GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:55
Tarih:03.02.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; aslında konuştuğumuz mesele, kamuda teknik bir personel düzenlemesi falan değil, bu mesele kamuda insanların düpedüz cezalandırılmasıdır; dahası "Benim gibi düşünmezsen seni çalıştırmam." demektir. Ülkemizde son yirmi dört yıldır alınan kızağa çekme kararları tamamen siyasetendir ve de hoyratçadır. Üstelik, kamuda, bugün itibarıyla pasif göreve çekilenlerin sayısı nedense tövbe billah açıklanmıyor. Bu konuda resmî bir istatistik de yok. Neden yok, onu da anlamak mümkün değil.

Bazı uzmanlar ve insan hakları örgütleri, 2016 sonrası için bu sayının -emekli olanlarla birlikte- toplamda 50 bini geçtiğini, 80 bine yaklaştığını söylüyor. Yani afaki bir rakam konuşuluyor. Soruyorum: Gerçekten, neden bu konuda güncel ve resmî bir kayıt yok, sayı yok? Kaç vali, kaç kaymakam, kaç Emniyet müdürü, kaç yönetici, kaç daire başkanı kızakta? Kimden, neyi saklıyorsunuz? Ne demek bu kızakta olmak? Suç yok, disiplin cezası yok, mahkeme kararı yok ama görev de yok; oda var, masa var, maaş var ama iş yok. İçlerinde illerde senelerce mesai harcamış valiler, ilçelerde sahada çalışmış kaymakamlar, Emniyette yıllarca terörle mücadele etmiş müdürler, Millî Eğitimde okul kurmuş yöneticiler, müdürler, Diyanette teşkilatı tanıyan yöneticiler var ve bir sabah bakıyorlar ki merkeze alınmışlar, tabiri caizse bankamatik memuru yapılmışlar. Niye? "Bizim gibi düşünmüyorsun, bizimkilerin sendikasından değilsin." diye, "Yandaş değilsin." diye. İşin aslı bu.

Bakın, açıkça söylüyorum: Bu, liyakatsizlikten de öte bir şeydir; bu, düpedüz siyasi intikamdır. Bu ülkede çalışan insan eğer çalıştırılmıyorsa o insan cezalandırılıyor demektir ama asıl cezayı da millet ve devlet çekiyor demektir. Yüzlerce, binlerce yönetici duvara bakarak bu ülkede gün dolduruyor gün; bu mudur verimlilik, bu mudur devlet aklı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Tamamlayayım efendim.

BAŞKAN - Tamamlayalım.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Bu uygulama sadece bütçeye yük değildir, bu uygulama ahlaki bir yıkımdır çünkü çalışan şunu görüyor: "Ne kadar çalışırsam çalışayım, ne kadar başarılı olursam olayım siyaseten eğer aram iyi değilse yarın ben de bir kenara konulacağım." Böyle yerde verimlilik olur mu, dürüstlük olur mu, çalışma olur mu? "Başımı derde sokmayayım." diyen herkes bu işe "Eyvallah!" diyor. İşte devlet böyle çürüyor, devlet böyle yavaşlıyor, devlet böyle halktan kopuyor.

Şunu anlıyoruz: Bakan değişince bakan yardımcılarının değişmesini anlıyoruz, müsteşarları anlıyoruz, hadi genel müdürleri de anlıyoruz; Allah aşkına, daire başkanına, şube müdürüne, okul müdürüne kadar inmek nedir yahu? Bu işgalci anlayış nedir diyor, YENİ YOL Grubunun önerisini destekliyoruz.

Teşekkür ederim. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)