| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 56 |
| Tarih: | 04.02.2026 |
MEHMET ATMACA (Bursa) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Konuştuğumuz madde izinsiz yarış ve koşu üzerine bir madde. Bu konuda tabii, ifade edilecek çok fazla bir şey yok çünkü gerçekten çok risk teşkil eden durumlar bunlar, yalnız cezaların geneliyle ilgili bir iki cümle etmek isterim. Cezalar reel değildir, tahsil edilebilir değildir, ülke vatandaşlarının ortalama geliri dikkate alındığında bu cezaların tahsili çok mümkün değil. Yine, cezaların artırılmasının yanında esas önem verilmesi gereken şey, denetimlerin sıklığı ve denetimlerin ceza kesmek amaçlı değil de hata işlemeyi engelleyici yönde denetimlerin eksikliğinin devam ediyor olması, bu ceza artışlarının trafik kazalarında bir azalma meydana getirmeyeceğini ifade ediyor bence. Yine, el konulan ehliyetlerin geri iadesinde bütün cezaların tahsil edilmek istenmesi, bu cezaların çok yüksek olmasından ötürü, bunu ödeyemeyecek olmalarından ötürü birçok vatandaşımızın ehliyetini tekrar geri alabilmesi gibi bir ihtimal ortada kalmamış olacak.
Ben önemine binaen bundan sonraki vaktimde depremle ilgili konuşmak istiyorum. Öncelikle, depremde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza ben de Allah'tan rahmet diliyorum ancak maalesef, deprem bir yaramızdır ve maalesef, Hükûmet tarafından en çok istismar edilen konuların başında geliyor.
Hepinizin bildiği üzere, deprem olayının üç temel aşaması vardır; bunun birincisi deprem öncesi, sonrası ve anı. Sonrasıyla ilgili bir kısım işler yapılmış, bir kısım konutlar hızlı yapılmış ve bu, hep millete reklam edilerek siyasi rant elde edilmeye çalışılıyor ancak bu inşaatların kaça mal edildiğine dair hiçbir bilgi yok. Eğer samimiyseniz, gelin, bu yaptığınız, yapmakla hava attığınız bu konutları kaça mal ettiğinizi bir araştıralım. Bize öyle geliyor ki -ben, mesleğim gereği edindiğim bilgilere göre- birçok yandaşa menfaat aktarıldığı iddiaları var ve bunlar çok güçlü. Bunlara cevap verebilme adına bu konunun şeffaflıkla millete anlatılması lazım. İddiamız şudur: Orada mal edilen konutlar piyasa fiyatlarına göre çok pahalıya mal edilmiştir maalesef. Yine bu konu çok istismar edildi, işte "Şu kadar konut teslim edildi." falan filan ancak teslim edilen konutların birçoğunun oturulamaz durumda olduğunu herkes biliyor, görüyor. Belki burada bilmeyenlere bunu anlatmak kolay ama bunu yaşayanların sizi dinliyor olabileceğini hiç düşünmüyor musunuz? Bu hakikaten üzücü bir durum. Tabii, deprem anıyla ilgili hepiniz biliyorsunuz maalesef orada çok büyük hatalar vardı, çok geç müdahaleler oldu, bunu hiç konuşmuyorsunuz ama esas benim girmek istediğim konu deprem öncesi. Bakın, hâlâ deprem öncesi yapılması gerekenlerle ilgili hiçbir şey yapmıyorsunuz. İnsanların deprem korkusunu istismar ederek rant devşiriyorsunuz hâlâ. Depremde yıkılma olasılığı yüksek yapılarla uğraşmıyorsunuz. Siz sadece rant temin edecek alanlarda dönüşüm yapıyorsunuz. Depremde yıkılacak binalar da aslında belli, depremde en çok etkilenecek alanlar da belli. Mesele yıkılıp can kaybına sebebiyet verecek yapıların bir an evvel dönüştürülmesi işidir ama hâlâ bu konuda hiçbir çalışma yok. Hâlâ çok sayıda can kaybının meydana geleceği bölgelerde hiçbir çalışma yok. Bu bölgelerin çoğu plansız ve imarsız olduğu için vatandaş bu dönüşüme yanaşmıyor ve maalesef müteahhitler de bu işe talip olmuyor. Vatandaş binasının riskli olduğunu bile bile orada oturmaya devam ediyor çünkü oradan çıkma imkânı yok. Siz de maalesef çökme olasılığı çok düşük olan, kısmen ruhsatlı ve kontrolü yapılmış binaları değiştiriyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MEHMET ATMACA (Devamla) - Ben iddia ediyorum, deprem riskini gerekçe ederek dönüştürdüğünüz yapıların en az yüzde 90'ı can kaybına sebebiyet verecek yıkıma maruz olmayacak yapılardı.
Elimizdeki yapı stoku bilgilerine göre yıkılma olasılığı yüksek olan bütün yapılar hâlâ aynı yerinde duruyor ve oluşabilecek herhangi bir depremde geçmiş depremlerde yaşanan aynı, benzer manzaraları maalesef yaşayacağız ve bunun tek sorumlusu da sizsiniz ve bunun vebali ve günahı da sizindir.
Çok teşekkür ederim, saygılar sunarım. (YENİ YOL, CHP, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)