| Konu: | Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 55 |
| Tarih: | 03.02.2026 |
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, 214 sıra sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde bıraktığımız yerden devam edeceğiz ve söz almış bulunuyorum grubumuz adına.
Şimdi, değerli milletvekilleri, teklifin gerekçesi olarak sunulan caydırıcılık amacı ile içeriği arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunmaktadır. Uygulamada zaten her yıl ciddi oranlarda artan idari para cezalarının şimdi de yüzde 200'lere varan oranlarda yeniden artırılmasının kamuoyunda bu düzenlemenin öncelikli amacının trafik güvenliği değil bütçe açığını kapatma ve hazine gelirlerini artırma olduğuna yönelik güçlü bir algı mevcuttur. Örnek vermek istiyorum: Şimdi, burada 2024, 2025 ve 2026 yılları arasında her yıl yılbaşında yani yeni yılın başında yapılan cezaları söyleyeceğim size. Kırmızı ışıkta geçmek 2024'te 1.506 lira, 2025'te 2.167 liraya, 2026'da 2.719 liraya; alkollü araç kullanma 2024'te 6.439 TL, 2025'te 9.267 TL ve 2026'da 11.629 TL'ye çıkarmışsınız. Tek tek okumama gerek yok, ehliyetsiz araç kullanmak, emniyet kemeri kullanmamak, hız sınırını yüzde 10 ila yüzde 30'a kadar aşmak, muayenesiz araç kullanmak, kırmızı ışıkta geçmek gibi bu tür suçlar var veya ihlaller var. Zaten her yıl bu cezaları artırmışsınız, artırdıktan sonra da hakikaten 2024 ile 2025 arasında, 2025 ile 2026 arasında trafik cezaları verildikten sonra trafik suçlarında azalma olmuş mu, kazalarda azalma olmuş mu diye baktım yani hemen hemen yok denilecek kadar az bir yüzdeyle karşı karşıyayız. Zaten artırıyorsunuz cezaları, o zaman şunu sormamız lazım: Peki, o zaman ne yapmamız gerekiyor? Önce eğitmeniz gerekiyor. İnsanlar ehliyet alırken Avrupa'da hangi şartları haizse aynı şartları Türkiye'de geçerli hâle getireceksiniz. Burada ehliyet alan insanlara Avrupa'da kolay kolay ehliyet vermezler, çok zor ehliyet verirler. İkinci olarak ne yapacaksınız? Kara yollarını mühendisliklerle donatacaksınız, aynı zamanda işaret ve işaretçileri de vatandaşların anlayacağı şekilde, modern bir şekilde ve trafik kurallarına uygun bir şekilde dizayn edeceksiniz. Ettiniz mi? Etmediniz. Ne zaman etmediniz söyleyeyim size; hatırlarsanız bir bayramdı, o bayramda İçişleri Bakanı "Her 30 kilometreye bir radar koyacağız ve de bu kazaları önleyeceğiz." dedi. Baktılar ki kamuoyunda çok büyük tepki var, sosyal medya yıkılıyor ve de hemen bayramın 3'üncü günü gevşettiler, 4'üncü gün biraz daha gevşettiler. Yine trafik kazaları, ölümlü kazalar, yaralanmalı kazalar da hemen hemen aynı oranda tecelli etti arkadaşlar. Sonra ne dediniz vatandaşların tepkisi üzerine? 120 kilometre hızla giderken bir anda kara yollarındaki tabelalar bize şöyle dedi: "70 kilometreye ineceksin." "50 kilometreye düşeceksin." "30 kilometreye düşeceksin." Düşemedi vatandaşlar, düşmeleri mümkün değil; bu, eşyanın tabiatına aykırı, fizik kurallarına aykırı. O zaman ne yapmaları gerekiyordu? Hemen Cumhurbaşkanlığı bir kararname yazdı ve "31/12/2025 tarihine kadar kara yollarındaki işaret ve işaretçiler dizayn edilecek, düzenlenecek." denildi. Onunla ilgili ne kadar düzenlendiğini de bilmiyoruz biz, bilmiyoruz ne kadar düzelttiniz. Siz -Hükûmet- şöyle yapıyorsunuz genellikle: "Düzelttik." Ne kadar düzelttiniz? Bilmiyoruz. Ancak orada bir kaza olursa ölümlü bir kaza veya ağır yaralanmalar, o zaman düzeltilmediği ortaya çıkıyor. Düzeltilmediği ortaya çıkarsa ondan sonra tazminatlar, mahkemeler ama bade harabül Basra, vatandaş öldü, vatandaş sakat kaldı ve siz sorumlu hissetmiyorsunuz kendinizi. Avrupa'da birisi bunu yapmış olsa, böyle bir durumla karşı karşıya kalmış olsa orada bakanlar istifa eder. Bizim ülkemizde asla istifa müessesesi olmaz, asla böyle bir şey bizim bahçemizden geçmez, bizim bahçemizden bir erdemlilik geçmez veyahut da vatandaşa karşı sorumluluk geçmez.
Şimdi, zaman zaman burada İç Tüzük'ü kullanarak yoklama isteyişimizi yani toplantı yeter sayısı isteyişimizi veyahut da burada bir karar yeter sayısı isteyişimizi "İç Tüzük'ü istismar ediyorsunuz." diyerek değerlendiriyorsunuz. Gelin, burada oturun arkadaşlar ve kendi verdiğiniz kanunları takip edin, hangi kanunda hangi maddede ne var onu öğrenin. İkincisi, eğer öğrenmek istemiyorsanız muhalefetin konuşmalarından öğrenin ve muhalefet size ne tür uyarılarda bulunuyor, onları öğrenin. Ama siz buraya zaman zaman toplantı yeter sayısı istediğimiz zaman geliyorsunuz, geldiğiniz zaman da gürültü yapıyorsunuz burada ve âdeta muhalefeti dinlemek de istemiyorsunuz, kendi aranızda sohbet ediyorsunuz, sanki kırk yıldır birbirinizi görmediniz, sanki yirmi yıldır birbirinizi görmediniz, hiç sohbet etmiyorsunuz, odalarınızda beraber olmuyorsunuz sanki, burada gürültü yapıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Devam ediyorum efendim. Teşekkür ederim.
Ama gelin, bunlarla ilgili olarak da burada oturmayı öğrenin, aynı zamanda muhalefeti dinlemeyi öğrenin, dinlemeyi öğrendikten sonra da aynı zamanda Parlamentoya da değer verin arkadaşlar.
Peki, bu kanun teklifi gelirken nereye gelmesi lazımdı? İçişleri Komisyonuna gelmesi lazımdı. Geldi mi? Hayır, gelmedi. Oradan nereye gelmesi lazımdı? Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna gelmesi lazımdı. Nereye gelmesi lazımdı? Plan ve Bütçe Komisyonuna gelmesi lazımdı, para meselesi vardı burada. Geldi mi? Ya, siz Anayasa'yı çiğniyorsunuz, siz İç Tüzük'ü çiğniyorsunuz, siz teamülleri çiğniyorsunuz ki ülkeler anayasayla, yasalarla, tüzüklerle ve teamüllerle yönetilir. Teamül, erdem demektir arkadaşlar, erdemlilik demektir. Bakıyorsunuz, buradan geliyorsunuz, Adalet Komisyonuna getiriyorsunuz. Adalet Komisyonuna getiriyorsunuz ama buraya da İçişleri Bakan Yardımcısını getirip oturtuyorsunuz. Bu ne yaman çelişkidir arkadaşlar, bu çelişkileri bırakın artık lütfen.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - "Yirmi dört yıldır iktidarız." diyorsunuz, "Şu kadar seçim kazandık." diyorsunuz, o zaman o kadar seçim kazandıysanız aynı zamanda bir tecrübe de edinmişsiniz demektir, lütfen, Anayasa'yı çiğnemeyin, İç Tüzük'ü çiğnemeyin, teamülleri çiğnemeyin ve de tüzükleri çiğnemeyin diyor, bu kanun teklifine de "ret" oyu vereceğimizi şimdiden söylüyoruz.
Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum hepinize. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)