GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:58
Tarih:10.02.2026

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ankara'da bir araç muayene istasyonu... Hakkında binlerce şikâyet var, 10 bin küsur şikâyet yapılmış. Bir Allah'ın kulu da "Burada ne oluyor?" diye dönüp bakmamış. Geçtiğimiz günlerde 44 yaşında, iki çocuk babası bir polis memuru Melih Okan Keskin arabasını muayene ettirmek için buraya gidiyor ve muayene yapıldıktan sonra diyorlar ki kendisine "Aracının lambası yanmıyor." fakat açtığı zaman arabasını lambanın yandığını görüyor ve diyor ki: "Lambam yanıyor." "Geçti artık, yapacak bir şey yok. Al, git, yeniden randevu al." "Ben acaba bir müdürünüzle, yetkilinizle görüşebilir miyim?" derken bir başka araçla gelip -istasyonun içerisinde- önce ayağını eziyorlar, sonra 20 kişi üzerine çullanıyor, ağır bir şekilde darp ediyorlar; beyin kanaması, beyin ödemi, beyinde kayma ve nihayet üçüncü gün sonunda ameliyattan da fayda görmeyerek hayata veda ediyor. Şimdi, bakın, böyle bir atmosferden bahsediyoruz, bir tekel var, devletin kendilerini yetkilendirdiği bir kurum var; Ali kıran baş kesen olmuşlar. Allah aşkına bu ülke komünizme mi geçti de bizim haberimiz yok.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Komünizmle ne alakası var?

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Niye bunun rekabeti yok? Niye bunun alternatifi yok? Neden tek bir kurum üzerinden bu iş yürüyor? Allah aşkına, böyle bir şey olur mu? Bakın, aynı kurum...

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Faşizm demek istemişsinizdir.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Peki, siz farklı şekilde değerlendiriyorsunuz, ona ortak ortak bir isim bulabiliriz.

MURAT EMİR (Ankara) - Sonuç o derece kötü yani.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Ortak bir isim bulabiliriz, çok önemli değil.

Bakın, aynı kurum, eğer kredi kartıyla öderseniz 300 lira daha fazla para alıyor, gecikirseniz gecikme süresine göre daha fazla para alıyor; böyle bir uygulama olur mu? Peki, bu kurumun fiyatları nedir? Ben buraya gelmeden önce -Sayın Başkan, belki ilginizi çeker, göstermek istiyorum- İngiltere'den fiyat aldım, İngiltere'de araç muayene ücreti 30 pound yani 1.800 lira. Asgari ücretin 120 bin lira olduğu bir ülkede araç muayenesi 1.800 lira ve bu TÜVTÜRK'ün soygun düzeninde 4 bin, 4.500 vesaire. Şimdi kaça vermişsiniz bunu? Yirmi beş yıllığına verdiğiniz fiyata da şöyle bir baktım, 552 milyon dolara vermişsiniz yirmi yıllığına. Peki, bu yirmi yıl içerisinde ne kadar para kazanmış? Tam 25 milyar dolar, 552 milyon dolara vermişsiniz, tam 25 milyar dolar para kazanmış. Geri dönüp baktığımızda da firmaya çok önemli vergi indirimleri yapılmış, vergi afları getirilmiş. Buradan Maliye Bakanına sesleniyorum: Bu kadar yüksek cirosu olan bir şirkete nasıl olur da siz vergi afları ve vergi indirimleri getirirsiniz? Şikâyet etme hakkımız yok, protesto etme hakkımız yok, mecburen gideceksiniz; böyle bir düzen olmaz, böyle bir uygulama olmaz. "Acaba 2026 yılında ne kadar cirosu olacak?" diye baktım, korkunç bir ciro ortaya çıkıyor; 45 milyar liralık cirosu olacak bu şirketin. Peki, bu şirketin cirosu 45 milyar lira iken bakanlıkların cirosu ne kadar? Mesela, Dışişleri Bakanlığı 47 milyar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 36 milyar. Siz kendi bünyeniz içerisinde bir komünist düzen kurmuşsunuz ve bir şirkete bu yetkinin tamamını vermişsiniz, verdiğiniz bu yetkiyle de bir bakanlığın bütçesinden daha fazla bütçe vermişsiniz, şirket de olmuş Ali kıran baş kesen, hesap soran yok, denetleyen yok. İşte, geçtiğimiz günlerde basına düştü, 15 çete mensubu, bu şirkete üye çete mensubu bozuk olan veya geçmesi mümkün olmayan araçlara sahte raporlar vermişler. Sayın Başkan, özellikle istirham ediyorum, bu konuya vaziyet edin, böyle bir uygulama olmaz, böyle bir düzen olmaz, böyle bir uygulama olursa da tablosu bu olur; lütfen, bu konuyla ilgili gerekeni yapın.

Günlerdir devam eden Epstein dosyaları var, onunla ilgili bazı açıklamalar yapma ihtiyacı ortaya çıktı. Bakın, geçtiğimiz aylarda ben bir açıklama yaptım. Ne zaman yaptım? Bu Epstein dosyalarıyla ilgili ilk yapılan açıklamadan sonra. Neydi bu açıklama? Burada, Amerikan Adalet Bakanlığının verdiği bilgilerde, belgelerde çok net bir şekilde deniyordu ki: "Türkiye'den kız çocukları kaçırılıyor." Bu belge, Amerikan Adalet Bakanlığının resmî olarak deklare ettiği bir belge. Türkiye'den kız çocukları kaçırılıyor, kaçırılan bu kız çocukları adaya götürülüyor ve orada dil bilmedikleri için çok vahim tablolarla karşılaşıyor; bu çok ciddi bir iddia. Bunu yayınlayan, bu belgeyi yayınlayan Amerikan Adalet Bakanlığı. Bunun üzerine başka bir belge daha yayınlandı. O belge de şu: Epstein'in uçağı tam 9 kere Türkiye'ye gelmiş, Lolita Express. Uçağın kuyruk numarası var, geldiği tarih, saat belli, hangi güzergâhta nerelere gelip nerelere gittikleri belli; bunlardan bir tanesi de İsrail, İstanbul üzerinde İsrail'e gitmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bununla ilgili bilgileri ve belgeleri ben Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımıza ilettim, kendisi ilgileneceğini söyledi ama o günden beri herhangi bir haber ortaya çıkmadı.

Yine, geçtiğimiz günlerde bir rapor ortaya çıktı. Amerikalı bir senatör, demokrat bir senatör bu raporda, Amerikan Hazine Bakanlığına yazmış olduğu raporda diyor ki: "Epstein'in 1 milyar dolarlık banka hesabından değişik ülkelere para transferleri yapılmış." Bu para transferlerinden bir tanesi de Türkiye; bu, Amerikan Senatosundaki resmî raporlardan bir tanesi. 200 milyon dolarlık insan kaçakçılığında kullanıldığı iddia edilen bir para transferinden bahsediliyor ve muhabir banka olarak da Rus bankalarının olduğundan bahsediliyor.

Şimdi, bakıyorsunuz, Epstein'in kendi yazışmalarında kendisi 2010 yılında ve 2017 yılında Türkiye'ye gelmiş ve Rixos Otel'de kalmış; kendi yazışmalarından belli. Son derece enteresan bir başka durum daha var: O dönem de -Savarona'nın, Atatürk'ün yatı olan Savarona'nın özelleştikten sonra- Rixos Otel'in önünde kız çocuklarının taciz edildiği ve kaçırıldığıyla ilgili iddiaların tam da ayyuka çıktığı bir dönem.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, Tamamlayın.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - İşte o dönemde vatansever bir savcı bu işin üstüne gidiyor ve bu Sayın Savcı bu işle meşgul olurken o görev kendisinden alınıyor, bir başka FETÖ'cü savcıya, Osman Şanal'a bu dosya veriliyor ve FETÖ'cü savcı da bu korkunç, kirli ilişkiler ağını maalesef örtüyor. Şimdi, bunu niye söylüyorum? Çünkü bu dosya açıldığı zaman bu dosyanın detaylarındaki belgelerde Türkiye'den kız çocuklarının Amerika'ya kaçırıldığına dair çok önemli iddialar ve belgeler var.

Son olarak şunu paylaşacağım: Geçtiğimiz aylarda Sayın İçişleri Bakanına bir soru önergesi verdim, dedim ki: Sayın Bakan, Allah aşkına bize yıllık Türkiye'deki kayıp çocukların sayısını verin. İktidara geldiğiniz günden beri kaç çocuk kaybolmuş ve bunların kaçı bulunmuş? Gelen cevap şu: Biz bununla ilgili size bir şey veremeyiz, gidin TÜİK'in kendi "web" sitesinden bakın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bir milletvekiline kayıp çocuklarla ilgili verilen cevap bu. Ben de girdim, baktım, TÜİK'in "web" sitesinde sadece 2008 ve 2016 yıllarındaki kayıp çocukların belgeleri var. O bilgi de şu: 104 bin 531 çocuk kaybolmuş. Bunların ne kadarı bulunmuş ve sonra ne kadar çocuk kaybolmuş belli değil. 22'nci Dönemde milletvekiliyken çocuk yuvalarından kaybolan bu çocuklarla ilgili çok vahim belgelere ulaştım. İlgi duyarsa iktidar mensupları o belgeleri veririm. Bir gece gittiğim çocuk yuvasında 33 çocuğun kaçırıldığını tespit ettim. Uzatmayacağım, bugün İYİ PARTİ olarak Epstein dosyasının araştırılması ve deprem bölgelerindeki kaçırılma ihtimali olan çocukların araştırılmasıyla ilgili bir önerge veriyoruz. Buradan iktidar mensuplarına sesleniyorum, muhalefetteki bütün milletvekili arkadaşlarıma sesleniyorum: Gelin, bu vahim tabloyu araştıralım, üzerine gidelim, çok önemli bilgi ve belgelere ulaşacağımızdan eminim.

Son olarak, en son Maraş'ta 6 Şubat depreminin ardından...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Son bir cümle, bitireceğim Sayın Başkanım. İstirham ediyorum, bitireceğim.

BAŞKAN - Tabii, buyurun tamamlayın.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - ...Maraş'a gelen İsrailli ekiple ilgili bir çalışma yaptım. Maraş'a gelen İsrailli ekibin tam 450'si İsrailli asker, geri kalan 450'si de -toplam 900 kişi- sivil. Ekibin başı da şu: Ekibin başındaki bu isim bir asker, silahlı bir asker ve kendisi Gazze savaşında özellikle çocukları katleden "Gazze kasabı" olarak biliniyor. Türkiye'ye bu şahıs arama kurtarma ekibiyle gelmiş ve o ekibin başında.

Daha sonra o ekibin yaptığı çalışmaları araştırdım, çok ciddi bilgi ve belgelere ulaştım. O ekip çok sayıda Vito'yla gelmiş, karartılmış Vito'larla ve -sahadan aldığım bilgi- kaldığı süre içerisinde çok önemli illegal işlere karışmış. Daha detayına girmeyeceğim, Meclis kayıtlarına girmesini istemiyorum ama bugün İYİ Parti olarak vereceğimiz bu önergeye "evet" deyin, gelin, bütün bu rezilliklerin, bu alçaklıkların üstüne gidelim ve Türkiye'de neler oluyor, neler bitiyor hep beraber görelim ve mücadele edelim.

Teşekkür ederim.