| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 50 |
| Tarih: | 22.01.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM AKIN (İzmir) - Evet, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; DEM PARTİ adına, İYİ Parti önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım.
Evet, öğrencilerin geleceğiyle ilgili, özellikle okullardan uzaklaşmasıyla ilgili yaşanan durum herkes tarafından sanırım biliniyor ama "Bunu sadece bir af meselesiyle çözebilir miyiz?" derseniz, bizim için pek mümkün gözükmüyor. Nedeni de şunun için söylemeye çalışıyorum: Evet, eğitim sistemimiz ekonomik nedenlerle, sosyal nedenlerle aslında bakarsanız tam bir kriz içerisinde. Bizim gördüğümüz, bu mevcut durum kamusal olarak tekrar ele alınmadan ve demokratik bir eğitim sistemi, bilimsel, demokratik eğitim sistemi kurulmadan sürdürülebilir gibi gözükmüyor. Nedeni de 12 Eylül sonrası oluşturulan YÖK, aslında bakarsanız eğitimin gerçekten özgür, demokratik, bilimsel bir ortamını çıkartmış, tamamen bir askerî kışla gibi yönetmeye çalışmış, kendi istediği insanlar üzerinden bir ilişki kurmuş ve oralarda öğrencilerin kendi özgürce tartışılabildiği, geliştirebildiği bir süreç olmaktan çıkarılmıştır. Sadece bu mu? Elbette sadece bu değil, aynı zamanda şu andaki yaşadığımız ekonomik, sosyal krizlerin yarattığı bir sonuçla barınma hakkı kalmamış ve öğrenciler korkunç bir şekilde kazandıkları üniversitede okulunu okuyamaz hâle gelmiş ve üniversiteler bir güvence kapısı, gelecek kapısı, umut kapısı olmaktan çıkmıştır. Açık rakamlar şunu göstermektedir, özellikle YÖK verilerine göre söylediğimiz rakamlar şöyledir: Son on yılda 19 milyon genç üniversiteyi bırakmak zorunda kalmıştır, son dört yılda bunun 11 milyonu çıkmıştır okullarından. Nedeni de elbette bu ekonomik krize bağlı olarak barınma hakkını gerçekleştirememiş, kamusal destek olmadığı için, kamusal olarak öğrencilerin yurtlarında kalabilecek ortamlar olmadığı için ve kiraların da şu andaki mevcut koşullarda, örneğin, asgari ücret kazanan bir ailenin 2 oğlu ya da kızı olduğunu var sayarsak yaşatma ve okutma şansı kalmamıştır. Dolayısıyla, bütün bir ekonomik, sosyal, toplumsal kriz içerisinde biz bu meseleyi değerlendirmeden, sadece çözüm açısından af çıkartarak yapamayız. Elbette bu da bir başlangıç olabilir, bu anlamda önergeyi destekleyebiliriz ama bütününü görmeden sorunun çözülmesinin de mümkün olmadığını ifade etmek ihtiyacımız vardır.
O nedenle, eğitim sistemimizin baştan sona bilimsel, demokratik, açık... Gerçekten, özellikle bu dönemde yaşadığımız süreç açısından bakıldığında, on yıldır bizim okullarımızda, üniversitelerde sadece barış istediği için bin civarında akademisyenimiz görevden uzaklaştırılmıştır ve bunlar öylesine değerli insanlardır ki uluslararası alanda ismi olan insanlarımızdır. Bize son bir ziyaret geldi, özellikle Tabip Odası Genel Merkezi yönetimi geldi. Tabip Odası yöneticileri açıkça şunu söylüyorlar: "Artık ülkemizde tıpta, özellikle cerrahide ya da çok önemli rahatsızlıkların giderilmesi için alınan bilimlerde tercih yapılmıyor." Nedenin de bu alandaki mevcut yapısal sorunlardan kaynaklandığını söylüyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
İBRAHİM AKIN (Devamla) - Sözlerimi bu bakımdan tamamlarken şunu söylemek istiyorum: Bu ülkede barışın, demokrasinin, adaletin, özgürlüğün olmadığı bir yerde hiçbir şeyin başarılı olacağını düşünmüyoruz. Gençler bu ülkede yanı başına savaş olarak güvence içinde değiller, okulları bırakıp bu ülkeyi terk etmek istiyorlar. O nedenle ısrarla söylüyoruz, bölgede barışı, ülkede barışı birlikte düşünmeden süreci yönetemezsiniz ve bu krizi çözemezsiniz. Yasakçı zihniyetinizle asla çözemezsiniz. Son yaşanan, özellikle Suriye'de var olan katliamlar karşısındaki yapılmak istenen demokratik haklarımızın yasaklarla kullanılmaması isteniyor, her yerde yasaklar yapılmaya çalışılıyor. Bunun da doğru olmadığını düşünüyorum. Dün söyledim, bugün tekrar söylüyorum: Eğer buna sessiz kalırsanız, inanın, bu ülkede birlikte ortak yaşamın zehirlendiğini ve ruhsal kopuş olduğunu ısrarla söylüyorum. Dün Ankara'da bunu gördüm, bugün her yerde görüyorum. Bu konuda bütün vekillerimizin biraz duyarlı olmasını rica ediyorum.
Teşekkür ediyorum.