| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 58 |
| Tarih: | 10.02.2026 |
MURAT ÇAN (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz Karayolları Trafik Kanunu Değişikliği Teklifi'nin ilgili maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Her birinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, trafik güvenliği, can ve mal güvenliği korunması elbette hepimizin görevidir, sorumluluğudur ama burada amacın can ve mal güvenliği olmadığını, bu teklifin 27'nci maddesine gelene kadar ve geneli üzerinde yaptığımız görüşmelerde, bölümler üzerinde yaptığımız görüşmelerde her bir muhalefet milletvekili ayrı ayrı dile getirdi. Amacın bütçeye para toplamak olduğu, amacın daha önce bir büyükelçinin söylediği gibi meşruiyet tedariki olduğu her birimizce malumdur.
Güvenliği sağlama iddiasıyla yapılan düzenlemelerin, sahada çalışan, direksiyon başında emeğiyle geçinen şoför esnafımızı âdeta cezaya boğan bir uygulama düzenine dönüşmesine sessiz kalmamak için söz almış bulunmaktayım. Öncelikle bir karara varalım; bu teklif bir ceza düzenlemesi mi, yoksa bir Deli Dumrul teklifi mi? Her bir yerinden buram buram vatandaşın boğazına çökerek para toplama kokusu geliyor. Topladığınız para yetmiyor, meşruiyet derdiniz de var, dönüp -bugünlerde dedikodusu ortaya çıktığı hâliyle- köprüleri, devletin bizzat kendi eliyle yaptığı otoyolları satarak yeni bir kapı aralamanın da peşindesiniz çünkü meşruiyet sorununuz var, çünkü bir ülkenin büyükelçisi diyor ki: "Siz de olmayan bir şeyi vereceğiz biz size, meşruiyet vereceğiz." Bunun için paraya ihtiyacınız var.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısa süre önce seçim bölgem Samsun Tekkeköy Taşıyıcılar Kooperatifinde ulusal ve uluslararası taşımacılık yapan şoför esnafımızla bir araya geldim. Saatler süren görüşmelerde dile getirilen sorunlar, bugün burada konuştuğumuz kanun teklifinin sahadaki karşılığını çok net biçimde ortaya koymuştur, koymaktadır. Şoför esnafımızın en yoğun şikâyet ettiği başlık "denetim" adı altında uygulanan ve ölçüsüz hâle gelen ceza politikalarıdır. Samsun, kara yolu taşımacılığında Karadeniz'in ana arteridir; limanlarıyla, sanayisiyle, lojistik merkezleriyle bölgesel taşımacılığın kalbidir. Zannetmeyin ki bu sizin döneminizde oldu; Samsun'un bu özelliği cumhuriyet kurulduğundan bu yana hatta Osmanlı döneminden beri var olan bir özelliğidir. Tam da bu nedenle Havza'dan başlayıp -Samsun'un giriş ilçesidir- Terme'ye kadar uzanan güzergâhta olağandışı bir ceza yoğunluğunu ifade etmektedir şoför esnafımız, taşımacı esnafımız. Tartı istasyonları, takograf denetimleri, EDS uygulamaları, radar kontrolleri, ardı ardına gelen bu denetimler, birbirini tamamlayan bir güvenlik sisteminden çok âdeta bir ceza zincirine dönüşmüş durumdadır. Nakliyeci esnafımız her seferinde 15-20 bin lirayı bulan cezalarla karşı karşıya kalmaktan şikâyetçidir. Mazot maliyetinin, sigorta giderlerinin, bakım masraflarının bu kadar arttığı bir dönemde bir de 1 Ocaktan itibaren yürürlüğe koyduğunuz basit usulden gerçek usule geçiş sıkıntısı, şoför esnafına şunu dedirtiyor, bizzat cemiyetin başkanından size aktarıyorum: "Bugüne kadar yolcu taşıdık, yük taşıdık, artık devleti taşıyoruz sırtımızda." diyorlar. Üstüne üstlük Samsun sınırlarının her iki tarafındaki bu sözde denetimlerin sunucu üretilen cezalar küçük ve orta ölçekli taşımacıları iflasın eşiğine getirmektedir. Bu nedenle buradan Ulaştırma ve İçişleri Bakanlıklarına açık çağrı yapıyorum: Sadece bu yılın ilk ayında Samsun da kara yolu yük taşımacılığı yapan kaç araca tartı, takograf, EDS ve radar cezası kesilmiştir? Aynı dönemde diğer illerimizin sınırlarında kesilen ceza sayısı ve miktarı nedir? Bu verileri kamuoyuna açıklayın. Eğer ortada bölgesel bir orantısızlık varsa bunun sebebini gelin, Samsun'da şoför esnafımıza, taşımacı esnafımıza açıklayın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
MURAT ÇAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, taşımacılık sektörünün bir başka büyük sorunu da araç muayene sisteminde yaşanan tekelleşmedir. İlgili birim uygulaması başlangıçta hizmet kalitesini artırma iddiasıyla kurulmuş olsa da bugün milyonlarca araç sahibinin her yıl düzenli biçimde ödeme yapmak zorunda kaldığı, rekabetten uzak kapalı bir piyasa hâline gelmiştir. Araç sahipleri randevu bulmakta zorlanmakta, yüksek muayene ücretleriyle karşı karşıya kalmaktadır. En küçük kusurlar için tekrar ücret ödemeye zorlanmaktadır. Bunun bir sonucunu da üç-dört gün önce bir polisimiz şehit olarak hepimize yaşatmış oldu o ünitedeki yapı.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Çok teşekkür ederim. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)