GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:56
Tarih:04.02.2026

EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz teklifin 19'uncu maddesiyle kış lastiği zorunluluğu ilk kez ticari araçların dışına taşırılarak tüm araçlara yayılmak istenmektedir. Trafik güvenliği tabii ki hepimiz için çok önemlidir ancak bugün burada tartıştığımız mesele sadece güvenlik değil adalet, ölçülülük ve vatandaşın ekonomik gerçekliği meselesidir. Bakın, bu teklifin özü şudur: Yıllardır yalnızca yolcu ve eşya taşıyan ticari araçlar için geçerli olan bir zorunluluk hiçbir ayrım yapılmadan milyonlarca hususi araca da dayatılmaktadır ve bu zorunluluğa uymayan herkese 6 bin lira ceza öngörülmektedir. Ancak burada çok ciddi bir sorun vardır, bu teklif zamanında yasalaşmadığı için kendi içinde bile ekonomik tutarlılığını kaybetmiştir. Sonuçta ortaya aceleyle hazırlanmış, çelişkili ve sorunlu bir madde çıkmıştır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'de trafiğe kayıtlı yaklaşık 32 milyon araç vardır ve bu araçların yarısından fazlası otomobildir ve beşte 1 civarı da motosiklettir. Milyonlarca ticari olmayan, yük ve yolcu taşımayan araç vardır.

CEVDET AKAY (Karabük) - Çoğu da dar gelirlilerin değil mi?

EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Devamla) - Evet.

Bu teklifle, şehir içinde ayda birkaç kez kullanılan otomobil de, kırsalda yılda sınırlı sayıda trafiğe çıkan araç da hatta fiilen yük taşımayan ama sicilde kamyonet olarak görünen araç da aynı kefeye konulmaktadır ve üstelik ülkedeki ekonomik koşullar da ortadadır. Bugün Türkiye'de 4 adet kış lastiği almanın bedeli 20 bin ila 40 bin lira arasında değişmektedir. Mevsimlik lastik takma sökme bedeli 1.500 ila 2 bin lira arasında değişmektedir. Asgari ücretle geçinen, emekli maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan yurttaşa şunu söylüyorsunuz: "Ya bu parayı bul ya da 6 bin lira ceza ödersin." Hatta Cumhurbaşkanı isterse bu cezayı 12 bin lira bile yapabilir çünkü bu maddede mevcut kanunda olduğu gibi Cumhurbaşkanına ceza tutarını dilediği kadar düşürme, 2 katına kadar da artırma yetkisi verilmektedir. Bunu gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum: Cumhurbaşkanının lastik cezasıyla ne işi olabilir, niye buna karar veriyor, niye buna müdahale etmek zorunda bırakılıyor, anlamak mümkün değil. (CHP sıralarından alkışlar) Ama şu yapılacak şunu biliyoruz -daha önce de bu yetki cam filmi cezalarında da kullanıldı, motorlu taşıtlar vergilerindeki indirimlerde de kullanıldı- önce yüksek cezalar ve vergiler açıklanıyor, sonra bir müjde geliyor: "Sayın Cumhurbaşkanı halkın sesini duydu. 'Kim yaptı bu yasayı? Böyle ceza mı olur?' dedi ve indirdi." Maalesef böyle bir yöntem izleniliyor. Bu bir yönetim anlayışı değil bu ancak bir ceza politikasıdır.

Bir diğer ciddi sorun da uygulamadadır. Teklif diyor ki: "Ceza kesilen sürücü lastiğini uygun hâle getirebileceği en yakın yerleşim birimine gidebilir." Peki, soruyorum: Lastiği başka şehirdeki bir evinde olan sürücü ne yapacak? Lastiği lastik otelinde olan sürücü ne yapacak? Şehirler arası yolda çevirmeye takılan bir vatandaş o gün yeni lastik almak zorunda mı kalacak, nasıl bir uygulama olacak? Bu düzenleme çözüm üretmiyor, vatandaşı fiilen mecbur bırakıyor değerli milletvekilleri. Biz şunu söylüyoruz: Eğer amaç gerçekten trafik güvenliği ise ceza odaklı değil uyum odaklı bir düzenleme yapılmalıdır. Ceza kesilen sürücüye makul bir süre içerisinde eksikliğini giderme ve ilgili, yetkili makama gidip bunu gösterme şansı tanınmalıdır mutlaka. (CHP sıralarından alkışlar) Cumhurbaşkanına tanınan sınırsız takdir yetkisi mutlaka sınırlandırılmalıdır. Ceza tutarı enflasyonun, gelir düzeyinin ve vatandaşın alım gücünün gerçekliğine göre yeniden düzenlenmelidir; aksi hâlde, bu madde trafik güvenliğini artıran değil ceza gelirlerini artıran, lastik alamayan milyonları da cezayla terbiye etmeye çalışan bir düzenleme olarak tarihe geçecektir.

"Bu cezaları biz caydırmak için koyuyoruz, asla bütçeye katkı amacımız yok." diyorsunuz ancak bu cezalar bütçede önemli bir gelir kalemine dönüşmüş durumdadır. 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla 1 trilyon 127 milyar 120 milyon lirayı aşan ceza kestiniz, bütçedeki öngörünüz ise yılın tamamı için 245 milyar liraydı. Peki, bu 2025 yılında kestiğiniz cezaların ne kadarını tahsil edebildiniz? Çok az bir bölümünü tahsil edebildiniz çünkü vatandaşın bunu ödeyecek gücü yok, maalesef yok. Vatandaşı dört bir taraftan altından kalkamayacakları vergi ve ceza borçlarına boğdunuz; trafik sigortaları bir yandan, kaskolar bir yandan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Devamla) - Tekelleştirdiğiniz muayene istasyonlarında yüksek fiyatlarla vatandaşın soyulmasına göz yumuyorsunuz, "kredi kartı komisyonu" adı altında vatandaşın soyulmasına göz yumuyorsunuz. Eğer amacınız gerçekten iyi bir hizmet vermekse ihaleyi tek firmaya vermeyin, rekabet sağlayın; hem bu muayenenin ücreti düşsün hem de hizmet kalitesi artsın. Bu nedenle, bu maddenin yeniden düzenlenmesini, ceza tutarının düşürülmesini, uygulamanın adil ve makul hâle getirilmesini talep ediyoruz. Genel Kurulu vatandaşın sesini duymaya davet ediyor, saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)