GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:58
Tarih:10.02.2026

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; halkımız giderek derinleşen ağır ekonomik krizin etkisiyle derin bir yoksulluğun içerisinde yaşama savaşı verirken siyasi iktidar daha birinci ayda 2026'ın bütün hedeflerinde çuvalladı Daha önce ısrarla söylemiştik: Bu ekonomik modelin çalışmayacağını, bütün yükü emekliye, yoksula, çalışana, asgari ücretliye bıraktığını ama asıl yapması gerekeni yapmadığı için her şekilde başarısız olacağını defalarca söylüyoruz ama duymuyorlar, kulak vermiyorlar. Bakın, ocak ayı enflasyonu yüzde 4,84 yani yüzde 5 geldi. Biz burada daha "20 bin lira yapalım mı, yapmayalım mı?" diye siz konuşurken emekli maaşını, o verilen 20 bin liranın bin lirası ocak ayında gitti. Bin lira için toplandınız ya, buraya geldiniz ya, çok şey veriyormuş gibi yaptınız ya, "İnşallah daha fazlasını vereceğiz." diye gözyaşı döktünüz ya; o bin liralar ocak ayında bitti, geçmiş olsun, yüzde 5 enflasyonla o bin lira dahi gitti.

Bakınız, burada, en son yüzde 5'lik enflasyonla birlikte yıllık kira artış oranı yüzde 34 oldu; yıllık kira artış oranı yüzde 34. Emekli maaşını yüzde 12,9 artırmışsınız, kamu çalışanlarına yüzde 18,6 zam yapmışsınız, asgari ücrete yüzde 27 zam yapmışsınız ama onların oturacağı evin kirası sizin rakamlarınızla yüzde 34 artacak; bu insafsızlıktır, bu vurdumduymazlıktır, bu halkın feryadına kulaklarını ve yüreğini tıkamış olmaktır.

Bu yıl yüzde 16 enflasyon hedefliyorlarmış, yüzde 16; yüzde 5'i gitti, kaldı yüzde 11'i. On bir ayda yüzde 11 enflasyon tutturacaksınız ama siz zaten sürekli olarak hedefleri ıskalama rekortmenisiniz, hiçbir hedefi tutturamadığınız gibi, hedefe yaklaşamıyorsunuz bile ve dolayısıyla siz bu ağır ekonomik krizin bedelini ödemiyorsunuz, bu başarısızlığın bedelini sandıktan kaçtığınız için şimdilik ödemiyorsunuz ama bu bedeli açlık ve yoksulluk olarak vatandaşlarımız iliklerinde hissetmeye devam ediyor.

Şimdi, biz o bin liralık artışla 20 bin lira yaptığınız emekli maaşını öbür gün Anayasa Mahkemesine götürdük ve ayın 12'sinde Anayasa Mahkemesi bizim başvurumuzu usulden görüşecek.

Ben buradan hem Genel Kurula her bir milletvekiline, her bir siyasi partiye ve 86 milyon vatandaşımıza sesleniyorum: Hâlâ vakit vardır; burada mutlaka ayağa kalkmak; sesimizi, talebimizi yükseltmek ve Anayasa Mahkemesine Anayasa’nın daha 2'nci maddesinde yazdığı gibi "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir." hükmünden yola çıkarak taban tabana zıt olan birçok Anayasa maddesini ihlal eden bu yasayı iptal etmesi konusunda baskı yapmalıyız, herkesi buna davet ediyorum.

Değerli arkadaşlar, belediye başkanlarımız tutuklu. Hâlâ 16 seçilmiş belediye başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu tutuklu yargılanıyor. Bakın, biz burada hesap veremeyeceğimiz hiçbir şey olmadığını, yargılanmaktan korkmayacağımızı, kirin pisin bize yaklaşamayacağını, usulsüzlüğün, rüşvetin, irtikâpın bizim kapımıza asla gelemeyeceğini, böyle birileri varsa bunu önce bizim temizleyeceğimizi defaatle söylüyoruz. Elbette yargılanabilirler ama artık yargılamalar peşin cezalandırmaya dönüşmüştür ve burada cezalandırılan sadece bizim belediye başkanlarımız değil, sadece Cumhuriyet Halk Partililer değil, vatandaşlarımızdır çünkü millî irade, halk iradesi parmaklıklar arkasındadır, demokrasi ağır bir yara almıştır. Sayıyorum: Hasan Akgün, Büyükçekmece; Hakan Bahçetepe, Gaziosmanpaşa, sekiz aydır tutuklu, Özgür Kabadayı yedi aydır tutuklu, İnan Güney altı aydır tutuklu, Hasan Mutlu dört buçuk aydır tutuklu. Kent uzlaşısı iddianamesi yani iki Kürt vatandaşımızı Şişli'de belediye meclisi üyesi yapmayı suç sayan kent uzlaşısı iddianamesi hâlâ çıkmadı. On bir aydır Emrah Şahan tutuklu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MURAT EMİR (Ankara) - Ekrem İmamoğlu on bir aydır tutuklu. Rıza Akpolat on ay bekledi, şu anda yeni iddianamesi geldi, yargılanacak. Ahmet Özer, Esenyurt, bir yıl tutuklu kaldı, nihayet tahliye edildi, hâlâ görevine iade edilmeyi bekliyor. Aynı şekilde, bakın, Gaziosmanpaşa'da, Bayrampaşa'da, Şişli'de hâlâ kayyumlar görev yapıyor, orada da binbir türlü katakulliyle başkanlarımızın yerine kayyum atadınız. Sizin demokrasiye saygınız da bu kadar. Devam edelim, Muhittin Böcek yedi aydır tutuklu, Oya Tekin, Kadir Aydar dokuz aydır tutuklu, Zeydan Karalar yedi aydır tutuklu. Değerli arkadaşlar, Türkiye'yi bu demokrasi ayıbından kurtarmamız lazım. Yargılamaya karşı değiliz ama tutukluluk istisna olmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MURAT EMİR (Ankara) - Yasalar uygulanması gerektiği gibi uygulanmalıdır, tutukluluk üzerinden siyaseti dizayn etme, Cumhurbaşkanı adayından kurtulma bir şekilde sandığı kaçırma, halkın vermediğini mahkeme salonlarında alma çabasını biz darbecilik olarak nitelendiriyoruz ve bu darbeciliği tüm milletimize teşhir etmeye devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlar, Zeydan Karalar'ın tahliyesi yedi ay sonra gecikmiştir ama olumludur, çok değerlidir. Buradan Sayın Başkanımıza selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz ama bir kişi çıksın içinizden, Zeydan Karalar'ın ve Ahmet Özer'in niye görevine başlatılmadığının hesabını versin, cevabını versin! Veremezsiniz. Bakın, mahkeme "Deliller toplandı, artık delilleri karartma ihtimali yok, suçun vasfı değişebilir, görevinde olmasıyla ilgili bir sakınca söz konusu değil." diyor, tahliye ediyor. E, siz neyi bekliyorsunuz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MURAT EMİR (Ankara) - Ve dolayısıyla geçici bir tedbir olması gereken görevden uzaklaştırma şu anda kalıcılaştırılmıştır. "Bir şekilde soruşturma açalım; yapabilirsek aylarca, bir yıla yakın cezaevinde tutalım; bir şekilde..." Son derece masum; hakkında iddia yok, delil yok, para yok, isnat yok. Söyleyen adam 5 defa ifadesini değiştirmiş bir gizli tanık, iftiracı. Tahliye oluyor, bu sefer göreve başlatmıyorsunuz. Bu, açıkça cezalandırmadır; bu, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur. Buradan siyasi iktidara ve onun İçişleri Bakanına sesleniyoruz: Bu arkadaşlarımız bir an evvel görevine başlamalıdır, Adana'nın ve Esenyurt halkının iradesine saygı gösterin ve görevi kötüye kullanmayın, demokrasiye daha fazla zarar vermeyin. (CHP sıralarından alkışlar)