GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:50
Tarih:22.01.2026

MHP GRUBU ADINA MUSTAFA BAKİ ERSOY (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi, yüce heyetinizi ve ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milletinin her bir ferdini saygılarımla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz düzenlemeler kamu otoritesinin etkinliğini artıran, idari ve mali denetim mekanizmalarını güçlendiren, stratejik alanlarda devletimizin kurumsal kapasitesini tahkim eden önemli ve gerekli adımları içermektedir. Bu kapsamda, Türkiye Varlık Fonu ve bağlı yapılarına ilişkin denetim çerçevesi açık, sistematik ve kapsamlı bir biçimde yeniden düzenlenmektedir. Cumhurbaşkanlığınca görevlendirilecek denetim elemanları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu denetimiyle şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim güçlendirilmektedir. Bu düzenleme, güçlü ekonomi için güçlü denetim anlayışımızın doğal bir sonucudur. Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum doğrultusunda yapılan düzenlemelerle Türkiye Varlık Fonu ve iştiraklerinin hukuki statüsü netleştirilmekte, özel hukuk hükümlerine tabi daha etkin, esnek ve rekabetçi bir yapıda faaliyet göstermeleri sağlanmaktadır. Bununla birlikte, Sermaye Piyasası Kanunu ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun başta olmak üzere temel mevzuat hükümleri korunarak kamu yararı gözetilmeye devam edilmektedir. İstanbul Finans Merkezine ilişkin düzenlemelerle karar alma süreçleri sadeleştirilmekte, bürokratik gecikmeler azaltılmakta ve uygulamaya hız kazandırılmaktadır. Katılımcı belgesi verilmesi yetkisinin doğrudan yönetici yapı tarafından kullanılması İstanbul'un bölgesel ve küresel ölçekte güçlü, güvenilir ve cazip bir finans merkezi olma hedefini desteklemektedir. Siber güvenlik alanında görev yapan üst düzey yöneticilerin mali, sosyal ve emeklilik haklarının netleştirilmesiyle bu alandaki kurumsal yapı daha da güçlenmektedir. Dijital çağda siber güvenliğin millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği dikkate alındığında, bu düzenlemenin stratejik önemi açıktır. Ayrıca, izinsiz verici tesis ederek karasal ortamdan yayın yapan kuruluşlara ilişkin uygulamada yaşanan belirsizlikler giderilmektedir. Yetkili kurumların uyarılarına rağmen hukuka aykırı yayınlara devam edilmesi hâlinde caydırıcı ve ölçülü yaptırımlar öngörülmektedir. Amaç sansür değil, hukuk düzenini tesis etmek ve kamu yararını korumaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; basına ilişkin düzenlemelerden söz etmişken Kayseri'den yerel basın mensuplarımızın tarafımıza sıklıkla iletmekte olduğu hayati bir hususa değinmek istiyorum: Basın İlan Kurumunun resmî ilanlar için gazetelerden aldığı komisyon oranı özellikle yerel gazetelerin ayakta kalabilmesi adına makul ve asgari bir seviyeye çekilmelidir. Hâlihazırda tasarruf tedbirleri kapsamında şube kapatarak ve personel sayısını azaltarak giderlerini önemli ölçüde düşüren bu Kurumun söz konusu komisyonu birkaç puan indirmesi yerel basın için adeta can suyu olacaktır. Yerel basın yalnızca haber veren bir mecra değil demokrasinin temel taşıdır; mahallenin, ilçenin, köyün sesidir; vatandaşın derdini, talebini ve beklentisini görünür kılar. Yerel basının zayıflaması toplumun denetiminin zayıflaması demektir. Yerel basını desteklemek ise milletin her ferdinin sesine sahip çıkmak anlamına gelir. Bu nedenle, Basın İlan Kurumunun imkânları ve sorumluluğunu göz önünde bulundurarak yerel basını koruyan ve yaşatan bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşımaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; toplumun sesi olan basının güçlendirilmesi ne kadar önemliyse bu ülkeye yıllarını vermiş, alın teriyle çalışmış emeklilerimizin insanca yaşam koşullarına kavuşması da o denli hayati bir meseledir. Sosyal adaletin tesisi yalnızca kurumları değil, insanı merkeze alan bir anlayışla mümkündür. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Beyefendi'nin de partimizin son 2 grup toplantısında ifade ettiği üzere, en düşük emekli maaşı alan vatandaşlarımızın sefalet ücretine mahkûm edilmemesi, insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye ulaştırılması önemli bir sosyal sorumluluktur. Yıllarca ülkemize hizmet etmiş, üretmiş ve değer katmış emeklilerimizin yaşam koşullarının iyileştirilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Devletimizin imkânları ve ekonomik gerçekler doğrultusunda Sayın Genel Başkanımızın bu konudaki hassas çağrılarının ardından gerekli düzenlemelerin yapılacağından hiçbir şüphemiz yoktur. Atılacak adımların hem emeklilerimizin refahını artıracağına hem de sosyal dengeyi güçlendireceğine inanıyoruz.

Bir diğer konu ise, toplumumuzun kanayan yarası hâline gelen uyuşturucu tehdididir. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanım yaşının çocuk denecek seviyelere kadar düşmesi, yalnızca bugünün değil doğrudan geleceğimizin de tehdit altında olduğunu açıkça göstermektedir. Bu vahim tablo karşısında sessiz kalmak nesillerimizin kaderini karanlığa terk etmek anlamına gelir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin de kararlılıkla ifade ettiği üzere, bir millî ahlak reformunun hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. Gecikmeden hazırlanacak ve tavizsiz bir biçimde uygulanacak bu reform toplumsal direncimizin temel dayanağı olacaktır çünkü millî ahlak milletin kurtuluş reçetesidir, ondan uzaklaşmak ise millî ruhu kaybetmek demektir. Geleceğimizi riske atamayız; çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin, torbacı alçakların ve bu karanlık düzenin insafına asla bırakamayız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son olarak, Gazi Meclisimizde çok açık ve net bir hususun altını çizmek istiyorum: Geçtiğimiz günlerde Nusaybin'de kendini bilmez bir alçağın, ekmeksiz ve köksüz bir akılla şanlı Türk Bayrağı'mıza yönelik gerçekleştirdiği menfur saldırı büyük Türk milleti nezdinde asla kabul edilemez bir küstahlık, açık bir hainliktir. Bu topraklarda ihanete kalkışanların sonunun ne olduğu tarihin her sayfasında yazılıdır. Bayrak, bir milletin namusudur, şerefidir, bağımsızlığıdır. Bir bayrağa ancak bu değerlerden yoksun olanlar el uzatır. Türk Bayrağı, milletimizin birliğinin ve beraberliğinin en güçlü sembolüdür; ona uzanan her el Türk milletinin her ferdine uzanmış demektir. Terörsüz Türkiye hedefinin ülkemizde ve bölgemizde adım adım hayata geçtiği, tüm dünyanın bunu yakından izlediği bir dönemde sınırlarımızda gerçekleştirilen bu provokasyonun hesabı mutlaka sorulacaktır, sorulmaktadır ve sorulmaya devam edecektir. Gönderde nazlı nazlı dalgalanan ay yıldızlı bayrağımızı indirmeye yeltenen hainlerin eli kırılacaktır. Suriye'de arkasına bile bakmadan kaçan, bugün yalvaran hâle düşen teröristlerin görüntüsü bunun en açık ispatıdır. Son terörsüz etkisiz hâle getirilinceye kadar bu millî mücadele kararlılıkla sürdürülecektir. Türk milleti her şeyin farkındadır. Bu milletin birliğini, beraberliğini ve kardeşlik hukukunu kimse bozamayacaktır. Türk Bayrağı, kıyamete kadar Türk milletinin bağımsızlık, şeref ve namus timsali olarak dalgalanacak, nice haini kahretmeye devam edecektir. Türk-Kürt kardeştir. Bu kardeşliğe nifak tohumu eken herkes ise açıkça kalleştir.

Bu duygu ve düşüncelerle, Milliyetçi Hareket Partisi olarak söz konusu teklifi olumlu değerlendiriyor, destekliyor, vatanımıza ve milletimize hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.(MHP sıralarından alkışlar)