GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:56
Tarih:04.02.2026

BURAK AKBURAK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Görüştüğümüz maddelerden bir tanesi trafikte tehlikeli manevraları, özellikle de bilinçli ve isteyerek yapılan hareketleri ağır yaptırımlarla engellemeyi amaçlıyor. Drift gibi kamusal güvenliği açıkça tehdit eden davranışlara 140 bin liraya varan para cezası ve ehliyet iptali öngörülmesi bu açıdan doğrudur, buna bir itirazımız yok ancak trafikte yaşanan sorunları yalnızca ceza artırarak çözebileceğimizi düşünürsek önemli bir kısmı gözden kaçırmış oluruz çünkü trafikteki her risk, her tehlike, her ihlal aynı sebepten doğmuyor. Özellikle gençlerimiz söz konusu olduğunda bunu görmek zorundayız. Gençlerin enerjisi var, hızı var, kendini göstermek istiyor. Tabii ki bu durum kuralları ihlal etmeyi haklı çıkarmaz ama sadece "Yasakladık." "Cezayı artırdık." demek de tek başına çözüm değil. Gençlere şunu göstermek gerekiyor: Bunu yolda yapma ama yapabileceğin güvenli bir alan var. Nevşehir Belediyesinin geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği Motor Sporları Kompleksi buna en güzel örnek. Drift, ralli, karting, hepsi aynı yerde, aynı pistte, kontrollü ortamda; trafiğin içinde, yolda değil. Buradan Nevşehir Belediye Başkanımız Sayın Rasim Arı'yı tebrik ediyor ve bu çalışmanın tüm belediyelerimize örnek olmasını diliyorum. Şimdi soruyorum: Trafikte yaşanan her tehlike gerçekten sürücünün bireysel hatasından mı kaynaklanıyor, yoksa bazen sistem mi bu riski üretiyor? Pendik'te Ro-Ro Limanı çevresinde yaşananlarda buna iyi bir örnek: Randevu sistemi yok, bekleme alanı yok, sonuç ortada; yüzlerce tır kara yoluna yığılıyor, manevra yapmak zorunda kalıyor, trafik kitleniyor, kazalar oluyor, ambulans gecikiyor; vatandaş bunun sonunda mağdur oluyor ve bu yük her geçen gün uluslararası öneme sahip Sabiha Gökçen Havalimanı aksına doğru büyüyor. Bunlar sürücünün niyetinden çok sisteminin ürettiği sorunlar ve bu sorunların çözümü için bir an önce gerekli adımlar atılmalı.

Madde içeriğinde de gördüğümüz, kasıtlı olarak yapılan, denetimsizlikle normalleşen bazı ihlaller var. İstanbul'un pek çok noktasında otobüs duraklarının taksiler tarafından bekleme alanı gibi kullanıldığını görüyoruz. Taksicilere yönelik genelleme yapmak ve tüm esnaf grubunun bu kurallara uymadığını söylemek haksızlık olur; kurallara uyan, işini düzgün yapan çok sayıda taksici var ancak ortada bir sorun olduğunu da inkâr edemeyiz. Bu noktada, rekabet meselesini konuşmak zorundayız. Rekabetin önünün açılması taksici esnafı içindeki yanlış örneklerin de kendini düzeltmek zorunda kalmasını sağlar. Bugün Uber, Lyft ve PHP gibi sistemler Amerika ve İngiltere'deki klasik taksilerden daha yaygın şekilde kullanılıyor, birçok gelişmiş ülkede de bu modeller klasik taksilerle birlikte çalışıyor; Türkiye'de de bu başlığın artık tabu olmaktan çıkması gerekiyor. Bahsettiğim uluslararası uygulamalara ülkemizde izin verilmiyor, ulusal girişimlerin önüne de hukuki engeller çıkarılıyor. Oysa tüm dünyada çalışan, denetimi mümkün olan bu sistemlerin Türkiye'de de çalışmasına izin verilmesi hem vatandaşın hem de kurallara uyan esnafın lehinedir. Benzer şekilde, şehir içi trafikte 2'nci sıra parklar, emniyet şeridi ihlalleri, yaya geçitlerinin kapatılması da artık istisna değil alışkanlık hâline geldi. Bu ihlallerin önemli bir kısmı maalesef kasıtlı ama bu kadar yaygınlaşmalarının temel nedeni uzun süre denetimsiz bırakılmalarıdır. Kurala uyulmadığı hâlde herhangi bir yaptırım uygulanmıyorsa o kural zamanla anlamını yitirir. Trafikte yaşanan bu normalleşme hem yeni ihlalleri teşvik ediyor hem de vatandaşta "Kurallara uymanın bir karşılığı yok." duygusunu güçlendiriyor. Devletin görevi yalnızca ceza miktarlarını artırmak değil koyduğu kuralın herkes için geçerli olduğunu, istisnası olmadığını sahada göstermektir. Aksi hâlde caydırıcılık kanun metinlerinde kalır ve sokakta karşılık bulmaz. Kasıtlı ihlal yapanın da kuralı görmezden gelenin de karşısında devletin kararlılığını görmek zorundayız. Karayolları Trafik Kanunu'nun sadece direksiyon başındaki vatandaşa değil, trafik düzenini fiilen etkileyen herkese hitap etmesi gerektiğini ifade ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)