| Konu: | Genel Kurulun 4/2/2026 tarihli 56’ncı Birleşiminde alınan karar uyarınca, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve 11 ili etkileyen deprem felaketinin yıl dönümü münasebetiyle YENİ YOL Grubu adına açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 57 |
| Tarih: | 05.02.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA SADULLAH KISACIK (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
6 Şubat 2023 tarihinde ülke olarak tarihî bir felaket yaşadık, resmî kayıtlara göre 53.537 vatandaşımız maalesef bu afette canını yitirdi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yine depremde yaralanıp tedavisi devam eden vatandaşlarımıza da acil şifalar, ailelerine başsağlığı diliyorum. Rabb'im bir daha bu tip acıları milletimize yaşatmasın. Gerçekten de millet olarak çok zor bir süreç geçirdik ama bu süreçte de aziz ve asil milletimiz nasıl bir millet olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Gerçekten de depremin ilk anından itibaren sağına soluna bakmadan, herhangi bir yerden talimat, yardım beklemeden milletimiz âdeta deprem bölgelerine aktı. Herkes elinden gelen ne varsa, dükkânında ne varsa her şeyi aracına yükledi ve deprem bölgelerine aktı. Bu vesileyle de buradan aziz milletimize teşekkür ediyorum.
Seçim bölgem Adana'da toplam 13 bina yıkılmıştı. Depremden en az etkilenen iller arasındaydık ama Adana diğer deprem bölgelerinden çok fazla göç alan bir il olduğu için Adanalılar depremden hemen sonra yakınlarının yardımına koştu ve bu nedenle de bizler depremin ilk saatinden itibaren diğer bölgelerden birçok yardım talebi aldık çünkü birçok Adanalı işte Hatay'da, Maraş'ta, Osmaniye'de, Adıyaman'da Antep'teydi. O tarihte ben Adana İl Başkanıydım. Deprem bölgelerine en yakın il Adana olduğu için deprem illerinin tamamını Adana üzerinden koordine ettik ve Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan'la birlikte tüm deprem illerini ziyaret edip yaşanan sıkıntıları, yaşanan afetin boyutunu bizzat yerinde gördük, tanıklık ettik, şahitlik ettik. Şimdi, tüm acıları bire bir yaşadık, bire bir gördük. Önemli olan buradan ders çıkarmak değerli arkadaşlar.
Depremde hazır olmada iki önemli durum var. Bir, deprem öncesi hazırlık. İki, deprem sonrası müdahale. Deprem bir doğa olayı fakat onu afete dönüştüren ne kadar hazır olduğunuz. Şimdi, bakıyoruz, 2024 yılında Japonya'da Noto'da 7,5 şiddetinde deprem oluyor, 247 kişi ölüyor. 2025 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde Alaska'da 7,3 şiddetinde deprem oluyor, hiç ölü yok. Yine, 2025 yılında Rusya'da Kamçatka'da 8,8 ve 7,8 gibi iki büyük deprem oluyor, sadece 1 kişi ölüyor. Yani depremler doğa olayı olarak her yerde oluyor ama ölü sayısı sizin bu doğa olayına ne kadar hazır olduğunuzu gösteriyor. Buradaki rakamlara baktığımız zaman, canlarını yitiren, vefat eden vatandaşlarımızın sayısına baktığımız zaman burada temel sorun şu: Devleti emanet ettiğimiz Hükûmet bu depreme hazır değildi, net, depreme hazır değildi. Hele 6 Şubat gibi büyük ölçekli bir depreme hiç hazırlıklı değildi. Yani böyle bir senaryo hiç çalışılmamış, hiç konuşulmamış, hiçbir hazırlık yapılmamıştı. Örneğin, depremde ilk kırk sekiz saatte, hatta bazı illerde yetmiş iki saatte depremzedelerimizin yanında organize bir güç yoktu. Biz 48'inci saatte gittiğimizde, 8 Şubatta, enkazın başında sadece kendi çabalarıyla bir şeyler yapmaya çalışan vatandaşlarımız vardı, bakın ama bunu konuştuğumuz zaman hemen iktidar yetkilileri savunmaya geçiyor, şöyleydi de böyleydi de vesaireydi de, bir şeyin üstü örtülmeye çalışılıyor.
Şimdi, değerli arkadaşlar, deprem üzerinden siyaset yapılmaz. Biz burada gerçekleri konuşmalıyız, gerçekleri dile getirmeliyiz ki bir daha aynı acıları yaşamayalım. Burada da en çok ben deprem bölgelerindeki milletvekillerimize sitemde bulunmak istiyorum. Ya, biz gittiğimiz zaman depremzedeler orada sitemlerini dile getiriyorlar ama bakıyoruz, komisyonlarda, Genel Kurulda "Destan yazıldı." deniyor. Ya arkadaşlar, yapılan güzel şeyler de vardır, yapılmalıdır da ama yapılmayanları, eksikleri, hataları da bir dile getirelim lütfen, burada gelin doğruları konuşalım.
Bakın, bu depremde maalesef Hükûmet organize olamadı, geç organize oldu, çoğu yerde de iş işten geçtikten sonra organize oldu, vatandaşın güvenini kazanamadı. Bakın, sadece bir sanatçının başında olduğu bir dernek yirmi günde bu ülkede 3 milyar TL bağış topladı ya! Eti yok budu yok, teşkilatı yok, geçmişi yok; koskoca Kızılayı geçti. Millet devletine güvenmedi, gitti bir sanatçıya yirmi günde 3 milyar TL para yatırdı ya, 3 milyar TL, bakın. Böyle bir şey olabilir mi? Bu devlet bu hâle düşürülür mü ya! Bu devlet bu hâle düşürülür mü değerli arkadaşlar? Bakın, bunları konuşmalıyız. Bunları konuşmazsak biz bir daha aynı acıları tekrar tekrar yaşarız.
Ne dedik? Depremlere ve afetlere hazırlığı risk planları belirler; omurga, risk planıdır, risk planına ne kadar hazır olduğundur. Bakın, şu elimde duran, örnek olarak aldım, Adana'nın İRAP'ı yani il afet risk azaltma planı, şu plan. 81 ilde AFAD müdürlüklerinin hazırladığı böyle plan var. Size şunu söyleyeyim: Bu toplam 120 sayfalık bir rapor, plan. Bu 120 sayfada deprem analizi sadece 7 sayfa; 37 ila 44'üncü sayfalar arası. Gerisi ne diyeceksiniz böyle bir şeyde? Adana'nın ekonomik durumu, Adana'nın temel ulaşım bilgileri, Adana'nın coğrafi durumu, Adana'nın demografi durumu, Adana'nın tarımı... Depreme bakıyorsunuz 7 sayfa, o da risk değil. Bakın, ben bunu Plan ve Bütçe Komisyonunda da da söyledim. Bunu hazırlayanlar risk analizi nedir bilmiyorlar, bunu hazırlayanlar hayatında risk analizi görmemişler, görmemişler bu rapor eğer risk analiziyse. İşte, biz bu raporlarla gittiğimiz için 72'nci saatte hâlâ enkazın başında devlet, Hükûmet yoktu. Bakın arkadaşlar, yetmiş ikinci saatte yoktu, bakın.
Şimdi, peki, diyeceksiniz ki: "Çok büyük bir deprem geçirdik, asrın felaketini yaşadık. " Bu raporların güncellenmesi lazım değil mi? Girin AFAD'ın sayfasına, hâlâ 2020 yılında yapılmış planlar var, bakın, 2020 yılında yapılmış. Ya, bu plana göre zaten biz geri kalmışız, Hükûmet organize olamamış bu plana göre, AFAD organize olamamış, İçişleri Bakanlığı organize olamamış; sen bu planı bir güncelle, bunu bile güncellememişsin. Bu ne demek oluyor? Bakın, mesela, şu anda en çok riskli olan illerden biri de Adana, son Hatay, Maraş depreminden sonra belli bir riskin, belli bir stresin yükseldiği söyleniyor. Allah göstermesin, eğer Adana'da 6 ve üzerinde bir deprem olursa şu plana göre biz yine enkazın altında kalırız, yardımımıza yine millet koşar, Hükûmet yetmiş iki saat sonra gelir. Şu plana göre. Risk planı bu değil ki.
Arkadaşlar, risk planı dediğiniz zaman -Hatay'da bir deprem olduğu zaman kimse talimat almadan- herhangi bir kolordu şunu bilecek: "Ben talimat almadan -büyüklüğüne göre- deprem olduğu zaman şu bölük şurada güvenliği alacak, bu bölük şu ilçede güvenliği alacak, bu bölük şu beldede güvenliği alacak." Kritik yerlerin bu planda belli olması lazım, hangi sağlık kuruluşlarının nerede görev alacağının bilinmesi lazım. Hiçbir şey yok, bu risk analizi değil. Onun için... Hâlâ da bunun yapılmadığını görüyoruz maalesef. Şimdi, dolayısıyla, arkadaşlar, şu anda bu yaşanan asrın felaketinden ders almış bile değiliz.
Deprem sonrasına gelelim. Sayın Cumhurbaşkanı deprem ziyaretlerinde ne dedi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
Buyurun.
SADULLAH KISACIK (Devamla) - Bakın, 21 Şubat 2023, Hatay ve Maraş ziyaretinde dedi ki: "Şehirleri ovadan dağa taşıyacağız." Olması gereken de buydu zaten. Aklın yolu bir, haklıydı, şehirler fay hatlarının üzerine kurulmuştu. Hatay'a bakın, Kırıkhan'a bakın, Hassa'ya bakın, Hatay merkeze bakın, fay hattı orada bir ova oluşturmuş, siz onun üzerinde şehir kurmuşsunuz. "Taşıyacağız." dedi, taşındı mı? Maalesef taşınmadı. Niye taşınmadı biliyor musunuz? Çünkü Mayıs 2023 seçimlerine kurban edildi bunlar. Üç ay sonra seçim vardı, bir an önce temel atalım, algı yaratalım diye, "Bak, Hükûmet çalışıyor." algısı için aynı fay hatlarının üzerine aynı binaları yaptık, aynı binaları. Bizim evlatlarımız, çocuklarımız yarın, belki yıllar sonra, yüzyıllar sonra aynı acıları bir daha yaşayacaklar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SADULLAH KISACIK (Devamla) - Başkanım, deprem bölgesi için bir dakika alayım, deprem ili adına.
BAŞKAN - Bir dakika verdim, hadi bir dakika daha vereyim, peki. Bir dakikayı kullandınız ama.
SADULLAH KISACIK (Devamla) - Teşekkür ediyorum.
Son olarak şunu söyleyeyim değerli arkadaşlar, önemli olan şu: İktidarıyla, muhalefetiyle -bunu canı gönülden söylüyorum- bu depremden ders alalım. Depremin sağı, solu, siyasi partisi, ideolojisi yok; çocuklarımız, yaşlılarımız hayatlarını kaybediyor, uzuvlarını kaybediyor, geleceklerini kaybediyor. Gelin, el ele bunlardan ders alalım.
Diğer bir konu değerli arkadaşlar: Deprem bölgesinde zaten evini kaybetmiş, işini kaybetmiş, geleceğini sıfırdan kurmaya çalışan çok değerli vatandaşlarımıza, bakın, şu boş kâğıtlar imzalatılıyor. Adı ne biliyor musunuz bunun? Afet borçlandırma senedi. Örnek burada, imzalı. Bakın, hep nokta nokta... "Nokta nokta borcu", "nokta nokta ipoteği", "nokta nokta faizle", "nokta nokta tarihine kadar..." Arkadaşlar, adamın geleceği ya, böyle bir şey olabilir mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SADULLAH KISACIK (Devamla) - Lütfen, buna da bir önlem alalım diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)