sizin vatandaştan topladığınız paralarla yaptığınız bu binaları hangi iktidar olsa yapardı diyor, yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)