GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:58
Tarih:10.02.2026

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Değerli milletvekilleri, sözlerime başlamadan önce, 10 Şubat 2021 tarihinde Kuzey Irak'ın Gara bölgesinde hain terör örgütü PKK tarafından şehit edilen Malatyalı Semih Özbey ve 12 askerimizi şahadetlerinin seneidevriyesinde rahmet ve minnetle anıyorum; aziz ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Bugün görüşmekte olduğumuz trafik düzenlemesi kapsamında araçlarda güvenli seyahat etmenin temin edilmesi için uygulanması planlanan yaptırımlar da var. Bunların en önemlisi de 15 yaş altındaki çocukların araç içinde uygun çocuk bağlama sistemiyle korunmaması hâlinde sürücüye 5 bin liralık idari para cezası verilmesini öngören düzenlemedir. Bu, teknik bir trafik tedbiri olmanın ötesinde aslında çok daha büyük bir gerçeği hepimizin gözünün önüne sermektedir: Devletin en önemli görevi çocukları korumaktır. Evet, bir çocuk araç içinde kesinlikle korunmalıdır; bu doğrudur, gereklidir ve yerindedir ancak sormamız gereken asıl soru şudur: Devlet çocuklarını sadece araç içinde mi koruyacaktır, yoksa hayatın her alanında da koruyabilecek midir?

Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye'de yaklaşık 22 milyon çocuk yaşamaktadır yani bu ülkenin her 4 vatandaşından 1'i çocuktur ancak aynı Türkiye'de her yıl yaklaşık 200 bin çocuk suça sürüklenmektedir. Bu, her gün ortalama 500'den fazla çocuğun suçla temas etmesi anlamına gelmektedir. Bu çocuklar kesinlikle doğuştan suçlu değildir, bu çocuklar ihmal edilmiştir, bu çocuklar korunamamıştır, bu çocuklar sosyal devletin koruyucu şemsiyesini yeterince hissedememiştir; daha da acı olan bir gerçek vardır: Türkiye'de her yıl yaklaşık 300'den fazla çocuk şiddet sonucu hayatını kaybetmektedir yani neredeyse her gün 1 çocuğumuzu şiddete kurban vermekteyiz. Şimdi soruyorum: Bir çocuk araç koltuğunda korunmadığında 5 bin lira ceza kesmek doğruysa o çocuğu şiddetten, suçtan ve istismardan koruyamamanın bedeli nedir acaba? Bunun sorumluluğu kimdedir?

Değerli milletvekilleri, çocukları sadece trafik kazalarından değil, suçtan, istismardan ve terör örgütlerinden de korumak zorundayız. Hepinizin bildiği gibi, bölücü terör örgütü PKK yıllardır çocukları hedef almakta, kandırmakta, istismar etmekte ve kendi kirli amaçları doğrultusunda kullanmaktadır. Bu örgüt, çocukların hayatını çalan, çocukları annelerinden koparan, çocukluğu yok eden bir yapıdır ve bugün bu kürsüden açıkça bir kez daha ifade etmek isterim ki çocukları korumaktan bahsederken çocukların katledilmesinden sorumlu bir terör örgütü ele başına umut dağıtmak, ondan bir barış güvercini yaratmaya çalışmak bu milletin vicdanında asla kabul edilecek bir durum değildir. Bir tarafta araçta çocuğunu korumadığı için vatandaşa ceza kesen bir devlet anlayışı, diğer tarafta binlerce insanın, askerimizin, polisimizin ve çocuklarımızın hayatına kastetmiş bir terörist için af ihtimalinin konuşulması; işte bu, millet vicdanında derin bir çelişki yaratmaktadır. Çocuklarımızı korumak istiyorsak önce çocuk katillerine karşı net, kararlı ve tavizsiz bir duruş sergilemek zorundayız. Devletin görevi çocukları korumaktır; devletin görevi çocuk katillerini affetmek değil, adaletin tecellisini sağlamaktır; devletin görevi çocukların geleceğini güvence altına almaktır.

Değerli milletvekilleri, bir çocuk araç içinde kemerle korunurken sokakta suç örgütlerinin eline düşüyorsa, bir çocuk araç koltuğunda güvenlik altına alınırken terör örgütlerinin hedefi hâline geliyorsa burada eksik olan sadece bir trafik tedbiri değil, bütüncül bir devlet iradesidir. Biz, çocuklarımızı sadece araç koltuklarında değil, hayatın her alanında korumak zorundayız; onları suçtan korumak zorundayız, onları şiddetten korumak zorundayız, onları terör örgütlerinden korumak zorundayız çünkü çocuklarımız bu milletin geleceğidir, çocuklarımız Türkiye Cumhuriyeti'nin yarınlarıdır. Hiç kimse bu milletin evlatlarının hayatına kastedenleri meşrulaştıramaz, hiç kimse çocuk katillerinin affını bu millete kabul ettiremez. Bu sorumluluk bilinciyle çocuklarımızı sadece trafik düzenlemeleriyle değil, güçlü bir devlet iradesi, kararlı bir terörle mücadele anlayışı ve kapsamlı sosyal politikalarla korumamız gerektiğini ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)