GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:58
Tarih:10.02.2026

MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; grubumuz adına 26'ncı maddede söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, sizleri saygıyla selamlıyorum.

26'ncı madde, tabii, emniyet kemeri ve motosiklette kask kullanımıyla alakalı bir madde, dolayısıyla bununla ilgili konuşacağım. Maddenin açıklamasında ifade edilen şöyle bir gerekçe var, deniyor ki: "Trafik zabıtasınca yapılan emniyet kemeri denetimlerinde 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 44 oranında, uygulanan cezalarda ise yüzde 87 oranında artış olduğu gözlemlenmiştir."

Şimdi, sorunu, artışı bu şekilde tespit ediyor, sonra da bu sorunun çözümünün cezaları artırmakta olduğuna dair bir yol haritası önümüze koyuyor. Mesela, 2024 yılında 690 lira, 2025 yılında 993 lira, 2026 yılında yeni değerleme oranıyla beraber 1.246 lira, şimdi bu kanun geçerse 2.500 lira olacak diye bir yol haritası var. Peki, bir de aynı zamanda burada bir yıl içerisinde 4 sefer kural ihlali olursa bu kural ihlalinde ehliyetin geri veriliş süreciyle ilgili de bir değerlendirme yapılmaya çalışılıyor. Şimdi, bu aslında bir anlamda vergi tahsildarlığından başka bir şey değil. Sorunu tespit etmiş, sorunda kask kullanımı, emniyet kemeri kullanımının arzu edildiği seviyelerde olmadığı söyleniyor ama gel gör ki yine vergiyi artırarak, cezayı artırarak bir anlamda bunu, sorunu çözeceğini zannediyor. Yani asgari ücretlinin araca ulaşma imkânı çok mümkün değil biliyorsunuz ama hani bir kriter olsun diye ifade edeyim, ceza 2.500 lira, asgari ücret 28 bin lira yani gelirin yüzde 8-9'u civarında. Almanya'yla kıyasladığınızda emniyet kemerini takmadığında 30 euro, eğer Türkiye'yle kıyaslarsanız Almanya'daki insanın 80 euro ödemesi gerekirken maalesef Türkiye'deki cezalar bu anlamda yüksek ama size bir teklifim var, o teklif de şu: Japonya sıfır ceza uyguluyor, sıfır yen alıyor. Peki, ne yapıyor bunun üzerinde? Ceza puanı uygulaması yapıyor. Ceza puanı uygulamasıyla birlikte Japonya aslında çok daha sağlıklı, eğitimi merkeze alan bir mantıkla hareket ediyor. Burada da bu sıfır yen ne demek? Yani sıfır yen, adam bir suç işlemiş, ceza puanını normalde 15-20 yapmış, o 20'yle beraber yıl içerisinde bu ceza puanı belli bir noktaya ulaşırsa sonuç itibarıyla o kişi ehliyetini maalesef kaybetmiş oluyor ve bunu geri almak da onun için çok daha zor.

Değerli arkadaşlar, başka bir noktayı da dikkatlerinize sunmak istiyorum: Türkiye'de araçların yaş ortalaması 14,2 yani demek ki 14,2 yaş ortalaması var, Anadolu'da bu, 18-20'yi buluyor. Dolayısıyla, 18-20 yaşındaki araçlarla kendi evinde, köyünde, şehrinde, kasabasında kendi yolunu, kendi işini yapmaya çalışan insanlara bu ceza uygulaması adil olmayabilir. Dolayısıyla bu, sorunun tam anlamıyla çözülmesine katkı sağlamayabilir, bunu buradan ifade etmek istiyorum. Yani burada çok net olarak şunu söylemem gerekir: Burada sorunun çözümünün sadece cezaların artırılmasında olduğuna dair bir ifade var ki bu, maalesef yine bir dahaki sene de aynı sorunlarla karşı karşıya kalacağımızı gösteriyor. Mesela, burada ne yapılabilir? Biraz önce değerli vekilimiz de söyledi, gelir seviyesine göre bir ceza uygulaması olsa belki bu daha caydırıcı olabilir, bu yapılabilir. Yani bir iş adamına, bir holding sahibine uyguladığınız ceza ile sıradan bir vatandaşımıza, Anadolu'daki bir insana uyguladığınız ceza aynı olursa son tahlilde burada asıl yükü sırtlanan Anadolu'daki insanımız veya dar gelirli insanlarımız olacaktır, bunu da bu şekilde ifade etmek istiyorum.

Ayrıca, değerli arkadaşlar, şunu da söylemek istiyorum: Bunu belki bilmiyorum daha önce teklif eden oldu mu ama üzerinde bayağı kafa yordum, Sayın Bakan Yardımcısı da burada, umarım bir katkısı olur. Şimdi, eğitim yapılmasının zor olduğuna dair bir kanaat var. Yani "Biz, evet, hata işleyenlere, yanlış yapanlara bir eğitim süreci yürüteceğiz, fiziki olarak onları karşımıza almamız mümkün değil, nasıl olacak da bunları cezalardan caydıracağız?" gibi bir endişe varsa benim teklifim şudur: Şu anda bazı büyükelçilikler vize uygulamalarında on-line mülakat, bir kişiyi belli bir dakika, belli bir saat...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.

MUSTAFA KAYA (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

...boyunca o kişiyi karşısına alarak mülakat yapıyor, vize verip vermeyeceğine on-line mülakatlarla, görüşmelerle karar veriyor Sayın Bakan Yardımcısı. Eğer derdimiz bizim burada burada ifade edildiği gibi vergi tahsil darlığı değilse, ceza merkezli bir anlayışla, para toplama merkezli bir anlayışla hareket etmiyorsanız o zaman yapmanız gereken şey çok açık, bunun yolu var; hata işleyen, emniyet kemeri kullanmayan, kask kullanmayan insanları on-line, e-devlet sistemi üzerinden onlara belli yaptırımlar uygulayabilirsiniz. Ayrıca, kask takmayan insanlara şu şartı getirebilirsiniz, diyebilirsiniz ki: "Kask takmadın, sertifikalı kaskı al, belli bir süre içerisinde taktığını bana ispat et senden ceza almayacağım." bu da bir çözümdür. bu da insanların olayın hayati boyutunu anlamalarına daha çok katkı sağlar diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)