GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Genel Kurulun 4/2/2026 tarihli 56’ncı Birleşiminde alınan karar uyarınca, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve 11 ili etkileyen deprem felaketinin yıl dönümü münasebetiyle AK PARTİ Grubu adına açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:57
Tarih:05.02.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Bugün, önemli bir günün, asrın felaketinin yaşandığı 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü arifesindeyiz. Sözlerimin başında, bu büyük felakette canlarını yitiren bütün vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyorum, makamları cennet olsun; yaralılara acil şifalar diliyorum.

Gerçekten büyük bir hadise insanlık tarihinde, jeolojik olarak gerçekten 7 üzerindeki bir şiddete sahip 2 ayrı depremin on iki saat arayla gerçekleştiğine insanlık tarihi ilk defa şahit oldu. Bu konuda bilim adamlarımız teferruatlı açıklamaları kamuoyuyla paylaştı. Gerçekten, yapılan hizmet ve eserlere ilişkin burada farklı değerlendirmelerde bulunuldu. Daha önce açış konuşmasında da depremle ilgili düşüncelerimizi paylaşmıştık. Bu konuda, sizlerle bu konuşmamızda sadece gerçekleri aramak ve hepimizin sorumluluk içerisinde hakikati ortaya koymak bağlamında vicdanımızla, bilgimizle olayları değerlendirmemiz gerektiğini vurgulamak istiyorum.

Üç yıl öncesine gittiğimizde, gerçekten insanlık tarihinin görmüş olduğu en büyük felaketlerden biri yaşandı; 11 vilayette 15 milyon insanımızı ilgilendiren ve 850 bin bağımsız konutun, iş yerinin ve bütün kurumların, bütün şehrin, köyün, mahallenin yerle yeksan olduğuna tanık olduk. Depremin akabinde hep beraber oradaydık; yollar kapalıydı, yollar âdeta ayağa kalkmıştı. Sonuç itibarıyla ulaşım imkânı olmayan yani havaalanlarının, yolların, bütün altyapının, bütün her şeyin çöktüğü büyük bir enkaz söz konusuydu ve ilk andan itibaren, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Hükûmetimizin canhıraş bir şekilde 11 vilayete derhâl intikal ederek milletvekillerimizle, bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızla, Mehmetçik'imizle, ordumuzla, polisimizle, AFAD'ımızla, Kızılayımızla, hep beraber, bütün sivil toplum kuruluşlarıyla, milletimizin o maşerî vicdanından neşet eden o duygu seliyle beraber bütün insanlarımızla devletimiz el ele vererek bu büyük yıkımı, acıyı dindirmek için ellerinden geleni yaptı. Bütün her şey gözümüzün önünde cereyan etti. Bu konuda bütün veriler, bütün görüntüler, her şey ortadadır. Birtakım suçlamalar var "Ordu, zamanında kışladan çıkmadı." diye. Bakın, Millî Savunma Bakanlığımızın görüntüleri anında yayınlandı ve binlerce Mehmetçik'imizin 11 vilayete intikaliyle beraber ilk andan itibaren vatandaşımızın yanında olduğu net, delilli, ispatlı ama hâlâ bu gerçeğe rağmen bu gerçekleri ters yüz etmek, ordumuza ve Mehmetçik'imize bu konuda söz söylemek vicdanları sızlatmaz mı?

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Kimse orduya laf söylemiyor.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Hakikate bühtan değil mi bu? Rica ediyorum, herkes kendine saygılı olsun, herkes hakikate saygılı olsun. Hiçbir şey bağlamından kopartılarak uydurmalarla, yalan ve iftiralarla başka noktalara taşınmaya çalışılmamalı, gerçeği ortaya koymalıyız; bunu hepimiz için söylüyorum. Siyasette anlayışımız, hakikat ve ahlak temelli siyaset anlayışıdır; algıya dönük değil olguları ortaya koyan bir anlayışla siyaset yapmaktır. Algı bambaşka, olgu bambaşka; onların mukayesesini, biraz sonra, burada bulunan konuşmacıların ifade ettikleri hususlara değinerek belirteceğim.

Bütün o rakamları ifade ettik, bütün rakamları söyledik ama rakamdan ibaret değil ki her şey. Evet, umutları yeşerttik biz; Avrupa ülkeleri büyüklüğünde, birçok Avrupa ülkesinden büyük bir coğrafyaya ve nüfusa sahip, yerle yeksan olmuş, herkesin "On yıllarca bunun enkazını kaldıramazsınız." dediği bir noktada ve "Bu enkazın altında kalacak Hükûmet." denildiği bir noktada derhâl kolları sıvadık, eş zamanlı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın koordinasyonunda -zemini sağlam, projelendirilmiş- binlerce mimarımız, mühendisimizle, yüz binlerce emekçimiz, işçimiz, ustamız, sıvacımız, kalıpçımız, bütün hepsiyle beraber tam bir inanmış kalple bir hedefe doğru yöneldik. Neydi o? "Yiğit düştüğü yerden kalkacak, umutlar tazelenecek, yavrularımızın gözyaşları silinecek, annelerin hayır duası alınacak; yaşlıların, çoluk çocuğun, gençlerin, bütün herkesin umudu tekrar ayağa kalkacak. Herkes emin olsun ki devletimiz bütün kurum ve kuruluşlarıyla sizin yanınızdadır." dedik. Bunu demekle kalmadık, bunu gerçekleştirdik. Bazı vaatler vardır, boş çıkar; bazı vaatler vardır, kurusıkıdır; bazı vaatler vardır, gerçeklikten kopuktur; bazı vaatler vardır, insanların yüzünü öne eğdirir ve mahcup eder ama elhamdülillah, biz vaatlerimizi yerine getiren bir iktidarız. Bunu yirmi üç yıllık iktidarlarımız döneminde her bir başlıkta ispatladık, ne söz verdiysek yerine getirdik, getiriyoruz ve getireceğiz; bundan hiç kimsenin, hiç kimsenin şüphesi olmasın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şunu ifade ediyorum, çok şey söylenebilir, zaman kısa ama bazı değinilen konulara da birkaç hususla beraber ben de temas etmek istiyorum. Bakın, biz 27 Aralık 2025 tarihinde, Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı olarak hep beraber oradaydık. Vatandaşlarımızla sohbet ettik, teşekkürlerini aldık, ümitlerini gördük, gözlerinin parıldadığına hep beraber şahit olduk. Habibi Neccar Camisi'nin, Anadolu'nun ilk camilerinden bir tanesinin Konya Büyükşehir Belediyemiz vasıtasıyla aslına uygun bir şekilde restore edildiğine, ibadete açıldığına tanık olduk. Bu sadece bir örnek. 11 vilayette bütün tarih yeniden ayağa kalktı; çarşılar, pazarlar, altyapılar, parklar, kanalizasyon ve su şebekeleri; sadece yapı yapmadık, bina inşa etmedik; bir altyapıyı ortaya koyduk. Ne demek biliyor musunuz 455 bin konut? Milyonlarca insanın sıcak yuvasını hazırlamak ve kendilerine çok kısa bir zaman diliminde teslim etmek. Akıl havsala alacak gibi bir örneği olmayan, Guinness Rekorlar Kitabı'na geçecek büyük bir başarıya; gerçekten ve hakikaten bir Avrupa ülkesini âdeta yeniden inşa edercesine muazzam bir başarıya imza attık. Buna; dışarıdan, Avrupa'dan gelen bütün bilim adamları, gazeteciler şaşkın ve hayretlerini gizleyemez bir şekilde tanıklıklarını ifade ediyorlar ve beyanlarda bulunuyorlar.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Bilim adamları?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bilim adamları, gazeteciler bunun Türkiye örneği olarak kendileriyle paylaşılmasını istiyorlar.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - "Bilim insanları" o, Sayın Akbaşoğlu, "bilim insanları", "adam" değil.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Evet, söylenecek çok şey var; bak, ben "Nasıldı, nasıl oldu?"ya ilişkin ekranları başında bizleri izleyen değerli vatandaşlarımıza sadece şöyle birkaç tane örnek göstermek istiyorum. Bakınız, yerle yeksan olmuş yerlerin bugünkü hâli. Evet, yollar ne hâldeydi? Hiçbir aracın geçmesine müsaade etmeyen bir durumda.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Yollar hâlâ öyle, yukarıdaki gibi.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bunların hepsini biz yaptık, hepsini yaptık.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Yollar hâlâ öyle, ben gittim.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bakın, şunu ifade edeceğim: Bakın, 2017 yılında Hatay'da Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızca kentsel dönüşüm yapılmasına karşı çıkıldı. Emek Mahallesi... Biz burayı dönüştürmek istedik, depreme dayanıklı hâle getirmek istedik ama o günkü yönetim, yerel yönetimler, birtakım sivil toplum kuruluşları, Mimarlar Odası, birtakım sendikaları ayağa kaldıranlar... O zaman, bakın...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Kahramanmaraş'ta mı? Kahramanmaraş'ı kaç yıldır biz yönetiyoruz?

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Bugün bari yapmayın!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Emek Mahallesi'nde bakın neler oldu?

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Yirmi beş yıldır ne yaptınız Allah aşkına!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Yirmi beş yıldır biz mi yönetiyoruz Kahramanmaraş'ı?

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Rica ediyoruz ya, çok ayıp gerçekten, kaybettiğimiz insanların ruhuna ayıp ya!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bakın, biz bunlarla ilgili nasıl bir noktayı ortaya koyduk? Ne hâlden ne hâle getirdik? (AK PARTİ sıralarından alkışlar) "Bütün bunların müsebbiplerini arayalım." dendiği için bunları ifade ediyorum.

Bakın, bütün, 11 vilayetimizde 455 bin konutun dağılımı... 3'üncü yıl dönümünde anarken depremi ,nasıl büyük bir başarıyı ortaya koyduğumuzu ifade ediyorum.

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Övünülecek bir şey mi bu?

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Oturamıyorlar, oturamıyorlar; akıyor hep sular.

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Önemli olan 50 bin insanın canı kaybolmadan o önlemleri almaktı. Yirmi beş yıldır ne yaptınız?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Şimdi, şunu ifade edeceğim: Bakın, Sayın Ali Mahir Başarır bunlara temas etti, birtakım yorumlar yaptı; onlara cevap vermek noktasında...

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Doğru yere temas etti.

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Öz eleştiri yapın, aynaya bakın!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bakın, evet, Sayın Cumhurbaşkanımız Arabistan'daydı ve Mısır'daydı.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Deprem olmadan yapacaktınız onları, deprem olmadan.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bu ülkenin geleceğine dönük ikili anlaşmalarla, bölgesel olarak Türkiye'nin lehine, milletimizin lehine kararları icra etmek için...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Ha, Kante'yi aldı.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - ...ikili anlaşmalar için, tek celsede 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerjiyle ilgili imzayı atarak geldi. Yarın da inşallah, Sayın Devlet Bahçeli Bey'le beraber Sayın Cumhurbaşkanımız Osmaniye'de vatandaşlarımızla bir arada olacak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Uçakta konuştu, uçakta!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bugüne kadar onlarca defa her ile giderek, orada vatandaşlarımızla buluşarak, sivil toplum kuruluşlarımızla buluşarak anahtarlarını teslim eden Sayın Devlet Bahçeli'ydi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dı arkadaşlar. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Ama depremde göründükten sonra vaatlerini yerine getirmeyen, ondan sonra da bugüne kadar deprem bölgesinden sarfınazar eden, sözlerini yerine getirmeyenlere tabii ki ne dendi? Vatandaşın söylediği söylendi. Vatandaş dedi ki: "Bunlar deprem turisti." Bu, vatandaşın sözü; Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu tekrarladı.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Çok ayıp! Çok ayıp!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Vatandaşı katma bari.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bakın, bir kere, söylediğiniz rakamlar kesinlikle doğru rakamlar değil Sayın Başarır.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Hangi rakam?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - "41 milyar dolar deprem vergisi toplandı." falan...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Evet, evet.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bunların hiçbiri doğru değil.

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Gerçek rakamları siz söyleyin!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bunları, gerçek rakamları ispatlı bir şekilde ortaya koyun.

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Siz söyleyin!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Söyleyin! Kaç lira, söyleyin!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Müddei iddiasını ispatla mükelleftir.

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Söyleyin! 1999'dan bu yana ne kadar para toplandı?

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Ne kadar olduğunu söyleyin!

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Yollara ne kadar harcadınız, siz söyleyin!

CEVDET AKAY (Karabük) - Vergilerin toplandığı tarihteki dolar kurundan hesaplarsanız 50 milyar dolar yapar.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bakın, şunu ifade edeyim: Depremle ilgili Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman öncelikli olarak bu konuyu Kabinenin gündemi yapmıştır ve bütün devlet kurumlarına "Önce depremi, önce oradaki vatandaşlarımızı düşüneceğiz; onları ayağa kaldıracağız, onların ihtiyaçlarını gidereceğiz." diye temel ilkeyi ortaya koymuş ve bu çerçevede bütün politikalar ortaya konmuştur.

Bakın, şunu ifade edeyim: İstanbul'dan bahsedildi, "ego" falan dendi, "Egonuza yenik düşmeyin." "Egonuzu bırakın." dendi ama yani...

HALİL ELDEMİR (Bilecik) - Eko, Eko...

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Efendim, Eko; ha, ego ile Eko... Sizin aslında hem egoyu hem Eko'yu bırakmanız lazım yani sonuç itibarıyla...

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Zor tabii, Ekrem ağrılarınız olunca hakikaten zor yani Ekrem ağrıları başka bir şeye benzemiyor.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Eko sana ne yaptı, ben merak ediyorum.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Niçin, niçin biliyor musunuz? Bak, niçin? Aradaki farkı görmek için. Bak, Ekrem Bey ne demiş, Ekrem İmamoğlu ne demiş biliyor musunuz? Onların da...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Ne demiş?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bak, ne demiş kendisi: "Yılda 20 bin konut olmak üzere 100 bin konut üreteceğim." demiş. O zaman da vergileri alıyordu, o zaman da bütçeyi alıyordu.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Cezaevinden mi yapsın adam?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Cezaevine girmeden önce canım.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Yaptı onları, yaptı, yaptı. Daha yeni, Kartal'da 1.000 tane açtık, 1.000 tane teslim ettik.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - 2019-2024 "100 bin tane konut yapacağım." dedi, 6 bin tane bile konut yapmadı 2019-2024 arasında.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Daha yeni, 1.000 tane teslim ettik.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - İşte bu boş vaat, bu lakırdı!

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - İstanbul'da ne yaptınız, İstanbul'da?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bak, ikimiz arasındaki fark, iki düşünce, iki zihniyet; AK PARTİ ile CHP zihniyeti arasındaki fark: Siz vaatte bulunursunuz, doğru "Onu yapacağız, bunu yapacağız." dersiniz.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Siz İstanbul'da ne yaptınız?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - İzmir'de de kooperatifler kuruldu, "Halk konutları yapacağız." dediniz ama onları mağdur ettiniz. Bak, şimdi, iki Belediye Başkanı birbiriyle bu yönden davalı, birbirini suçluyorlar.

NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - Derdimiz deprem, derdimiz siyaset değil.

EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - Birbirini suçlayıp Ankara'yı parsel parsel satanlardan da bahsetsenize Başkanım o zaman birbirini suçlamalardan bahsediyorsanız.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Birisi "Senin yüzünden ben hapse girdim." diyor ama siz işte buradaki çarpıtmalar gibi her olayı çarpıtıyorsunuz.

EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - Ondan niye bahsetmiyorsunuz?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Ve bu konuda bunlarla ilgili de "AK PARTİ siyasi talimat verdi." diyorsunuz. Biz bu olayların hiçbir tarafında yokuz. Bakın, siz bu konuyu açtığınız için ben de size cevap veriyorum. Biz ne vadettiysek onu yerine getirdik.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - İstanbul'da ne yaptınız, İstanbul'da?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Ancak siz bu konuda "100 bin konut, beş yılda bitireceğiz." dediğiniz hâlde yüzde 10'unu bile bitirip teslim etmediniz.

NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - 50 bin ölü var, hâlâ konutu konuşuyor.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Sizin de bütçeniz, sizin yönettiğiniz büyükşehir belediyesinin de bütçeleri, bütün vergileri, büyükşehir belediyesine aktı ama biz, çarçur etmeden milletimizin bütçesini milletimize tekrar harcadık ve milletimizin bu konudaki duasını aldık.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - İstanbul'da ne yaptınız, anlatın.

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Çok, çok, çok(!) Faize 2 trilyon 742 milyar veriyorsunuz.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Evet, bakın, bir çok, söylenecek daha çok şey var ama şunlara da bakın: Ebrar sitesi, Kahramanmaraş, bu başka, o Ebrar sitesi; Emek Mahallesi, Hatay'da. Bak, Kahramanmaraş, Emek ne hâldeydi, nasıl oldu?

NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - Kimin zamanında yapıldı acaba?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bu, bizim milletimize verdiğimiz, Kahramanmaraşlılara, Hataylılara verdiğimiz sözdür.

Bakın, şunu ifade edeceğim: Farklı farklı birçok konuda buraya çıkıp konuşuyoruz ama hepimizin her konuda hakikati öncelememiz gerektiğini, algıyı terk etmemiz gerektiğini, kötücül siyaseti özellikle muhalefetin terk etmesi gerektiğini düşünüyorum. Burada bir kez olsun "Ya, şu işi de iyi yaptınız, güzel yaptınız." diye... Vatandaşımız kimin ne yaptığını görüyor, "Allah razı olsun." diyor. Biz 27 Aralıkta Hatay'daydık, beraberdik birçok Bakanımız, milletvekilimiz, arkadaşlarımızla beraber.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Sandıkta göreceğim, sandıkta göreceğim sizi.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Onların söylediklerini biz kulaklarımızla duyuyor, gözlerimizle görüyoruz. Bu konuda sizlerden gerçek dışı, yalan ve iftira siyasetine dönük algı oluşturmaya, illüzyonla gerçekleri ters yüz etmeye dönük siyaseti terk etmenizi istirham ediyorum.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Kendi grubu bile dinlemiyor.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Biz gerçekten, âdeta Avrupa'da, bırakın bir şehri, bir ülkeyi ayağa kaldırır gibi 11 vilayette 15 milyon insanı ilgilendiren muazzam bir destansı başarıya imza attık. (AK PARTİ sıralarından "Bravo!" sesi)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Şunu ifade edeceğim: Tabii, bu konuda, değerli arkadaşlar, lütfen, hep beraber, gelin, bundan sonra yapıcı siyasette... Yıkıcı, inkâr edici, takoz siyasetini bırakın; yapıcı, kucaklayıcı, olumlu, ülkemizin yararına, Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştirici siyasete hep beraber hizmet edelim, ülkemizin geleceğine bu manada beraber katkı verelim.

Bu konuda, İstanbul'da da 81 vilayette de özellikle kentsel dönüşüm noktasında Sayın Cumhurbaşkanımız da Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum da "Gönlümüz de kapımız da bütün belediyelere, bütün herkese sonuna kadar açıktır." çağrısında bulundu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Bu konuda, İstanbul'u da Türkiye'yi de bekleyen deprem gerçeğinden hareketle, gelin, hep beraber...

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Ne yaptınız İstanbul'da?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Ne yaptık? Çok şey yaptık.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Hiçbir şey yapmadınız.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Siz yönetiyorsunuz.

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - İstanbul hiç hazır değil.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Biz 1 milyon 750 bin konutu, sosyal konutu insanlarımıza teslim ettik, 2 milyondan fazla kentsel dönüşümü gerçekleştirdik.

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Acilen dönüştürülmesi gereken 600 bin bina için ne yaptınız Hükûmet olarak?

AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Hiç hazır değil İstanbul! Hazır değil İstanbul!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Ve şimdi 500 bin sosyal konutu; 100 bini İstanbul'da olmak üzere, deprem bölgelerine daha fazla kontenjan ayırmak suretiyle 500 bin sosyal konutu başlattık. Emeklilerimiz, gençlerimiz başta olmak üzere bunlara ilişkin çok önemli bir dönüşümü hayata geçirdik ve yarısının kuraları çekildi şehirlerde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Son kez, bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Hangi Türkiye'de yaşıyor acaba?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - 81 vilayetin yaklaşık yarısında kuraları çekildi, yarısı da kuraları çekilmek üzere takvimlendirildi. Bu konuda şunu ifade edeceğim: Allah'a çok şükür, milletimizle beraber olmak, milletimizin derdiyle dertlenmek ve AK PARTİ olarak, Cumhur İttifakı olarak, Recep Tayyip Erdoğan olarak tekrar onların umudu olmak, onların dua ve desteğine muhatap olmak bizim için şereflerin en büyüğüdür. Yirmi üç yıldır niçin iktidardayız? Verdiğimiz her sözü yerine getirdik, milletimizin teveccühünü bu şekilde kazandık da iktidardayız değerli arkadaşlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Milyonlarca aç, milyonlarca yoksul, milyonlarca işsiz!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Devamla) - Sonuç itibarıyla, yirmi üç yıllık iktidarın tılsımı millete hizmetten geçiyor, milletimiz ne diyorsa AK PARTİ de Cumhur İttifakı da Recep Tayyip Erdoğan da onu diyor elhamdülillah! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)