GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

BİROL AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Gündemimizde aylardır Genel Kurula bir getirilip bir çekilen, bir türlü Meclis gündeminden düşüremediğimiz bir kanun teklifi var, bunu konuşuyoruz, 30'uncu madde. Bakın, bu teklifin Komisyona geliş tarihi 23 Mayıs 2025. Ayrıca Komisyon sürecinde yaşananlara dair kamuoyuna yansıyanlar da hepimizin malumu. Genel Kurul gündemine geliş tarihi ise 15 Ekim 2025 ve bugün 12 Şubat 2026. Başlı başına bu kanun teklifinin serencamı dahi ülkemizde son yıllarda yaşanan ve birçok problemin kök nedenine dair çok şey söylemektedir.

Değerli milletvekilleri, problemlerin temel, kök nedenlerini netleştirmemiz gerekiyor. Kök nedenleri şöyle sıralamak lazım: Tek merkeze bağımlılık yasamayı felç etmektedir. Tek merkeze göre konumlanmak yargıyı komaya sokmaktadır. Beştepe obezleştikçe bakanlıklar her geçen gün cılızlaşmaktadır. Yaşadığımız şeyin adı tam olarak bir sistem krizidir.

Değerli arkadaşlar, bu hususun altını çizdikten sonra şimdi geliyoruz kanuna; tabii ki Trafik Kanunu'nu konuşuyoruz. Sözün tam burasında, 2 Şubatta Ankara'daki bir TÜVTÜRK muayene istasyonunda uğradığı saldırı sonucu 6 Şubatta hayatını kaybeden polis memurumuz Melih Okan Keskin'e Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.

Bu vahşetin failleri şüphesiz hukuk önünde en ağır şekilde hesap verecektir ama yetmez, TÜVTÜRK meselesi de artık ciddiyetle ele alınmalıdır. Zira iktidar özelleştirmeyi de kamulaştırmayı da yanlış uygulamıştır, uygulamaya da devam etmektedir. Kâr eden ve stratejik önemi haiz ne kadar kuruluşumuz varsa tekeli kıracağız, rekabeti artıracağız, kaliteyi artıracağız diyerek özelleştirmeye gidildi ancak tekelleşme katmerlendi, rekabet ortadan kalktı, kalitesizlik norm hâline geldi.

İşte, TÜVTÜRK... Bu denli kârlı ve ülkenin tamamına yaygın olan bir kuruluşu tek bir şirkete devretmek hangi aklın ürünüdür? Yurt dışında farklı ülkelerde birçok farklı uygulamalar var, birçok farklı firma bu işi yapıyor ve isteyen istediği firmaya aracını götürüp muayene edebiliyor. Bunu Türkiye'de biz neden yapamıyoruz? Neden bir kartel, değerli arkadaşlar?

Ama bu süreçlerin, bu özelleştirmelerin en önemli tarafı da denetimdir, denetimdir, denetimdir. Eşkıyalığa dönüşen yapılara çekidüzen vermenin yolu denetimdir. İnsanımızı kamudaki birtakım tıkanıklıklarla özel sektörün keyfîliğine ezdirmemek için, sıkıştırmamak için yapılacak şey denetimdir. Sadece TÜVTÜRK değil, şirketlerin uhdesinde olan köprü ve otoyollarda HGS geçişlerinde, enerji dağıtım şirketleri bahsinde de hep aynı durum söz konusudur. Bütün buralarda her bir yerden dokunduğumuz zaman ahlar, şikâyetler gelmektedir. Bir başıboşluk, bir vurdumduymazlık, bir hoyratlık, bir keyfîlik almış başını gidiyor. Bunu bütün milletvekili arkadaşlarımız kendilerine gelen telefonlarla gittikleri her yerde hissediyorlar. Sahipsizlik var.

Değerli milletvekilleri, ezcümle, sistemin trafiği tıkanmıştır. Sistem sebebiyle hem ana yollar hem de ara yollar tıkanmıştır. İşler yürümüyor, bu araba gitmiyor, bu trafik ilerlemiyor; iktidar ısrarla kornaya basıyor. Siren çalıyor ama yol bir türlü açılmıyor, açılması da nafile. Neyi ele alsak elimizde kalıyor nereye dokunsak bir ah işitiyoruz, bin ah oluyor. Çözmek isteyene çözüm, bahane isteyene bahane çok. Bu nedenle, artık, iktidar önce her işte olduğu gibi ve her şeyin önüne tıpkı arabayı atın önüne bağlamak gibi yanlış anlayıştan vazgeçmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

BİROL AYDIN (Devamla) - Sonra, iktidardaki arkadaşlar ellerinde çekiç olduğu için her şeyi çivi gören anlayıştan vazgeçmek durumundalar.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)