GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:50
Tarih:22.01.2026

PERİHAN KOCA (Mersin) - Teşekkür ediyorum.

Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen değerli halkımızı bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisinden saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün tüm dünya ve Orta Doğu'da emperyalist müdahalelerle bir paylaşım savaşı ve yeniden dizayn süreci işliyor. Bu doğrultuda, bugün Suriye'de akan kan ikinci bir Gazze planı olan bir Suriye planı olarak ilerletilmeye çalışılıyor. Rojava'yı düşürme hevesiyle Suriye halklarına uluslararası bir komplo ve ne yazık ki bir soykırım dayatılıyor. Dolayısıyla, hemen yanı başımızda, Suriye'de cehennemin kapılarının aralandığı bir kıyamete tanıklık ediyoruz.

(CHP Genel Başkanı İzmir Milletvekili Özgür Özel'in Genel Kurul Salonu’nu teşrifi sırasında CHP sıralarından ayakta alkışlar)

PERİHAN KOCA (Devamla) - Ve ne yazık ki Türkiye kıyameti durdurmak yerine kıyameti bile isteye kapımızdan içeri sokmak için bu kıyamete el uzatıyor. Yeni bir yüzyılda eşitliğin, barışın, demokrasinin kapılarını aralamak yerine, barışa köprü olmak yerine IŞİD, HTŞ terörüne köprü olmayı tercih ediyor ve son hızla, tam gazla emperyalist savaş planının aparatı hâline geliyor ne yazık ki. Bakın, bugün allayıp pulladığınız Colani ülkemiz ve bölgemiz açısından ciddi bir güvenlik sorunudur değerli arkadaşlar. Bu övgüler düzdüğünüz IŞİD-HTŞ karanlığının vücut bulmuş hâli olan Colani, daha düne kadar ABD'nin resmî belgelerinde özel olarak belirlenmiş küresel terörist olarak kayda geçirilmişti ama bugün ne hikmetse ABD'si, İsrail'i ve ne yazık ki Türkiyesi hep beraber bir olmuş, bu teröriste, bu teröristlere kol kanat geriyor. Ancak buradan söyleyelim: Bu teröriste takım elbise giydirip kravat takmış olmanız ya da ona Colani değil de Şara demiş olmanız gerçekleri gizlemeye yetmiyor. Colani'nin, HTŞ'nin, IŞİD'in bir Kürt katili, bir Alevi katili, bir Dürzi katili, bir kadın katili, bir çocuk katili olduğu gerçeğinin üzerini örtmüyor, örtmeyecek de. Görüyoruz, gerçekleri gizlemek için, hakikatleri eğip bükmek için gerçekten muazzam bir çaba harcıyorsunuz. Müthiş bir manipülasyonla, algı operasyonlarıyla Suriye sahasında olduğu gibi medya alanında da özel bir savaş yürütüyorsunuz; bu yüzden de gazetecileri susturmaya çalışıyorsunuz. Gözaltılar yaşanıyor, şiddet yaşanıyor, Mezopotamya Ajansı gibi, Yeni Yaşam gibi, Jin News gibi gazetelere gün aşırı erişim engeli getiriliyor ve Suriye'de gerçekte olup bitenleri aktaran isimlere, gazetecilere her gün yasaklar getiriliyor çünkü değerli arkadaşlar, bugün Kobane'de, Rojava'da, Suriye'de yürütülen savaş sadece Kürt halkına yönelik, sadece Suriye halklarına yönelik bir savaş olarak yürütülmüyor, aynı zamanda, Kürt halkının öncülüğünde, Suriye halklarının Rojava'da inşa etmiş olduğu demokratik yaşam modeline karşı ideolojik, politik bir savaş yürütülüyor. Esas mücadele, esas savaş burada odaklanıyor değerli arkadaşlar çünkü Rojava'da, Orta Doğu'da Orta Doğu'nun kadim halklarının esaretten kurtularak, kölelik zincirlerini kırarak halkların ortak yaşam iradesini pratikleştirdiği, alternatif kolektif, toplumsal ağların alternatif bir yaşam modeli olarak inşa olduğu bir demokratik toplum biçimi var ve bu model, bu demokratik toplum biçimi egemenlerin planına, planlarına tehdit olarak görülüyor çünkü orası yani Rojava sadece bir toprak parçası değil, bir coğrafyadan ibaret değil tüm halklar ve inançların, tüm cinsiyetlerin eşit yurttaş olarak özne olduğu, temel hak ve hürriyetlerinin komün temelli bir yönetim biçimiyle güvence altına alındığı, laikliğin tesis edildiği demokratik bir yaşam modeli, alternatif bir yaşam modeli; kadın özgürlükçü, ekolojik, demokratik bir yaşam iradesi. Tam da böyle olduğu için değerli arkadaşlar, bakın, günlerdir sosyalistler, insan hakları savunucuları, kadın kurumları, ekolojistler, inanç kurumları, işçi sendikaları, dernekleri, aydınlar, sanatçılar, dünyadaki tüm çeşitli güçler, kurumlar hedef alınan bu demokratik yaşam modelini sahipleniyorlar ve Rojava'daki saldırıların durdurulması için çeşitli açıklamalar yapıyorlar, eylemler yapıyorlar bugün Suruç'ta olduğu gibi. Çünkü Orta Doğu halklarının savaşa değil tam da Rojava'daki gibi demokrasinin nefes alacağı demokratik toplum modellerine ihtiyacı var değerli arkadaşlar. Halkın haklarını güvence altına alacak, laikliği tesis edecek, barışı, demokrasiyi tesis edecek, başka bir dünya tahayyülünü, başka bir toplum tahayyülünü inşa edecek yönetim biçimlerine ihtiyaç var. Tam da bu yüzden bizler IŞİD karanlığına karşı, HTŞ terörüne karşı bu vahşete, bu karanlığa karşı bu demokratik modeli, bu demokratik toplum biçimini ve Rojava devrimini savunmaya devam edeceğiz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)