| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 58 |
| Tarih: | 10.02.2026 |
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Tabii, Ceza Kanunu'nun temel amacı orantılı olmalı, ölçülü olmalı ve aynı zamanda hâkim güvencesinde olmalı. Bu trafik cezalarıyla ilgili ilk önce devletin iğneyi kendisine batırması lazım, ondan sonra vatandaşa bu cezayı kesmesi gerekir. Baktığımız zaman, Türkiye'deki genel uygulama, otobanlara, bakın, yollara bakın, radar uygulaması 50 santim ancak bir yükseklik, mesafede konuluyor, sizin 60, 70, 80 veya 100 kilometre gittiğiniz bir hızla 35, 40 veya 50 santimlik radar uyarısını görebilme imkânınız yoktur. Radar uygulamasını eğer o uyarıyı göremiyorsanız yetkililer vatandaşına pusu kurmuş demektir. Kim kime pusu kurar? Terör örgütleri pusu kurar. Devlet vatandaşına pusu kurar mı? Mademki eğer pusu kurulmayacaksa o zaman en az o radar uygulamasının 2, 3 metre yükseklikteki o yol tabelalarının yüksekliğinde o tabelaların konulması lazım ki sürücü onu görebilsin; birinci sıkıntı bu.
İkincisi sıkıntı, gelelim, örneğin Viranşehir ile Siverek arasındaki yolda 2 aracın yan yana geçmesi o kadar riskli ki dar yani teknik anlamda standartlara uygun değil, Ceylânpınar-Suruç aynı şekilde, Ceylânpınar-Kızıltepe aynı şekilde, Şanlıurfa-Suruç ölüm yolu aynı şekilde; buna baktığımız zaman gerçekten burada bir kamu hizmeti kusuru var. Ama dünyada bu kadar para cezası olan yer... Madem suç, gerçekten, gelin, trafik kazalarıyla bu kötü sürücülerle kazaların olmaması için mücadele etmek istiyorsak, caydırmak istiyorsak caydırmanın temeli hürriyeti bağlayıcı cezadan geçer ama "Yok." diyorsunuz siz, "Biz hürriyeti bağlayıcı cezada bizim cezaevinde kaplayacak, yatıracak insan yerimiz yok, biz ona para da harcamayalım. Bütçenin paraya ihtiyacı var. Biz bütçeyi dolduralım." Bunun adı aslında kanuna karşı hiledir. Trafik cezalarıyla bütçeyi doldurmak ne kadar hukuken doğrudur? Hukuken hiçbir doğru yönü yoktur?
Burada bir olay daha var. Değerli hocamız da burada, profesör hocamız yani bu işin de uzmanlarından. Yani değerli hocam, bu kadar yüksek miktarda para cezası kesilirken bir hâkim güvencesinde olur. Yani bu memurun "Efendim, ben tespit ettim, gözlem ettim, senin, efendim, plakan okunmuyordu..." Plakanın o anda çamurlu bir yolda geçmesi vesairesi, plakanın okunmaması yani Allah rızası için buna bu kadar para cezası verilmesini gerektirir mi? Gerektirmez. Yani bunun o aşamada, efendim, siz kendiniz de araç kullandığınız zaman yağmurlu havada, karlı havada plakanızın kirlenip kirlenmediğini vesairesini görebiliyor musunuz? Bu neyi artırır biliyor musunuz? Bu rüşveti artırır, rüşveti. Siz kalkarsanız, trafik polisine 100 bin lira, 70 bin lira, 80 bin lira, 50 bin lira para cezasını keserseniz vatandaş diyecek ki: "Kardeşim, sen bana 50 bin lira, 60 bin lira ceza kesme, al sana 5 bin lira, al sana 10 bin lira." Bu ülkede rüşveti meşru hâle getireceksiniz, çoğaltacaksınız siz bunu. Devletin asıl amacı rüşveti yaygınlaştırmak değil, rüşveti kökünden kurutmaktır ama siz bunun yolunu açacaksınız, bir.
Ben öğretmen okulu mezunuyum. Öğretmen okulu mezunlarına deniliyordu ki: "Bu solcular yetişiyor." Bir tane Millî Eğitim Bakanı çıktı "Bu okullarda solcular yetişiyor, en iyisi biz bu okulları kapatalım." dedi.
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Öğretmen okullu.
HÜSEYİN ALTINSOY (Aksaray) - Ben de öğretmen okulluyum.
MAHMUT TANAL (Devamla) - Sizin de yaptığınız bu; "Efendim, biz en iyisi komple bu trafik cezalarını çok yüksek keselim, vatandaş kurallara..." Kurallara uymanın yolu... Size ben şunu söyleyeyim: Şu anda eğitim verilen dershaneler var ya, esasen gidin orada ne eğitim veriliyor, Millî Eğitim orayı denetliyor mu, Emniyet orayı denetliyor mu? Denetimi yapmazsanız, kontrolü yapmazsanız bu şekilde bunun adı -dolaylı yöntemlerle- "Efendim, bizim paramız yok, biz vergi cezalarıyla kasayı doldurmaya çalışıyoruz." Kasayı doldurmaya çalışıyorsunuz fakat arkadaşlar, biraz tutumlu olmanız lazım; bakanların hepsi şatafatlı yaşıyor ya.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.
MAHMUT TANAL (Devamla) - Ben, Değerli Başkanımı yormayayım.
Teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum.
İyi akşamlar. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)