| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 58 |
| Tarih: | 10.02.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ADALET KAYA (Diyarbakır) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, 6 Şubat depremlerinde kaybolan çocuklar ve bu kayıpların uluslararası suç şebekeleriyle özellikle de Epstein dosyasıyla bir bağının olup olmadığının araştırılması amacıyla verilen önerge üzerine DEM PARTİ grubumuz adına konuşacağım.
Epstein dosyalarında açıklanan milyonlarca belgeyi tüm dünya konuşuyor; insanlık aşağılanıyor, insanlık sarsılıyor. Kadınları ve çocukları istismar nesnesine dönüştüren siyaset, sermaye, bürokrasi ve uluslararası güç odaklarını buluşturan bu suç şebekesini biz de konuşmak zorundayız çünkü Türkiye'den kişi ve kurumların da adının karıştığı bir suç silsilesiyle karşı karşıyayız. Bu dosyalar açıklanırken bilinçli bir şekilde gerçek ile kurgunun birbirine karıştırıldığını, olayı magazinleştirerek ve muğlaklaştırarak örtbas edilmeye çalışıldığını görüyoruz. Bu sebeple iddiaların açıklıkla ve büyük bir ciddiyetle konuşulması ve araştırılması gerekiyor. İktidar sıralarına sesleniyorum: Muhalefet olarak biz de yurttaşlar da açıkladığınız verilerin doğruluğuna inanmıyoruz çünkü şeffaf değil. 6 Şubat depremlerinin anmasında röportaj veren yurttaşları dinlediniz mi? Özellikle Hatay, Maraş ve Adıyaman'da o dönem orada olanlar, oradaki felaketi görenler 53 bin yurttaşın yaşamını kaybettiğine inanmıyor; sayının çok daha yüksek olduğunu hepimiz biliyoruz. Aynı şekilde depremde kaybolan çocukların araştırılması için de defalarca önerge verildi, komisyon da kuruldu ancak ne bizleri ne de kamuoyunu ikna edecek bir sonuca varılamadı. Hâlâ depremde kaç çocuğun kaybolduğunu, bu çocuklardan, kaybolan çocuklardan kaçının hayatta olduğunu, kaçının vefat etmiş olduğunu bilmiyoruz; hayatta olanların nereye götürüldüğünü bilmiyoruz, akıbetlerini bilmiyoruz. Dolayısıyla depremzede çocukların kaçırılma iddiasını ciddiyetle araştırmak zorundayız. Epstein davası belgelerinde Pilot Nadia Marcinko'nun 1999 Marmara depremi sonrası Türkiye'den çocuk kaçırıldığına dair itirafları ortada. TÜİK 2016 yılından bu yana kayıp çocuk verilerini açıklamıyor. 2008-2016 yılları arasında 104 bin çocuğun kaybolduğu bir ülkede devletin elindeki en temel istatistikleri kamuoyundan saklaması, gizlemesi sizce de şüphe uyandırmıyor mu?
Bu coğrafyada devletin derin dehlizlerinde çocukların nasıl harcandığını 90'lı yıllarda hepimiz gördük, şahitlik ettik. Hollanda Adalet Bakanlığı Genel Sekreterinin Türkiye'de 3 erkek çocuğuna tecavüz ettiği, bu çocukları da dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ağar'ın ayarladığı yargılama konusu oldu bu ülkede.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
ADALET KAYA (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.
Çocukların avukatlığını yapan Eren Keskin, çocukların tehditle korkutulduğunu söylüyor, ardından da dosya takipsizlikle kapatılıyor. Eren Keskin bu söylediklerini X hesabında doğruladı; siz ne yaptınız? Erhan Keskin'in X hesabını erişime kapattınız, engel getirdiniz.
Arkadaşlar, suçla mücadele edenleri, hak savunucularını, avukatları, insan hakları savunucularını engellemeyin, engellemeniz gerekenler suçu işleyenlerdir yani bir şaşkınlık içerisindesiniz. Epstein belgelerinde adı geçen Rixos otellerinde 2011 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden stajyer öğrenci Burak Oğraş'ın dosyası hâlâ aydınlatılmadı, ailesi tam on beş yıldır çocuklarının telefonunun bulunmadığını söylüyor. Daha vahimi, dönemin il emniyet müdürü emekli olup o otelin yönetim kuruluna girdi. İşte, bu derin ilişkilerin, bu çocukların hayatını karartan bu çarkın araştırılması gerektiğini söylüyoruz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)