| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 50 |
| Tarih: | 22.01.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Evet, ben sayayım: Özlem Hanım'la beraber 6-7 kişi, bir hanımefendi dolaşıyor, 8 kişilik bir AK PARTİ Grubu karşısında emekliye verilecek 1.800 liralık zammı konuşuyoruz.
Hepinize saygılar sunuyorum.
Bu teklifi milyonlarca emekli bekliyor ama AK PARTİ bu kanun teklifine çok sıcak bakmıyor, onların da yüreği yanıyor, ben biliyorum. Yani bunu savunması mümkün değil, çıkan konuşmacılara bakıyorum, hiç birisi savunamadı. Sebebi ne biliyor musunuz? "Paralar nerede?" diye soruyor millet; yediniz paraları, para kalmadı ki dağıtacak; emekliye para kalmadı, paralar hep sizde, yediniz paraları, emekliye bir şey kalmadı tabii ki.
Yani emekli bir şey bekliyor ya, insanca yaşamayı bekliyor, başka bir şey beklemiyor bu Meclisten. 2026 için en düşük emekli maaşını 18.836 yaptınız, sonra da dediniz ki: "Hayır, biz bir ağalık daha yapalım, 1.164 lira daha verelim, 20 bin lira olsun." Yetti mi? Yani ne düşüyor biliyoruz musunuz bu verdiğiniz zamdan sonra? Bu emeklinin sofrasına günde 2 tane ekmek düşüyor. Sadece 2 ekmekle 1.164 liralık bu verdiğiniz zam bitiyor. Hakkını isteyen bu emekliyi siz Almanya'daki, diğer ülkelerdeki emeklilerle karşılaştırmaya kalkıyorsunuz bir de; insan bundan utanır! Bakın, emin olun, biraz evvel sayın milletvekili gösterdi Almanya'daki emeklinin resmiyle Türkiye'deki emekli resmini.
"2002'de maaşlar çok düşüktü." diyor arkadaşlar; doğru, 216 liraydı 2002'de emekli maaşı, 216 lira. Net asgari ücret ne kadardı o zaman? 163 lira. Yani 2001 krizinin hemen ardından bile en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katı fazla. 2002'de emekli maaşıyla açlık sınırı birbirine yakındı ama emekli kirasını ödüyordu, faturasını ödüyordu, mutfağına alışveriş yapıyordu. Bugün makas emeklinin aleyhine açıldı artık; emekli ya karnını doyuruyor veya kirasını ödüyor. 2026 Ocak rakamlarıyla ortalama kira 29 bin lira, sizin verdiğiniz emekli maaşı 20 bin lira. Emekli maaşı bırakın karnını doyurmayı, kirasını bile ödeyemeyecek yani iki şey arasında kalırsa "Ben kiramı mı ödeyeyim, ben karnımı mı doyurayım?" derse ya aç kalacak ya sokakta kalacak. İşte, "Türkiye Yüzyılı" diyorsunuz ya, bu sefaletin yüzüdür arkadaşlar; emekli devletin aynadaki görüntüsüdür, bu devletin çöküşünü görmek için emeklinin hâline bakmak yeterlidir.
Şimdi, bir de dolar bazında bakalım: 2002'de en düşük emekli maaşı 135 dolardı, evet. Bu yasadan sonra ne kadar olacak? 465 dolar, 2 mislinden fazla artmış. Peki, soru şu: 2002'de 135 dolara aldıklarınızı 2026'da 465 dolara alabiliyor musunuz? Hayır. Neden? Çünkü 2002'de açlık sınırı 120 dolardı, 2026'da açlık sınırı 600 dolar yani 2002'de açlık sınırının üstünde olan emekli maaşı bugün açlık sınırının altında 465 dolar olmasına rağmen. 2002'de 8 lira olan etin kilosu, emekli maaşıyla 41 kilo et alıyorlarmış, bugün en ucuz etten 24 kilo alıyor. Sonra, rakamlar üzerinden giderken bir şey söylemek istiyorum size: Rakamların büyümesi önemli değil burada, maaşlar büyüyebilir; paranın alım gücüdür önemli. Bu rakamları artırırsınız ama alım gücü olmaz; şu anda tam o durumda Türkiye'de emeklinin durumu.
Ben size bir şey söyleyeyim: Dün sefalet içindeydi, bugün savaş hâlinde Rus emeklisi. Rus emeklisi geliyor, Antalya'da yazın tatil yapıyor bakın ama bizim Gebze'de Trabzonlu İbrahim Coşkun eşini alıp Rusya'ya gitmeye kalksa sadece havalimanından tek bir kişi gidiş bileti alabiliyor. Onlar da o yüzden Rusya'ya giden uçağa, bizim İbrahim Coşkun Sabiha Gökçenden el sallıyor, o kadar.
Bizi kıskanan Almanlara bakalım ister misiniz? Almanya'da ortalama emekli maaş 1.200 euro yaklaşık bu da 1.418 dolar yapıyor. Türkiye'de emekli maaşı 465 dolar yani Almanya'nın üçte 1'i. Almanya'daki emekli Türk emeklisinin 3 katı maaş alıyor.
NURETTİN ALAN (İstanbul) - Sayın Türkkan, Almanya'da emeklilik yaşını da söylesene.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Bu maaşla 70 kilo et alıyor. Benzin pahalı olmasına rağmen de -orada benzin pahalı ama- 14 depo yakıt alıyor. Türk emeklisi 23 kilo et alıyor. Türkiye'de yakıt Avrupa'ya göre ucuz olmasına rağmen sadece 7 depo benzin alabiliyor. Almanya'da 1.500 dolara yakın emekli maaşıyla 800, 900 dolara kira ödüyor, 600 dolar yine yanına kalıyor. Bizde dedim ya emekli maaşıyla ya kira ödeyecek, ya karnı doyacak. Karnının doymasını istiyorsa sokakta yatacak, evde oturmak istiyorsa evde aç oturacak; emeklinin durumu budur.
NURETTİN ALAN (İstanbul) - Emeklilik yaşını da söylesene.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Almanya'daki emekli kombiyi açmış, senin emekli battaniyenin altında sabahlıyor; senin gibi kaloriferli evde oturmuyor, battaniyenin altında sabahlıyor, kombi de kapalı.
NURETTİN ALAN (İstanbul) - Emeklilik yaşını söyle, emeklilik yaşını.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Orada bana konuşacağına git seçim bölgendeki emeklilere bunları anlat. Vallahi, kahveden var ya çay bardağı atarlar arkandan haberin olsun, sakın öyle bir şey yapmaya kalkma.
Devleti çok pahalı yönetiyorsunuz siz. Bakın, esas problem bu. 2024 yılında 100 milyar dolar tasarruf hedefi koydunuz. 2025 yılında tüketim harcaması 19 milyar liraya çıkmış. Bu kadar pahalı devlet yönetilir mi arkadaşlar? Mecliste bir görevlinin şoförünün şoförü olduğu hakikati çıktı bundan iki sene evvel, şoförü şoförü var; böyle pahalı devlet yönetilir mi ya? Sizin her kazdığınız kuyuda altın mı çıkıyor? Size çıkan bu altınlar bu millete niye çıkmıyor? Bu millet fukaralıktan kırılırken burada birilerine laf söylemeye kalkanların karun kadar zengin olduklarını görüyoruz ve iddia ediyorum bir şey daha söylüyorum: Aranızda ve desteklerinizle iktidar yandaşlarınız zengin olanlar, o Ferrari'ye binenlerin, Porsche'ye binenlerin bir tanesi vergi mükellefi bile değil, bir tanesi. (İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar) Ama siz, burada vergi mükellefinin sırtına binerek, onlara cezalar keserek sağladığınız gelirlerle iktidarınızı devam ettirmeye çalışıyoruz. Hakk'a inanıyorsanız, hukuka inanıyorsanız, adalete inanıyorsanız, beytülmalin haram olduğuna inanıyorsanız bunlardan vazgeçeceksiniz. Yirmi iki sene sonra vazgeçer misiniz? Hiç umudum yok, alışmış kudurmuştan beterdir. (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Bu saatten sonra vazgeçmeniz mümkün değil.
Bakın, bütün bunları yaparken 1.164 lira verirken bile eliniz titriyor emekliye. Peki, size bir emekli maaş hikâyesi anlatacağım: Ben otuz sekiz senedir vergi mükellefiyim, prim ödüyorum, muhtasar ödüyorum, en son şu anda 12 bin lira prim ödüyorum 1 işçi için. Bunun 6.900 lirası emeklilik primine gidiyor. Yani bugün 7200 gün emekli olma süresi, iki yüz kırk aylık prim 2 milyon 834 bin lira yapıyor. Bunun 1 milyon 655 bin lirası emeklilik payı olarak ödediğimiz para yani 7200 gün çalıştıktan sonra emekliye ne kadar maaş ödüyorsunuz siz? 20 bin lira, bu verdiği primleri bankaya yatırsa 45 bin lira faiz alır. Siz 25 bin lirasını emeklinin kursağından alıp yiyorsunuz, kendi verdiği paradan yiyorsunuz, cebinizden para vermek yerine emeklinin verdiği paradan çalıyorsunuz. Bileşik faizle hesapladığınızda bu para ne kadar biliyor musunuz? 27 milyon lira. Emekli 27 milyon liraya 4 tane daire alır -kendi ödediği primlerden bahsediyorum, sizin hiçbir şey bahşetmenize gerek yok- 30'ar 40'ar bin liradan kiraya verir. Vallahi bir emekli, Almanya'daki emekli sizden bile çok daha güzel yaşar. Emeklinin hakkını gasbediyorsunuz, bu günahı, bu vebali taşıyarak daha çok günah ediyorsunuz.
Bakın, emekliye hakkını verin, sadaka vermeyin; hakkını verin emekliye. İstenirse açlık sınırının da altında kalmaz emekli eğer gerçekten hakkını verirseniz. "Kaynak yok." demeyin, kaynak var. Varlık Fonu geçen sene 13 milyar dolar yani 562 milyar lira kâr etmiş. Ya, Varlık Fonunun yöneticilerine, yöneticilerin şirketlerine aktardığınız paralar yerine oradan emekliye verseniz emekliler bu ülkede aç kalmaz, sefil kalmaz, gidip kahve köşelerinde birisi çay ısmarlayacak diye bakmaz, sıcak çorba içmek için kuyrukta kalmaz, sabah beşte de 5 lira ucuz ekmek için kalkıp belediyelerin önündeki ekmek kulübelerinin önünde cefa çekmez.
Hepinize saygılar sunuyorum. (İYİ PARTİ, CHP, YENİ YOL sıralarından alkışlar)